Kur'an-i Kerim'de Yeralan Genel Ifadeler 1- Kibleye yöneltmek disinda bütün sartlara riayet edilerek kesilen hayvanin helal oldugunu bildiren ayetlerden biri asagidaki ayeti kerimedir: "Eger O'nun ayetlerine inaniyorsaniz, artik üzerinde yalnizca Allah'in ismi anilanlardan yiyin. Ne oluyor ki size, kaçinilmaz bir ihtiyaçla karsi karsiya kalmaniz disinda, O, size haram kildiklarini ayri ayri açiklamisken üzerinde Allah'in ismi anilan seyleri yemiyor sunuz? Gerçekten çogu, bir ilim olmaksizin kendi hevalariyla (kimilerini) saptiriyorlar. Süphesiz senin Rabbin haddi asanlari en iyi bilendir." Ayeti kerimede geçen yemeye dair emir, hayvanin mübah olusuna veya tezkiye edilip etinin helal olduguna delildir. Çünkü ayetteki yemeye dair emir; onun haram oldugu düsüncesini ortadan kaldirmak için gelmistir, yoksa kesilen hayvanin etinden yemenin bir mükellefiyet oldugu kesinlikle söylenemez. Ikinci ayet de mükellefiyet getirici degil, keserken Allah'in ismi anilan hayvanin etinin mübah ve helal oldugunu bildirir. Bu ayeti kerimede hükmün mutlak olusu (baska bir kayit zikredilmeyisi) kesilen hayvanin helal olmasi için kesmenin sarti olarak Allah'in ismini söylemenin yeterli oldugunu, hayvani keserken kibleye yöneltmek kesenin abdestli olmasi gibi baska bir sartinin olmadigini ifade eder. Ikinci ayet yani; "Ne oluyor size üzerinde Allah'in ismi anilan seyleri yemiyorsunuz" ayeti, ve ayetin sonunda yeralan; "O size haram kildiklarini ayri ayri açiklamistir" buyurmasinin karinesiyle genel bir hükmü ifade etmekte sarihtir. Bu ayetten anlasiliyor ki, diger ayetlerde haram olduklari açiklanan "murdar", bogulmus hayvan, yüksekten atilarak ölmüs (düsmüs) hayvan, kesilirken Allah'in ismi söylenmeyen ve putlara kesilmis hayvanlardan baskasi helaldir. Mezkur ayet mutlak degildir (itlaki yoktur). Çünkü ayet sadece Allah'in ismini söylemek sartini açiklamak üzeredir. Bu ayet sadece Allah'in ismi söylenmeden kesilen hayvan haramdir demek istiyor sonraki ayette de bu konuya te'kit edilerek söyle buyuruyor: "Allah'in ismi söylenmeyen hayvani yemeyin, çünkü bu fisktir (yoldan çikistir)..." Buna göre, mezkur ayetten diger sartlarinin olmadigi istifade edilmez. Bu yüzden diger sartlardan söz edilmemistir. Hatta bizzat hayvanin basini kesmeden bile söz edilmemistir. Oysa kesilmeden ölen, örnegin yüksek bir yerden düsüp ölen hayvan (muteradiye) veya domuz gibi kesilerek temizlenmeye çikari olmayan hayvan Allah'in ismi anilsa bile haramdir. Demek ayet mutlak ifadeli degildir; bu yüzden bu ayete istinat edip hayvani keserken kibleye yöneltmenin sart olmadigini söyleyemeyiz. Cevap Sözkonusu olan ayet yani "Allah'in ismi anilan hayvanlarin etinden yeyin" ile "Allah'in ismi söylenmeyen hayvani yemeyin, çünkü bu fisktir..." arasinda açik bir fark vardir. Çünkü ikinci ayette Allah'in ismi söylenmeyen seyden yemeyin denilerek sadece hayvan keserken Allah'in ismini söylemenin sart oldugu açiklanmistir; oysa ki, birinci ayette ifade söyledir: "Allah'in ismi söylenilen hayvanlarin etinden yeyin" Bunun zahir