Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 04:13

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۵:۴۳

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 
    

MÜCÂDELE SURESİ

     

Mekkîdir, yirmi iki âyettir.     

(Atâ'ya  göre ilk on âyeti Medenîdir, alt tarafı Mekkîdir. Zayıf bir kavle göreyse ilk  on âyeti Mekkîdir, diÄŸerleri Medenîdir. İlk âyette bir kadının, Hz. Peygamber'e  müracaatı anlatıldığından çekiÅŸme anlamına gelen Mücâdele ismi verilmiÅŸtir.)     

Rahman ve Rahîm Allah Adıyla     

1- Gerçekten  de Allah, seninle, kocası hakkında çekiÅŸirken Allah'a ÅŸikâyette bulunan kadının  sözünü iÅŸitti ve Allah sizin konuÅŸmanızı duyuyordu; şüphe yok ki Allah, duyar,  görür.     

2- Sizden, karılarına zıhâr yapanlar, bilsinler ki karıları, anaları deÄŸildir, anaları,  ancak onları doÄŸuran kadınlardır ve şüphe yok ki onlar, çirkin bir lâftır,  ediyorlar ve yalan söylüyorlar ve şüphe yok ki Allah, elbette bağışlayıcıdır,  suçları örter.[1]     

3- Ve karılarına zıhâr yapıp sonra dediklerinden dönenler, karılarıyla temastan  önce bir kul azat etmelidirler; bu, size, onunla öğüt almanız için bir emir ve  Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.     

4- Kimin, buna gücü yetmezse artık ona, birbiri ardınca tam iki ay oruç tutma var,  karı, koca, birbirlerine temâs etmeden önce; buna da gücü yetmeyen kiÅŸiyeyse  altmış yoksulu doyurmak düşer; bu, Allah'a ve Peygamberine inanmanız içindir ve  bunlar, Allah'ın sınırlarıdır ve kâfirlereyse elemli bir azap var.     

5- Allah'ın ve Peygamberinin emrine aykırı hareket edenler, aÅŸağılık bir hâle  gelir, rüsvâ olurlar. Nitekim onlardan öncekiler de aÅŸağılık bir hâle geldiler  ve rüsvâ oldular, halbuki gerçekten de apaçık deliller indirmiÅŸtik ve  kâfirlere, aÅŸağılatıcı bir azap var.     

6- O gün, Allah, onların hepsini de diriltip toplar da neler yaptılarsa haber  verir onlara; onlar, unutmuÅŸlardır ama Allah bir-bir hesaplamış, tespît  etmiÅŸtir ve Allah, her ÅŸeye tanıktır.

7- Görmez misin ki Allah, şüphe yok ki bilir ne varsa göklerde ve ne varsa  yeryüzünde; üç kiÅŸi gizli konuÅŸmaz ki o, dördüncüleri olmasın ve beÅŸ kiÅŸi  yoktur ki altıncıları, o olmasın ve bundan daha az ve daha çok olsalar da o,  onlarla berâberdir nerede olurlarsa, sonra da kıyâmet günü, ne yaptılarsa  onlara haber verir; şüphe yok ki Allah, her ÅŸeyi bilir.     

8- Bakmaz mısın gizli ve fısıltıyla konuÅŸmadan vazgeçmeleri emredilenlere,  sonradan gene vazgeçmeleri emredilen ÅŸeye dönerler ve suça ve düşmanlığa     

ve Peygambere isyâna âit ÅŸeyleri gizlice konuÅŸurlar  ve senin yanına gelince de Allah'ın, sana verdiÄŸi selâmdan baÅŸka bir tarzda  selâm verirler sana ve birbirlerine de ÅŸu söylediklerimiz yüzünden derler,  Allah'ın bizi azaplan-dırması gerekmez miydi? Cehennem yeter onlara, oraya  atılıp yanacaklardır ve gerçekten de orası, dönülüp gidilecek ne de kötü  yerdir.[2]     

9- Ey inananlar, gizli konuÅŸursanız suça ve düşmanlığa ve Peygambere karşı isyâna  dâir konuÅŸmayın da hayra ve çekinmeye dâir konuÅŸup danışın ve çekinin o Allah'tan  ki onun tapısında toplanacaksınız.     

10- O  gizli konuÅŸmalar, inananları mahzûn etmek için ancak Åžeytan'ın iÄŸvâsıyla  meydana gelir ve halbuki Allah'ın izni olmadıkça onlara hiçbir ÅŸey zarar vermez  ve dayananlar, artık Allah'a dayansınlar.     

11- Ey  inananlar, meclislerde, size yer açın denince, yer açın artık, geniÅŸletin  meclisi de Allah da size geniÅŸlik versin ve kalkın, ÅŸuraya geçin dendiÄŸi zaman  kalkın, geçin; Allah da, içinizden, gerçekten îmân edenleri de yükseltsin,  kendilerine bilgi verilenleri de derece-derece yüceltsin ve Allah, ne  yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.     

