Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 04:23

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۵:۵۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

MUNCİK

 

 

Ebû’l-Hasan Ali b. Muhammed Muncîk-i Tirmizî, Dakîkî’den sonra Çagânîler sarayında yaşamış ve onların meddahı, özellikle Emir Ebû Yahyâ Tâhir b. Fazl-ı Çagânî ve Emir Ebû’l-Muzaffer Ahmed b. Muhammed Çagânî’nin med­dahlığını yapmış IV/X. yüzyıl ikinci yarı­sının büyük şairlerindendir. Dili akıcı ve hoşa giden, iyi ve güzel ha­yalli ve nük­tedan bir şairdi. ‘Avfî, onun sözünü haklı olarak şöyle de­ğerlendirmekte­dir: “Garib bir şiir, güzel lafızlar, taze ve yeni an­lamlar, beliğ ibareler ve nadir istiareler”. ‘Avfî’nin saymış olduğu bu özellikler, Muncîk’in şiirinde tam anlamıyla yer almaktadır. Dîvân’ı, V/XI. ve VI/XII. yüz­yıllarda İran’da meşhur olup edebiyat ve şiir ehli kimselerin yarar­lanma konu­suydu. Nitekim Nâsır-i Husrev, Katrân-ı Tebrîzî’nin onun Divan’dan ya­rarlanma hikayesini Sefer-nâme’sinde zikretmiştir. Muncîk, övgü nokta­sında ve büyük övgü ve vasfetme kasideleri ve gazel yazma noktasında sa­hip ol­duğu gücünün yanında hiciv konusunda da kendi dönemindeki şa­irlerin başında gelirdi. Hida­yet’in ifadesiyle, “Hiç kimse onun eleştiri okundan kurtul­madı ve hiç kimse hiciv kemendinden sıçramadı”. Onun şiirleri cönk, tezkire ve lügat kitaplarında dağıl­mıştır. Aşağıdaki beyitler kendisine aittir:

 

Ey akıl deryasında yüzen, zamanın iyi ve kötüsünü bilen kişi,

Temiz yapını çirkinleştirdiğin zaman kırmızı olan yüzünü kara eder­sin.

Ekmeğini gözünün yaşıyla elde et, hiçbir alçağın kapısından süt is­teme.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.