| Kur'ân-ı Kerim'de Hac Müt'ası (Umre-i Temettü)  Allah Teala, müşriklerin yaptıklarının aksine hacla umre arasında bütün helâllerden yararlanmak üzere hac aylarında bu ikisini birleştirmeyi yasamış ve Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurmuştur:  Güvene kavuştuğunuzda, hac zamanına kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurbanı bulamayan kimse, üç gün hacda, yedi gün de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu, ailesi Mescid-i Haram (civarın)da oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.  Allah Teala, bu ayette hac umresinden yararlanmayı ailesi Mescid-i Haram'da oturmayanlar ve güvencede olanlar için yasamıştır. Sonraki ayette ise şöyle buyuruyor:  Hac, bilinen aylardadır.  O hâlde umre ve hac, hac aylarında birleştirilmelidir. Her iki ayet de apaçık bir şekilde bu ilahî hükmü ortaya koymaktadır. Sahih-i Buharî'de geçen rivayette sahabeden olan İmran b. Husayn da bunu vurgulamaktadır:  Müt'a ayeti Kur'ân-ı Kerim'de nazil oldu ve biz Resulul-lah (s.a.a) ile birlikte bunu yapıyorduk. Kur'ân-ı Kerim'de bunu haram edecek bir ayet de nazil olmadı. Resulullah da (s.a.a) vefat edinceye kadar bundan men etmedi...  Müslim ise bu hadisi şöyle beyan eder:  Müt'a ayeti (hac müt'ası) Kur'ân-ı Kerim'de nazil oldu ve Resulullah da (s.a.a) bize bunu yapmamızı emretti. Daha sonra hac müt'asının hükmünü kaldıracak bir ayet nazil olmadı ve Resulullah da (s.a.a) vefat edinceye kadar insanları bundan sakındırmadı...  Müfessirler ve diğer ulema bu konuda ittifak etmişlerdir ve bu konuda hiçbir ihtilaf yoktur. Yüce Allah'ın hac müt'asıyla ilgili ayeti, "Allah'ın cezası çetindir." cümlesiyle bitirmesi gerçekten düşündürücüdür!  Allah Teala, hac müt'asını bu ayetle apaçık bir şekilde yasamış ve Sihah'larda mütevatir olarak geçen rivayetler gereğince Resulul-lah (s.a.a) onu Veda Haccı'nda sünnet olarak bırakmıştır. Buna örnek olarak aşağıdaki rivayetleri gösterebiliriz: |