ifadesinden Allah'in ismi söylenilerek kesilen her hayvanin etinin helal oldugu anlasilir; böylece bu ayette ifade mutlaktir, bu mutlak ifadeye istinat ederek hayvan kesmede diger sartlarin varoldugu ihtimali reddedilir. Özellikle ayetin devaminda yeralan; "Haram olanlar size açikça beyan edilmistir" ayeti buna karinedir. Üstelik, bu ayetten sonra yeralan ve hayvan kesmede Allah'in ismini söylmenin sart oldugunu açiklayan; "Allah'in ismi söylenmeyen hayvani yemeyin, çünkü bu fisktir..." ayeti önceki ayette geçen hükmün Allah ismi söylenen her hayvanin helal olduguna bir karindir; sadece Allah ismini söylemenin hayvan kesmede sart oldugunu açiklamak degil, aksi taktirde, ikinci ayetteki hüküm uygun olmayan tam tekrar olur. Elbette bu ayeti kerime kesilmemis ve bogazlanmamis hayvanlari içerecek sekilde mutlak degildir, çünkü "Allah'in ismi anilan" tabiri sadece kesme ve bogazlanmayi ifade eder (ilmi tabirle sözkonusu tabir, kesme ve nahre insiraf eder); çünkü bu tabir müsriklerin kendi putlari için kestikleri hayvanlara karsi zikredilmistir, böylece müfessirlerin dedigi üzere hayvanin zebhedildigi burada varsayilmistir. Öte yandan Allah'in ismini söylemek sadece zebhde sözkonusu olabilir, ama boynuzlamasi yüzünden ölen, veya yüksek bir yerden düserek ölen veya tabii olarak kesilmeden kendiliginden ölen bir hayvan için asla olamaz; demek ki, mezkur ayet bu yönden mutlak ifadeli degildir. Üstelik çesitleriyle murdar olmus yani kesilmemis hayvan diger ayetlerde haramlardan sayilmis ve haram olduklari açikça bildirilmistir, demek ayette mutlak ifade de olsa böyle bir açiklamanin bulunusu o mutlak ifadeyi kayitli kilar. Sonraki ayette "Haram olanlar size açikça beyan edilmistir" diye buyrularak kesilmemis hayvanlar helal olan hayvanlarin çerçevesinden çikarilmistir. Yine mezkur ayetin, hayvanlarin tezkiye kabiliyeti olup olmayacagi yönünden de mutlak bir ifadesi yoktur. Buna göre eger yirticilardan olan veya necaset yiyen bir hayvanin mezkur sartlarla kesmekle helal olup olmayacaginda yani tezkiyeye kabiliyetinin olup olmadiginda süpheye düsersek, keserken Allah'in ismini söylemekle bu ayete istinaden o hayvanin helal oldugu isbatlanamaz; çünkü bu ayet hayvanlarin zaten helal veya haram oldugunu beyan etmek makaminda degildir. Sadece bu ayeti kerimeden maksat, zebh'den meydana gelen haramlik veya hellalliktir. Yani zaten helal olan hayvanin nasil kesilecegini beyan ediyor. Evet: "ve size okunan seyler müstesna, öküz, inek, koyun ve deve helal edilmistir" ayeti hayvanlarin zaten helal veya haram oldugunu açiklamak makamindadir. Buna göre sözkonusu ayette hem zebhedildigi ve hem de zebh kabiliyetinin oldugu farzedilmistir. Demek ki, zebh olmadigi takdirde veya hayvanin zebhe kabiliyetinin olup olmadiginda süphe edildiginde mezkur ayetin mutlak ifadesine istinat edilemez. Hatta bu ayette zebhin gerçeklesmesi için gerekli olan muhtemel sartlarda bile süphe etsek bu sartlari reddetmek için ayette itlak oldugu söylenemez; örnegin kesici alet veya kesme yeri gibi hususlarda. Çünkü