Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 03:51

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۵:۲۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Kur'an-i Kerim'de Yeralan Genel Ifadeler

     

1- Kibleye yöneltmek disinda bütün sartlara riayet edilerek kesi­len hayvanin helal oldugunu bildi­ren ayetlerden biri asagidaki ayeti kerimedir:

"Eger O'nun ayetlerine inaniy­orsaniz, artik üzerinde yalnizca Allah'in ismi anilan­lardan yiyin.

Ne oluyor ki size, kaçinilmaz bir ihtiyaçla karsi karsiya kal­maniz disinda, O, size haram kildiklarini ayri ayri açik­lamisken üzerinde Allah'in ismi anilan seyleri yemi­yor sunuz? Gerçekten çogu, bir ilim ol­maksizin kendi hevalariyla (kimilerini) saptiriyorlar. Süphesiz senin Rabbin haddi asanlari en iyi bilendir."

Ayeti kerimede geçen yemeye dair emir, hayvanin mübah olusuna veya tezkiye edilip etinin helal olduguna delildir. Çünkü ayetteki yemeye dair emir; onun haram oldugu düsüncesini or­tadan kaldir­mak için gelmistir, yoksa kesilen hayvanin etinden yemenin bir mükellefiyet oldugu kesinlikle söyle­nemez.

Ikinci ayet de mükellefiyet getirici degil, keserken Allah'in ismi anilan hayvanin etinin mübah ve helal oldugunu bildirir.

Bu ayeti kerimede hükmün mut­lak olusu (baska bir kayit zik­redil­meyisi) kesilen hayvanin helal olmasi için kesmenin sarti olarak Allah'in ismini söylemenin yeterli oldugunu, hayvani ke­serken kibleye yöneltmek kesenin abdestli olmasi gibi baska bir sartinin olmadigini ifade eder.

Ikinci ayet yani; "Ne oluyor size üzerinde Allah'in ismi anilan sey­leri yemiyorsunuz" ayeti, ve ayetin sonunda yeralan; "O size haram kildiklarini ayri ayri açiklamistir" buyurmasinin karinesiyle genel bir hükmü ifade etmekte sarihtir. Bu ayetten an­lasiliyor ki, diger ayetlerde haram olduklari açiklanan "murdar", bogulmus hayvan, yüksekten atilarak ölmüs (düsmüs) hayvan, kesilirken Allah'in ismi söylen­meyen ve putlara kesilmis hayvan­lardan baskasi helaldir.

Mezkur ayet mutlak degildir (itlaki yoktur). Çünkü ayet sadece Allah'in ismini söylemek sartini açiklamak üzeredir. Bu ayet sadece Allah'in ismi söylenmeden kesilen hayvan haramdir demek istiyor son­raki ayette de bu konuya te'kit edil­erek söyle buyu­ruyor: "Allah'in ismi söylen­meyen hayvani yemeyin, çünkü bu fisktir (yoldan çikistir)..." Buna göre, mezkur ayetten diger sartlarinin olmadigi istifade edil­mez. Bu yüzden diger sartlardan söz edilmemistir. Hatta bizzat hayvanin basini kesmeden bile söz edilmemistir. Oysa ke­silmeden ölen, örnegin yüksek bir yerden düsüp ölen hayvan (muteradiye) veya domuz gibi kesilerek temizlen­meye çikari olmayan hayvan Allah'in ismi anilsa bile haramdir.

Demek ayet mutlak ifadeli degildir; bu yüzden bu ayete isti­nat edip hayvani keserken kibleye yöneltmenin sart olmadigini söyleyemeyiz.