12- Ey  inananlar, Peygamberlere gizlice konuÅŸacağınız vakit, konuÅŸmaya baÅŸlamadan bir  sadaka verin; bu, sizin için hem daha hayırlıdır, hem de daha temiz;  bulamazsanız artık Allah, suçları örter, rahîmdir.321     

13- Gizlice  konuÅŸmadan önce sadakalar vermeden korktunuz mu? Mâdemki yapmadınız, Allah da  tövbe nasîp etti artık size ve kabûl etti tövbenizi, ÅŸu halde namaz kılın ve  zekât verin ve itâat edin Allah'a ve Peygamberin'e ve Allah, ne yapıyorsanız  hepsinden de haberdardır.     

14- Bakmaz  mısın ÅŸunlara ki Allah'ın gazap ettiÄŸi bir topluluÄŸa dostluk ederler; onlar, ne  sizdendir, ne onlardan ve bilip dururken de yalan yere yemin ederler.     

15- Allah,  onlara çetin bir azap hazırlamıştır; gerçekten de ne kötü iÅŸler yapıyorlar.     

16- Yeminlerini  bir kalkan edinmedeler de halkı Allah yolunda menetmedeler, onlaradır artık  aÅŸağılatıcı bir azap.     

17- Onları,  malları ve evlâtları, hiçbir sûretle ve kesin olarak Allah'tan kurtaramaz,  onlardır cehennem ehli, orada ebedîdir onlar.     

18- Allah'ın,  onların hepsini diriltip topladığı gün, size yemin ettikleri gibi ona da yemin  ederler ve sanırlar ki bir ÅŸey yapıyorlar gerçekten de; bilin ki şüphe yok,  yalancılardır onlar.

     

19- Åžeytan,  üstlerine saldırmıştır, üst olmuÅŸtur da onlara Allah'ı anmayı unutturmuÅŸtur;  onlardır Åžeytan'ın fırkası; bilin ki şüphe yok, Åžeytan'ın fırkası, ziyan  edenlerin ta kendisidir.     

20- Allah'ın  ve Peygamberinin sınırlarına uymayanlar ve karşı gelenler yok mu, onlardır en  aÅŸağılık kiÅŸilerin içinde bulunanlar.     

21- Allah  yazdı, takdîr etti ki andolsun, ben ve peygamberlerim üst geleceÄŸiz; şüphe yok  ki Allah pek kuvvetlidir, üstündür. [3]     

22- Allah'a  ve âhiret gününe inanan bir topluluÄŸu, Allah'ın ve Peygamberinin sınırlarına  aykırı hareket edip onlara karşı gelen birisini sever bulamazsın ve isterse  onlar, babaları, yahut oÄŸulları, yahut kardeÅŸleri, yahut da aşîretlerinden  olsun; onlar, öyle kiÅŸilerdir ki Allah, gönüllerine îman nasîp ve mukadder  etmiÅŸtir ve onları, kendinden bir ruhla, îmanla kuvvetlendirmiÅŸtir ve onları, kıyılarından  ırmaklar akan cennetlere sokar, orada ebedî olarak kalırlar; râzı olmuÅŸtur  Allah onlardan ve râzı olmuÅŸlardır onlar da ondan; onlardır Allah fırkası;  bilin ki şüphe yok, Allah fırkası, kurtulanların, murâdına erenlerin ta kendisidir. [4]

  


               
                                  [1]                      ) Zıhâr,  bir insanın, karısına, senin sırtın anamın sırtı gibi demesi, yani sen âdeta  benim anamsın diyerek ondan uzaklaÅŸmak, ayrılmak istemesidir. Câhiliyye  devrinde karısına bu sözü söyleyen adam, onu boÅŸamış sayılırdı ve bir daha da alamazdı.  Ensâr' dan Sâmit oÄŸlu Evs, karısına bu sözü söylemiÅŸ, sonra piÅŸman olmuÅŸtu.  Karısı Havle, Hz. Peygambere ...(Devamı, sonnot No:55)        
       
                                  [2]                      ) Yahûdiler, Hz. Peygambere "Es-Sâmu aleyk - ölüm sana" diye selâm  verirlerdi. Hz. Peygamber de "sana da" diye karşılık verirdi. Bu  âyet, buna iÅŸaret etmektedir.       
       
                                [3]                      ) Bu âyetin  hükmü. Zenginlere aitti ve hükmü, bundan sonraki âyetle kaldırıldı.       
       
                                 [4]                      ) Ruh,  imandır. Kur’ân ve Cebrail diyenler de olmuÅŸtur.       
   

Total Visit: 346
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.