KULLUK YARATILISIN HEDEFI Simdiye kadar, baskalarinin iyilik, yardim ve sevgilerine karsilik, onlara hiç tesekkür ettiniz mi ? Elbette ki evet. Niye? Çünkü insanin akil ve vicdani, iyilik ve iyileri övmeyi ve baskalarinin iyilik ve sevgilerine karsilik onlara tesekkür etmeyi emreder. Demek ki nimet, tesekkürü gerektirir. Tesekkür etmedeki temel yaptirim, insanin idrak, suur ve vicdanidir. Hatta eger bir arkadasimiz, derslerimizde bize yardimci olur, kitap ve defterini bize emanet verir, ders hakkindaki sorularimiza cevap vermek suretiyle kilavuzluk edip, geri kaldigimiz derslerimizi telafi etmek için bize yardimda bulunur, ders çalismamiz için gerekli olan araç ve gereçleri temin edip bu konudaki sorunlarimizi hallederse ve. bütün bu konularda kendimizi ona karsi borçlu bilir ve elimizden geldigi kadar onun bu iyilik ve yardimlarini karsiliksiz birakmamaya ve ona, can-i gönülden tesekkür etmeye gayret ederiz. Süphesiz ki, en güzel ve en üstün nimetleri, bizim istifademize sunan, yüce Allah'tir. O bize akil, can, irade, fikir ve çesitli kabiliyetler bahsetmistir. Dünya hayatimizi düzene sokmamiz, saadet ve mutluluk içinde hayat sürmemiz için yol gösterici ilâhî önderler göndermistik. Varlik ve hayatimiz sadece ve sadece O'nun elindedir. Elimizdeki her sey, yüce yaraticimiz olan Allah'tandir. O yaraticimizdir, biz de O'nun yaratik ve kullariyiz. O ihtiyaçsiz, müstagni ve her seye gücü yetendir, biz ise daima muhtaç, güçsüz, küçük ve de sinirli kullariz. Eger ders çalisabiliyor ve ilim ögrenebiliyorsak, bu O'nun lütuf ve ihsanindan, bize olan sefkat ve rahmetindendir, ki bizlere ögrenme gücü ve anlama kabiliyeti vermistir. Eger nefes alabilir ve hayatimizi sürdürebiliyorsak bu, sefkatli, iyi, kâmil ve yüce rabbimizin bizim için yarattigi güzel ortam ve imkânlar sayesindedir. Böyle bir "güçsüz yaratik"tan, ibadet ve kulluktan baska bir sey beklenebilir mi? Acaba "güçsüz bir yaratik"tan, o yüce yaratigin huzurunda dua, husu ve alçakgönüllülük içinde egilme, muhtaç ve küçük bir kul oldugunu itiraf etmekten baska ne beklenebilir? Yüce Allah'in her çesit gizli ve açik nimetlerinden yararlanan bir insandan, bütün bu nimetlerin sahibi olan yüce Allah'a, sükür ve hamdetmesinden baska bir sey beklenebilir mi? Biz, akilli ve vicdan sahibiyiz, hakki taniriz ve tesekkür etmesini biliriz, kuluz ve ihtiyaç sahibiyiz. Ve eger yüce yaraticimiz olan yüce Allah'in huzurunda alnimizi topraga koyuyor ve ibadet edip namaz kiliyor, ihtiyaçlarimizi istiyor ve gönlümüzdeki seyleri Allah'a açiyorsak "O'nun Rabligini" ve kendimizin "kullugunu" ortaya koyup bunu itiraf ettigimiz içindir. Eger ibadet etmezsek, yaratilisin asil hedefinden uzaklasmisiz demektir. Çünkü ulu Allah, bizim asil yaratilis hedefimizin, sadece kendisine ibadet oldugunu bildirdigi yüce kitabi Kur'an-i Kerim'de söyle buyuruyor: "Ben cinleri ve insanlari, ancak bana ibadet etsinler diye yarattim"[1] Bir baska ayette de buyuruyor ki: "Bana ibadet ediniz, iste dogru yol budur."[2] O hâlde biz, Allah'in emirlerine itaat ederek kulluk vazifemizi yerine getirmezsek ve O'nun bize gönderdigi ilâhî düzen ve hükümlere tâbi olmazsak hem nankörlük ederek O'nun rahmetinden uzaklasmis, hem asil yaratilis hedefimizi inkâr etmis ve hem de bütün nimetlerin sahibi olan yüce Allah'i tanimamis oluruz. Allah'a kulluk etmeyen bir kimse, seytanin, tâgutlarin ve Allah'in düsmani olan zalim ve zorba güçlerin hile ve tuzaklarina düsmekten kendisini kurtaramaz. Allah'a ibadet ve kulluk etmek, insani zalim ve zorba güçlerin kölesi ve usagi olmaktan kurtarip izzet ve seref makamina yüceltir. ---------------------------------------------------------------- [1]- Zâriyat Suresi, 56. Ayet [2]- Yâsin Suresi, 61. Ayet
|