ayette zebhin kendisi, bütün sartlariyla birlikte gerçeklesmis oldugu farzedilmistir. Ayette sadece Allah'in ismini anmak, kibleye yöneltmek ve kesenin müslüman olmasi gibi zebhin manevi sartlari üzerinde durulmak istenmistir. Elbette bazi fakihler kendi eserelerinde ayeti kerimenin her iki yönden mutlak ifadesinin oldugu görüsünü savunmuslardir; örnegin Cevahir kitabinin sahibi (r.a) keserken bilerek basi gövdesinden ayrilan hayvanin helal olusunu isbatlamak için mezkur ayetin itlakina istinat ederek söyle demistir: "Zahir olan su ki, hayvan bu isle haram olmaz... Çünkü Kur'an ve hadislerdeki deliller mutlaktirlar." Cevahir kitabinin sahibi buna benzer yerlerde de ayni yönteme basvurmustur. Ama herhalukârda, bizim iddia ettigimiz hususla ilgili olarak ayette istinat edilmesi mümkün bir itlak (mutlak ifade) mevcuttur; yani ayetin sadece Allah'in ismini söylemenin sart oldugunu açiklamak istedigini ve yemege emretmekten maksadin diger sartlarin kendiliginden mevcut oldugunu demek dogru degildir; zira bu sözün neticesi yemege emretmenin hayvanin kesme yönünden fiilen helal oldugunu bildirdigini inkar etmektir; oysa bu ayetin zahirine ters düsmektedir. Hatta kendiliginde de dogru bir ihtimal degildir. Çünkü buradaki yemege olan emirin teklifi (mükellefiyet getirici) bir emir oldugu söylenemez, demek ayetteki emir, zehb yönünden hayvanin helal oldu-guna yönellik olmalidir. Böyle oldugunda ise ayet, kesilmis hayvanin bilfiil helal oldugunu beyan etmek makaminda olur ve diger mühtemel sartlari yok saymak için ayetin itlakina basvurmak mümkün olur. Evet ayette söyle bir tabir olsaydi "Allah'in ismini anmak helal olmanin sartidir" zaman buna istinaden asla diger sartlarin olmadigini yok saymak mümkün olmazdi. Ayette zikrolan Allah'in ismi, söylenerek kesilen hayvanin helal oldugundan kinayedir; böyle oldugu için de bu itlaka basvurularak hayvan kesmede diger sartlarin oldugu reddedilebilir. Av köpegiyle yakalanan avin hükmünü bildiren ayet gibi: "Sizin için yakaladiklarindan yeyin" Bu ayetin itlakina istinat ederek av köpeginin yakaladigi ve Allah'in ismi söylenilmis olan avin helal oldugunu isbatlamak mümkündür. Bu itlak vasitasiyla varliginda süphe ettigimiz sartlari yok sayabiliriz. Nitekim Cemil ibni Derrac yoluyla nakledilen rivayette bu hadisin itlakina istinat edilmistir. Mezkur rivayet söyledir: "Imam Cafer Sadik (a.s)'dan köpegini av avlamak için saliveren bir adam hakkinda sordum ki, "eger yaninda avi kesmesi için bir biçak olmazsa acaba köpegin onu öldürmesine müsade versin mi ve bundan yiyebilir mi? Imam: "Sakincasi yoktur"; "Allah Teala" "Sizin için yakaladiklari hayvanlardan yeyin" diye buyurmustur." dedi. Bu ayetin itlakina istinat etmenin dogrulugunu isbatlayan bir delil de Imam Muhammed Bakir (a.s)'in bu ayeti kerimenin itlakina istinat etmesidir. Vird ibni Zeyd Imam Bakir (a.s)'dan soruyor ki: "Allah'in ismini söyleyerek hayvani kesen bir mecusi hakkinda ne söylüyorsun." Imam; "Ye! dedi" Ben; "Bir müslüman Allah'in ismini söylemeden keserse nasil?" dedigimde