İMAM HÜSEYİN'İN (A.S) IRAK'A GİTME YÖNÜNDEKİ KARARLILIĞI
Müslim b. Akil işte böyle şehit edildi. İmam Hüseyin'e (a.s) gelince; Müslim'in mektubunu aldıktan sonra Irak'a hareket etmek üzere hazırlandı. Abdullah b. Zübeyr, İmam Hüseyin'in (a.s) Irak'a gitmek istediğini öğrenince o hazretin huzuruna çıkarak şöyle dedi: Ey Resulullah'ın (s.a.a) torunu! Eğer Irak'da benim de sizin gibi taraftarlarım olsaydı, her bölgeden daha çok orayı tercih ederdim. (İbn Zübeyr, bu sözüyle suçlanmamak için) şöyle devam etti: Ama bununla birlikte Hicaz'da kalıp da Müslümanlara önderlik yapmak istersen, Allah'ın izniyle sana muhalefet edilmez. Abdullah b. Zübeyr, İmam Hüseyin'in (a.s) yanından ayrıldıktan sonra İmam (a.s) şöyle buyurdu: Benim Hicaz'dan ayrılıp Irak'a gitmem kadar hiçbir şey dünyada bu adamı sevindirmez. Çünkü o, benim olduğum yerde hükümetten bir payı olmayacağını ve halkın beni bırakıp da ona yönelmeyeceğini çok iyi biliyor. İşte bu nedenle, benim buradan ayrılmamı istiyor ki meydan ona kalsın. İmam Hüseyin (a.s), zilhicce ayının sekizinci günü Kâbe'nin ka-pısı ile Hicr-i İsmail arasında Abdullah b. Zübeyr ile karşılaştı. İbn Zübeyr, o hazrete dedi: "Eğer kalıp hükümeti ele geçirmek istersen, düşünceni savunuruz; sana yardım eder, hayrını diler ve biat ederiz." Hüseyin ona şöyle dedi: Babam, bir koçun çekinmeden Kâbe'nin saygınlığını çiğneyeceğini bildirmiştir bana; buranın koçu olmak istemiyorum. Bunun üzerine Abdullah b. Zübeyr, "O hâlde istersen burada kal ve yönetim hakkında beni görevlendir; sana uyulsun ve emrinden çıkılmasın!" dedi. Hüseyin, "Ben bunu istemiyorum." dedi. Sonra ikisi de seslerini alçaltarak konuşmaya devam ettiler. Başka bir rivayette şöyle geçmektedir: Abdullah b. Zübeyr fısıldayarak Hüseyin ile konuştu. Bunun üzerine Hüseyin (a.s) bize dönerek şöyle dedi: Abdullah b. Zübeyr bana diyor ki: Sen Mescidu'l-Haram'-da kal; ben halkı senin etrafına toplarım. Sonra şöyle devam etti: Allah'a andolsun ki, Mekke'den bir karış ötede öldürülmem, beride öldürülmemden daha iyidir! Allah'a andolsun ki, baykuş kovuğuna bile saklanacak olsam, benim hakkımda istediklerini yapmak için beni oradan çıkaracaklardır! Vallahi, Cumartesi gününün saygınlığını gözetmeyen Yahudiler gibi, bunlar da benim saygınlığı-mı gözetmeyeceklerdir! Tarih-i İbn Asakir ve Tarih-i İbn Kesir'de İmam Hüseyin'in (a.s) şöyle buyurduğu geçer: Benim falan ve filan yerde öldürülmem, kanımın Mekke'de dökülmesinden daha iyidir. Sonra Hüseyin tavaf yaptı, peşinden Safa'yla Merve arasında sa'y yaptıktan sonra saçından biraz kısaltarak haccını umreye dönüştürdü ve ihramdan çıktı. |