| Kur’an’ın Kıraat ve Tefsiri Kıraat ilmi konusunda sözünü ettiğimiz dönem bereketli bir dönem değildir. Bu ilmin bu dönemin başında ve sonunda yaşamış olan iki büyük aliminden birisi Muntecibuddîn el-Hemedânî İbn Ebi’l-‘İz İbn Ebi Yusuf (ö.643/1245), bir diğeri de el-Cezerî Muhammed b. Muhammed (751/1350-833/1430)’dir. Birincisi ilmî çalışmalarını Mısır ve Şam’da sürdürdü. Şam’da da hayata gözlerini yumdu. İkincisi ise Keş ve Semerkand’dan tutun da İran’ın değişik şehirlerinde Şîrâz’a kadar birçok alim yetiştirdi. Bundan dolayı da kıraat ilminde İran’da önemli bir makam elde etti. Eserlerinden Şerh-i Mesâbih-i Bagavî, Gâyetu’l-Muhre fi Ziyâdeti ala’l-‘Aşare, Tayyibetu’n-Neşr fi Kıraati’l-‘Aşar ve el-Mukaddime fima ‘Alâ Kariyi’l-Kur’an an Ya’lamehu gibi eserleri saymak mümkündür. Yine Şîrâz’da Daru’l-Kur’an adında bir yer kurdu. Vefatından sonra da buraya defnedildi. Tefsir konusunda çok değerli kitaplar bu dönemde meydana geldi. Kadı Nâsıruddîn Ebû’l-hayr Abdullah Şîrâzî-yi Beyzâvî’nin (ö.685/1286) Arapça kaleme aldığı Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-Te’vil bunlardandır. Bu ilim adamının kelam, fıkıh ve usul konusunda da önemli eserleri kendinden geriye kalmıştır. Bir süre Şîrâz kadılığı da yapmıştır. es-Safdî ve İbn Yusuf-i Şâmî gibi kimi müellifler, Onun tefsirinin Zemahşerî’nin Keşşâf adlı tefsirinin etkisinde olduğunu söylemişlerdir. Bu tefsire birkaç haşiye ve şerh yazılmış olup bunların en önemlilerinden birisi, Şeyhu’l-İslam Ebû Yahya Zekeriyâ-yı Ensârî’nin (ö.727/1327) Fethu’l-Celil bi-Beyâni Hafiyi Envâri’t-Tenzîl adlı haşiyesidir. Bu dönemin diğer önemli tefsir kitaplarından birisi de Mîr Seyyid Şerîf-i Curcânî’nin (740/1340-816/1413) Zemahşerî’nin Keşşâf’ına yaptığı haşiyedir. Yine bu yazarın Farsça olarak kaleme aldığı Kur’an surelerinde yer alan anlaşılması zor kelimeleri tercüme konusundaki Tercumânu’l-Kur’an adlı kitap da meşhurdur. Ünlü alim Sa’duddîn Mes‘ûd b. Ömer Taftazânî (ö.792/1390) de Keşşâf’ın bir kısmı üzerine bir haşiye yazmıştır. Bir diğer eser, Afîfuddîn b. Sa‘îd b. Mes‘ûd-i Kâzerûnî’nin İbn Kesîr-i Dımaşkî’nin (ö.744/1344) tefsirinden yapmış olduğu ve el-Bedru’l-Munîr diye adlandırdığı özet eserdir. Tasavvufçulardan da tefsir noktasında kendi mizaçlarına uygun tevil ve eğilimlerde bulunmuş, İslam alimleri tarafından bu kesimin tefsir çalışmaları eleştiri konusu olmuşsa da bazı tefsirler geriye kalmıştır. Bu cümleden olarak Necmuddîn-i Kubrâ’nın 12 ciltlik tefsiri, Necmuddîn Dâye’nin (ö.654/1256) Tefsîr-i Beşîr’i, Sadruddîn Muhammed b. İshak Konevî’nin (ö.673/1274) Tefsîru’l-Fâtiha’sı, Rum şehirlerinden Fenârlı Şemsuddîn Fennârî’nin (751/1350-834/1431) Tefsîri Suretu’l-Fâtiha’sı, Şeyh Ebû’s-sa‘âdet Afîfuddîn Abdullah b. Es‘ad Yâfe‘î’nin (ö.768/1367) Durru’n-Nazîm adlı tefsiri, yine aynı isimle Takiyyuddîn es-Subkî’ye (ö.756/1355) ve Mecduddîn Ebû Tahir Fîrûzâbâdî’ye (ö.817/1414) ait tefsirler, Alâuddîn Hazîn’e (Ali b. Muhammed b. İbrahim Bagdâdî, ö.741/1340) ait dört ciltlik tefsir vb. eserleri saymak mümkündür. |