Imam; "Yeme" dedi. Allah Teala buyuruyor ki "Allah'in ismi söylenilen hayvanin etinden yeyin ve Allah'in ismi söylenmeyen hayvanin etinden yemeyin." Görüldügü gibi Imam kesenin müslüman olmasinin sart oldugunu reddetmek için ayetin itlakina istinat buyuruyor. Yine Seyh Mufit Muknia kitabinda Ehl-i Kitab'in Allah'in ismini söyleyerek kestigi hayvanin helal olusunu isbatlamak için mezkur ayetin itlakina istinat etmistir. Seyh Tusi önceden de isaret ettigimiz gibi Hilaf adli kitabinda kesilirken basi gövdesinden ayrilan hayvanin helal oldugunu isbatlamak için bu itlaka istinat etmistir. Yine Ibni Idris de Allame Hilli'nin Muhtelef adli eserinde, kabul ettigi üzere gövdesi soyumadan hatta ölmeden derisi soyulan hayvanin helal olduguna delil olarak buna istinat etmistir. Yine fakihlere ait diger sözlerde bu ayette itlakin oldugunu göstermektedir. 2- Hayvani keserken kibleye yöneltmenin sart olduguna dair ikame edilen delillerin yeterliliginde süphe edersek kibleye yöneltilmeden kesilen hayvanin helal oldugunu isbatlayan ayetlerden biri de su ayettir: "Avci hayvanlarinin sizin için tuttuklarindan yeyin ve Allah adini anin ve Allah'tan sakinin, süphe yok ki Allah pek tez hesap görür." Bu ayetin evveli zebh hakkinda degilde avla ilgilidir ve bilindigi üzere avda kibleye yöneltmenin sart olmadiginda süphe yoktur. Ama ayetin sonunda yeralan: "Allah'in ismini zikredin" sözü ister avci ulastiginda ölmüs olan ve isterse diri olan ve avci tarafindan kesilmesi gereken avi içine aldigi gibi, kesilmek istenen evcil hayvani de içine alir. Önceki ayette haram olan yerler sayildiktan sonra tezkiye olmus hayvan bu hükümden çikariliyor; ister tezkiye kesme yoluyla gerçeklessin isterse av yoluyla. Sonra ayetin sonunda müstakil bir hüküm olarak söyle deniyor: "Allah'in ismini söyleyin" Bunun anlami Allah'in ismini söylemenin tezkiyeyle bir arada olmasinin gerekli oldugunu bildirmektir. Ayetin bu bölümünün sona birakilmasi ayetin mutlak olusuna bir delildir. Eger yalnizca av avlarken Allah'in isminin söylenmesi gerektigi açiklanmak istenseydi, avin yakalanmasindan önce yani av köpeginin gönderilmesine isaret edilerek bu farzin hatirlatilmasi daha uygun olurdu. Buna göre ayetin sonunda yeralan "Allah'in ismini söyleyin" cümlesi her iki ayette geçen hükme isarettir; kesilen ve avlanan hayvanin helal olmasini Allah'in ismini söylemege bagli biliyor. Böylece ayette yeralan Allah'in ismi söylendiginde hayvanin helal olacagina dair mutlak ifadeli hükme dayanarak kibleye yöneltmenin farz olusunun sart olmasini reddedebiliriz. 3- Hayvani keserken kibleye yöneltmenin farz oldugu sartina delil olmadigi taktirde böyle bir sartin olmadigini ve kesilen hayvanin helal oldugunu isbatlayan delillerden biri de su ayettir. "Ey inananlar, size rizik olarak verdigimiz temiz seyleri yeyin ve ancak O'na tapiyorsaniz karsilik olarak sükredin. Söz budur ancak; O, size ölü hayvan etini, kani, domuz etini, Allah'tan baskasi için kesilen hayvani haram etmistir. Fakat zorda kalan, baskasinin hakkinda el uzatmamak ve