Cevap

Sözkonusu olan ayet yani "Allah'in ismi anilan hayvan­larin etinden yeyin" ile "Allah'in ismi söylenmeyen hayvani yemeyin, çünkü bu fisktir..." arasinda açik bir fark vardir. Çünkü ikinci ayette Alla­h'in ismi söylenmeyen seyden yemeyin denilerek sadece hayvan keserken Allah'in ismini söylemenin sart oldugu açik­lanmistir; oysa ki, birinci ayette ifade söyledir: "Allah'in ismi söylenilen hayvan­larin etinden yeyin" Bunun zahir ifadesinden Allah'in ismi söylenilerek kesilen her hayvanin etinin helal oldugu anlasilir; böylece bu ayette ifade mutlaktir, bu mutlak ifadeye isti­nat ederek hayvan kesmede diger sartlarin varoldugu ihtimali reddedilir. Özellikle ayetin deva­minda yeralan; "Haram olanlar size açikça beyan edilmistir" ayeti buna karinedir.

Üstelik, bu ayetten sonra yera­lan ve hayvan kesmede Allah'in ismini söylmenin sart oldugunu açiklayan; "Allah'in ismi söylenmeyen hay­vani yemeyin, çünkü bu fisktir..." ayeti önceki ayette geçen hükmün Allah ismi söylenen her hayvanin helal olduguna bir karindir; sadece Allah ismini söylemenin hayvan kesmede sart oldugunu açiklamak degil, aksi taktirde, ikinci ayetteki hüküm uygun olmayan tam tekrar olur.     

Elbette bu ayeti kerime kesil­memis ve bogazlanmamis hayvan­lari içerecek sekilde mut­lak degildir, çünkü "Allah'in ismi anilan" tabiri sadece kesme ve bogazlanmayi ifade eder (ilmi tabirle sözkonusu tabir, kesme ve nahre insiraf eder); çünkü bu tabir müsriklerin kendi putlari için kestikleri hayvanlara karsi zik­redilmistir, böylece müfessirlerin dedigi üzere hayvanin zebhe­dildigi burada varsayilmistir. Öte yandan Allah'in ismini söylemek sadece zebhde sözkonusu olabilir, ama boynuzlamasi yüzünden ölen, veya yüksek bir yerden düserek ölen veya tabii olarak kesilmeden kendiliginden ölen bir hayvan için asla olamaz; demek ki, mezkur ayet bu yönden mut­lak ifadeli degildir. Üstelik çesit­leriyle murdar olmus yani kesil­memis hayvan diger ayetlerde haramlardan sayilmis ve haram olduklari açikça bildirilmistir, demek ayette mutlak ifade de olsa böyle bir açiklamanin bulunusu o mutlak ifadeyi kayitli kilar. Son­raki ayette "Haram olanlar size açikça beyan edilmistir" diye buyrularak kesil­memis hayvanlar helal olan hayvan­larin çerçevesin­den çikarilmistir.     

Yine mezkur ayetin, hayvan­larin tezkiye kabiliyeti olup olmaya­cagi yönünden de mutlak bir ifadesi yok­tur. Buna göre eger yirticilardan olan veya necaset yiyen bir hayvanin mezkur sart­larla kesmekle helal olup olmaya­caginda yani tezkiyeye kabili­yetinin olup olmadiginda süpheye düsersek, keserken Allah'in ismini söylemekle bu ayete istinaden o hayvanin helal oldugu isbatla­namaz; çünkü bu ayet hayvan­larin zaten helal veya haram oldugunu beyan etmek makaminda degildir. Sadece bu ayeti kerimeden maksat, zebh'den meydana gelen haramlik veya hel­lalliktir. Yani zaten helal olan hay­vanin nasil kesilecegini beyan ediyor. Evet: "ve size okunan seyler müst­esna, öküz, inek, koyun ve deve helal edilmistir" ayeti hayvanlarin zaten helal veya haram oldugunu açiklamak makamindadir. Buna göre sözkonusu ayette hem zebhe­dildigi ve hem de zebh kabili­yetinin oldugu farzedilmistir. Demek ki, zebh ol­madigi takdirde veya hayvanin zebhe kabiliyetinin olup olmadiginda süphe edildiginde mezkur ayetin mutlak ifadesine istinat edilemez. Hatta bu ayette zebhin gerçeklesmesi için gerekli olan muhtemel sart­larda bile süphe etsek bu sartlari reddetmek için ayette itlak oldugu söylenemez; örnegin kesici alet veya kesme yeri gibi hususlarda. Çünkü ayette zebhin kendisi, bütün sartlariyla birlikte gerçek­lesmis oldugu farzedilmistir. Ayette sadece Allah'in ismini an­mak, kibleye yöneltmek ve ke­senin müslüman olmasi gibi zebhin manevi sartlari üzerinde durulmak isten­mistir.     

