Perşembe 9 Şubat 2012 - 03:21

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۴:۵۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Kurban ve İbrahimî kulluk

     
Kurban ve İbrahimî kulluk
     

  Biz tekbirlerle kurbanlarımızı keserken Mina, hacılarımızı ağırlıyor olacak. “Arafat vakfesi” ile günahlarından arınmış, “Müzdelife” ve “Meş’ari’l Harâm” da zevk ettikleri duygularla doyduktan sonra, teslimiyetin Hz.  Halilürrahman boyutunu canlandırmaya namzet olmuş, değişik renk ve  ırklardan milyonlarca insan aynı duygu ile tekbir getirerek Mina’ya  akacak. Hacca gidememiş müminler, tekbirleriyle semayı çınlatıp,  hüccâcın, dar mekanda canlandırdığı manayı dünya ölçeğine taşıyacaklar.  Ve gökkubbe, kucağını, “İnsanlar içinde haccı ilan et. Gerek yaya olarak gerek yorgun develer üzerinde vadiler aşarak sana gelsinler.” emr-i sübhanîsine, hacıların verdiği “lebbeyk allahümme lebbeyk...” cevabıyla  doldurarak, İbrahimî kulların çağrısının, aradan binlerce yıl dahi  geçse tesirini kaybetmeyeceğine, kainat çapında, bir kere daha şahitlik  edecek. Nefsimize, “Sakın terk-i edepten...” diyerek Hz. İbrahim Efendimiz’in ihlas, tevekkül ve teslimiyet şahikası hayatının “Mina”daki tezahürünü seyre çalışacağız.

     
       
Halilürrahman’ın  Rabbi’nden niyazımız, ateşin vücudunu yaladığı esnada, “Allah bize  yeter. O ne güzel vekildir.” burcunda hayatını sürdüren dostları  arasına bizleri de almasıdır. Hz. İbrahim imtihanı başarıyla  vermiştir. 
   
 

Total Visit: 329
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.