zaruret miktarini da asmamak üzere yerse günah etmis olmaz. Çünkü Allah, suçlari örten rahimdir." Gerçi bu ayetin delaleti mutabikîsi (direkt ifadesi) Allah'in ismi söylenmeden kesilen hayvanlarin haram olusudur; ama bu konu anlatilirken kullanilan "sadece" gibi sinirlamayi bildiren baglaçlarin kullanilmasi, ayetin akisi ve helal ve temiz seyleri yemege emir edilmesi bütün bunlar ayette haram oldugu bildirilen seylerden baskasinin helal oldugunu gösterir. Bu da kesilirken Allah'in isminin söylenip kibleye yöneltilmeyen hayvani da içerir. Çünkü böyle bir hayvan ne murdardir, ne domuzdur ve ne de Allah'tan baskasinin ismiyle anilandir. Allah'tan baskasi için kesilenden maksat Allah'in ismi anilmayan hayvandir. Çünkü Allah'in ismi anilmayan Allah'tan gayrisi için kesilmis sayilir; zira diger bir ayette söyle denilmektedir: "Allah'in ismi anilmayarak kesilen hayvan fisk (azginlik)tir. Ayetin haramlari sinirlamayi ifade etmedigini aksi taktirde bu sinirlamanin disinda kalan haram olan bir çok hususlarin tahsis yoluyla tekrar haramlarin içerisine dahil edilmesi gerektigini bunun ise tahsis-i ekser-i gerektirdigi için dogru konusma kurallarina aykiri düstügünü söylemek dogru degildir. Çünkü, haram olan hayvanlar, yirticilar vb. genel unvanlarla hayvanlarin helal oldugunu bildiren itlakindan çikarilmasi mümkündür, böylece tahsis-i ekser de gerekmez; öte yandan bu ayetin nazil oldugu dönemde bir çok hayvanin haram olmadigini sonradan inen ayetlerle ve Peygamber (s.a.a)'in hadisleriyle haram olan hayvanlar bir bir açiklanmistir diyebiliriz. Buna göre de tahsis-i ekser sözkonusu olmaz. Evet bu ayeti kerimede önceki ayetlerde açiklandigi üzere zebhin gerektigi sekilde gerçeklestigi farzedildiginden bu yönden itlaki yoktur. Sadece zebhin kendisinden baska sartlarinin olmasina karsi ayette itlak vardir. 4- Kibleye yöneltmenin sart olup olmadiginda süphe ettigimizde basvurulabilecek mutlak ifadeli delillerden biri de asagida zikrettigimiz ayettir: "Gelsinler de kendilerine aid olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rizik olarak verilen dört ayakli hayvanlari, muayyen günlerde Allah'in adini anarak kessinler. Yeyin artik onlardan ve yoksul fakiri de doyurun." 5- Yukaridaki ayetten daha açik bir sekilde bizim iddia ettigimiz seyi isbatlayan bir ayette sudur: "Büyük develeri de Allah'in size mesru kildigi kurbanlik hayvanlar olarak yarattik, onlarda hayir ve menfaat var size. Artik onlar, ayaktayken onlari bogazlayin ve Allah'in adini anin, yanüstü düstükleri zaman da hem siz yeyin ondan, hem de yoksullugunu bildirip istiyen ve gizleyip istemiyen yoksullari doyurun; siz sükredesiniz diye böylece onlari da ram ettik size." Bu iki ayet hayvan keserken Allah'in ismini söylemenin sart oldugunu bildirmenin yanisira, açikça yeyip yedirmegi bu sarti riayet etmege bagli bilmis ve kibleye yöneltilmesinin gerektigine isaret edilmemistir. Bu iki ayetin mutlak ifadesi, hayvan kesiminde Allah'in ismini söylemenin yeterli oldugunu ve baska bir sartin gerekli olmadigini bildirir.
|