Elbette bazi fakihler kendi eserelerinde ayeti kerimenin her iki yönden mutlak ifadesinin oldugu görüsünü savunmuslardir; örnegin Cevahir kitabinin sahibi (r.a) ke­serken bilerek basi gövdesinden ayrilan hayvanin helal olusunu isbat­lamak için mezkur ayetin itlakina istinat ederek söyle demistir:     

"Zahir olan su ki, hayvan bu isle haram olmaz... Çünkü Kur'an ve hadislerdeki deliller mut­laktirlar."  Cevahir kitabinin sa­hibi buna benzer yerlerde de ayni yönteme basvur­mustur.     

Ama herhalukârda, bizim iddia ettigimiz hususla ilgili olarak ayet­te istinat edilmesi mümkün bir itlak (mutlak ifade) mevcuttur; yani ayetin sadece Allah'in ismini söylemenin sart oldugunu açikla­mak istedigini ve yemege emret­mekten maksadin diger sartlarin kendiligin­den mevcut oldugunu demek dogru degildir; zira bu sözün neticesi yemege emret­menin hayvanin kesme yönünden fiilen helal oldugunu bildirdigini inkar etmektir; oysa bu ayetin zahirine ters düsmektedir. Hatta kendiliginde de dogru bir ihti­mal degildir. Çünkü buradaki yemege olan emirin teklifi (mükellefiyet getirici) bir emir oldugu söylene­mez, demek ayetteki emir, zehb yönünden hayvanin helal oldu-guna yönellik olmalidir. Böyle oldugunda ise ayet, kesil­mis hay­vanin bilfiil helal oldugunu beyan etmek makaminda olur ve diger mühte­mel sartlari yok saymak için ayetin itlakina basvurmak müm­kün olur.     

Evet ayette söyle bir tabir ol­saydi "Allah'in ismini anmak helal olmanin sartidir" zaman buna istinaden asla diger sartlarin ol­madigini yok say­mak mümkün olmazdi. Ayette zikro­lan Allah'in ismi, söylenerek kesilen hayvanin helal oldugundan kinay­edir; böyle oldugu için de bu itlaka basvuru­larak hayvan kesmede diger sart­larin oldugu reddedilebilir.     

Av köpegiyle yakalanan avin hükmünü bildiren ayet gibi: "Sizin için yakaladiklarindan yeyin" Bu ayetin itlakina istinat ederek av köpeginin yakaladigi ve Allah'in ismi söylenilmis olan avin helal oldugunu isbatlamak mümkündür. Bu itlak vasitasiyla varliginda süphe ettigimiz sartlari yok sayabiliriz. Nitekim Cemil ibni Derrac yoluyla nakledilen rivayette bu hadisin itlakina istinat edilmistir. Mezkur rivayet söyle­dir:     

"Imam Cafer Sadik (a.s)'dan köpegini av avlamak için saliveren bir adam hakkinda sor­dum ki, "eger yaninda avi kes­mesi için bir biçak olmazsa acaba köpegin onu öldür­mesine müsade versin mi ve bundan yiyebilir mi? Imam: "Sakincasi yoktur"; "Allah Teala" "Sizin için yakaladiklari hayvanlardan yeyin" diye buyurmustur." dedi.     

Bu ayetin itlakina istinat et­menin dogrulugunu isbatlayan bir delil de Imam Muhammed Bakir (a.s)'in bu ayeti kerimenin itlakina istinat et­mesidir.     

Vird ibni Zeyd Imam Bakir (a.s)'dan soruyor ki: "Allah'in ismini söyleyerek hayvani kesen bir mecusi hakkinda ne söylüyor­sun." Imam; "Ye! dedi" Ben; "Bir müslüman Allah'in ismini söyle­meden keserse nasil?" dedigimde Imam; "Yeme" dedi. Allah Teala buyuruyor ki "Allah'in ismi söylenilen hayvanin etinden yeyin ve Allah'in ismi söylen­meyen hayvanin etinden yemeyin."     

Görüldügü gibi Imam kesenin müslüman olmasinin sart oldugunu reddetmek için ayetin itlakina istinat buyuruyor.     

Yine Seyh Mufit Muknia ki­tabinda Ehl-i Kitab'in Allah'in ismini söyleyerek kestigi hayvanin helal olusunu isbatlamak için mezkur ayetin itlakina istinat et­mistir.     

Seyh Tusi önceden de isaret et­tigimiz gibi Hilaf adli kitabinda kesilirken basi gövdesinden ayrilan hayvanin helal oldugunu isbatlamak için bu itlaka istinat etmistir. Yine Ibni Idris de Al­lame Hilli'nin Mu­htelef adli ese­rinde, kabul ettigi üzere gövdesi soyumadan hatta ölmeden derisi soyulan hayvanin helal olduguna delil olarak buna istinat etmistir.     

Yine fakihlere ait diger sözlerde bu ayette itlakin oldugunu göster­mektedir.     

2- Hayvani keserken kibleye yöneltmenin sart olduguna dair ikame edilen delillerin yeterli­liginde süphe edersek kibleye yöneltilmeden kesilen hayvanin helal oldugunu isbatlayan ayetler­den biri de su ayet­tir: "Avci hay­vanlarinin sizin için tuttuk­larindan yeyin ve Allah adini anin ve Allah'tan sakinin, süphe yok ki Allah pek tez hesap görür."     

Bu ayetin evveli zebh hak­kinda degilde avla ilgilidir ve bilindigi üzere avda kibleye yöneltmenin sart olmadiginda süphe yoktur. Ama ayetin sonunda yeralan: "Allah'in is­mini zikredin" sözü ister avci ulastiginda ölmüs olan ve isterse diri olan ve avci tarafindan ke­silmesi gereken avi içine aldigi gibi, kesil­mek istenen evcil hay­vani de içine alir.     

Önceki ayette haram olan yerler sayildiktan sonra tezkiye olmus hay­van bu hükümden çikariliyor; ister tezkiye kesme yoluyla gerçeklessin isterse av yoluyla. Sonra ayetin sonunda müstakil bir hüküm olarak söyle deniyor: "Allah'in ismini söyleyin" Bunun anlami Allah'in ismini söylemenin tezkiyeyle bir arada olmasinin gerekli oldugunu bildirmektir. Ayetin bu bölümünün sona birakilmasi ayetin mutlak olusuna bir delildir. Eger yalnizca av avlarken Allah'in isminin söylenmesi gerektigi açiklanmak istenseydi, avin yakalanmasindan önce yani av köpeginin gönderilmesine isaret edilerek bu farzin hatirlatilmasi daha uygun olurdu.     

Buna göre ayetin sonunda yeralan "Allah'in ismini söyleyin" cümlesi her iki ayette geçen hükme isarettir; kesilen ve avlanan hayvanin helal olmasini Allah'in ismini söylemege bagli biliyor.     

Böylece ayette yeralan Allah'in ismi söylendiginde hayvanin helal olacagina dair mutlak ifadeli hükme dayanarak kibleye yöneltmenin farz olusunun sart olmasini reddede­biliriz.     

3- Hayvani keserken kibleye yöneltmenin farz oldugu sartina delil olmadigi taktirde böyle bir sartin olmadigini ve kesilen hay­vanin helal oldugunu isbatlayan delillerden biri de su ayettir.     

"Ey inananlar, size rizik olarak verdigimiz temiz seyleri yeyin ve ancak O'na tapiyor­saniz karsilik olarak sükredin. Söz budur ancak; O, size ölü hayvan etini, kani, do­muz etini, Allah'tan baskasi için kesilen hayvani haram etmistir. Fakat zorda kalan, baskasinin hak­kinda el uzatmamak ve zaruret miktarini da asmamak üzere yerse günah etmis olmaz. Çünkü Allah, suçlari örten ra­himdir."     

Gerçi bu ayetin delaleti mu­tabikîsi (direkt ifadesi) Allah'in ismi söylenmeden kesilen hayvan­larin haram olusudur; ama bu konu an­latilirken kullanilan "sadece" gibi sinirlamayi bildiren baglaçlarin kul­lanilmasi, ayetin akisi ve helal ve temiz seyleri yemege emir edilmesi bütün bunlar ayette haram oldugu bildirilen seylerden baskasinin helal oldugunu gösterir. Bu da kesilirken Allah'in isminin söylenip kibleye yöneltilmeyen hayvani da içerir. Çünkü böyle bir hayvan ne mur­dardir, ne do­muzdur ve ne de Alla­h'tan baskasinin ismiyle anilandir.     

Allah'tan baskasi için kesilen­den maksat Allah'in ismi anil­mayan hayvandir. Çünkü Allah'in ismi anilmayan Allah'tan gayrisi için kesilmis sayilir; zira diger bir ayette söyle denilmektedir: "Allah'in ismi anilmayarak kesilen hayvan fisk (azginlik)tir.     

Ayetin haramlari sinirlamayi ifade etmedigini aksi taktirde bu sinirlamanin disinda kalan haram olan bir çok hususlarin tahsis yoluyla tekrar haramlarin içerisine dahil edilmesi gerektigini bunun ise tahsis-i ekser-i gerektirdigi için dogru konusma kurallarina aykiri düstügünü söylemek dogru degildir. Çünkü, haram olan hay­vanlar, yirticilar vb. genel unvan­larla hay­vanlarin helal oldugunu bildiren itlakindan çikarilmasi mümkündür, böylece tahsis-i ek­ser de gerekmez; öte yandan bu ayetin nazil oldugu dönemde bir çok hayvanin haram olmadigini sonradan inen ayetlerle ve Pey­gamber (s.a.a)'in hadisleriyle haram olan hayvanlar bir bir açik­lanmistir diyebiliriz. Buna göre de tahsis-i ekser sözkonusu olmaz.     

Evet bu ayeti kerimede önceki ayetlerde açiklandigi üzere zebhin gerektigi sekilde gerçeklestigi farzedildiginden bu yönden itlaki yoktur. Sadece zebhin kendisin­den baska sartlarinin olmasina karsi ayette itlak vardir.     

4- Kibleye yöneltmenin sart olup olmadiginda süphe et­tigimizde basvurulabilecek mutlak ifadeli de­lillerden biri de asagida zikrettigimiz ayettir:     

"Gelsinler de kendilerine aid olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rizik olarak verilen dört ayakli hayvanlari, muayyen günlerde Allah'in adini anarak kessinler. Yeyin artik onlardan ve yoksul fakiri de doyu­run."     

5- Yukaridaki ayetten daha açik bir sekilde bizim iddia et­tigimiz seyi isbatlayan bir ayette sudur:     

"Büyük develeri de Allah'in size mesru kildigi kurbanlik hay­vanlar olarak yarattik, on­larda hayir ve menfaat var size. Artik onlar, ayaktayken onlari bogazlayin ve Allah'in adini anin, yanüstü düstükleri zaman da hem siz yeyin ondan, hem de yoksul­lugunu bildirip istiyen ve gizleyip istemiyen yoksullari doyurun; siz sükredesiniz diye böylece onlari da ram ettik size."     

Bu iki ayet hayvan keserken Al­lah'in ismini söylemenin sart oldugunu bildirmenin yanisira, açikça yeyip yedirmegi bu sarti riayet etmege bagli bilmis ve kibleye yöneltilmesinin gerek­tigine isaret edilmemistir.   

Bu iki ayetin mutlak ifadesi, hay­van kesiminde Allah'in ismini söylemenin yeterli oldugunu ve baska bir sartin gerekli olmadigini bildirir.


Total Visit: 413
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.