Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 03:42

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۵:۱۲

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Kâbe'nin Yakılışı ve Gökten Yıldırım Düşmesi

 Tarihu'l-Hamis'de, yazar kendi isnadıyla şöyle nakletmektedir:

 

 Haccac, Kâbe'yi taş ve ateş yağmuruna tutunca, Kâbe'nin perdesi ateş alıp yanmaya başladı. O sırada Cidde tarafından gök gürültüsü ve şimşek dolu bir bulut belirdi. Kâbe ve tavaf alanı üstünde yer alınca şiddetli bir yağmur yağdı. Öyle ki oluktan yağmur suyu Hicr-i İsmail'e akmaya başladı ve böylece yağmur suyu ateşi söndürdü. Daha sonra bulut Ebu Kubeys dağına doğru hareket etti ve ondan düşen bir yıldırım bir ocak gibi mancınığı ve altındaki dört kişiyi yaktı.

 

 Haccac bu durumu görünce onlara, "Bu yıldırım sizi korkutmasın; burası yıldırım bölgesidir." dedi! Ansızın başka bir yıldırım daha düşerek diğer bir mancınıkla birlikte kırk kişiyi yaktı.

 

 Zehebî diyor ki:

 

 Haccac peşpeşe, "Ey Şam halkı! -Halifeye- itaat konusunda Allah'ı göz önünde bulundurun!" diye bağırıyordu.

 

 Taberî ve diğerleri de Yusuf b. Mahik'ten şöyle rivayet etmekteler:

 

 Mancınık taş yağdırırken göğün gürlediğini ve şimşek çaktığını gördüm. Öyle ki gök gürültüsü Kâbe'ye dökülen taşların sesini etkisi altına almıştı. Şamlılar bunu büyük bir olay görerek Kâbe'yi mancınık yağmuruna tutmaktan sakındılar. Bunun üzerine Haccac cüppesinin eteğini kaldırıp beline bağladı. Sonra mancınık taşlarını kaldırıp mancınığa bırakarak, "Fırlatın!" diye bağırdı ve kendisi de onlarla birlikte taş yağdırdı.

 

 Ravi diyor ki: Sabahleyin tekrar yıldırım düşerek Haccac'ın ordusundan on iki kişiyi öldürdü. Şamlılar bu durumdan dehşete düştüler ve yüzlerinde yenilgi etkileri belirdi. Bunun üzerine Haccac şöyle dedi:

 

 Ey Şamlılar! Endişelenmeyin ben kendim (bu bölgenin) Tuhame ahalisindenim. Bunlar Tuhame yıldırımlarıdır. Müj-de olsun size! Zafer kapıları yüzümüze açılmıştır. Bilin ki, onlar da dünden beri yıldırıma tutulmuş, sizin başınıza gelen onların da başına gelmiştir.

 

 Ertesi gün İbn Zübeyr'in ordusundan da bazıları bu belaya duçar oldu. Bunun üzerine Haccac, adamlarına dedi ki:

 

 Onların da bu belaya duçar olduklarını görmüyor musunuz?! Ancak siz hâlâ itaat ediyorsunuz; onlar ise isyan etmekteler.

 

 İbn Kesir'in Tarih'inde bu konudan sonra şöyle geçer:

 

 Şamlılar bunun üzerine recez okuyarak mancınıkla taş atıyor ve şöyle diyorlardı:

 

 Mancınığımız tıpkı öfkeli bir deve gibidir

 

 Onunla taş yağdırmaktayız bu caminin ağaçlarına!

 

 Ansızın bir yıldırım düşerek onların mancınığını yaktı. Bu-nun üzerine Şamlılar mancınık yağmuru ve kuşatmayı durdurdular. Haccac bunun görünce onlara hitaben şöyle dedi:

 

 Vay hâlinize! Bizden önceki kimseler için de gökten ateş parçasının düştüğünü ve kurbanlarını kabul ettiği zaman onu yaktığını bilmiyor musunuz? Eğer sizin bu ameliniz Allah katında kabul olmasaydı yıldırım düşüp mancınığınızı yakmazdı!

 

 Futuh-i İbn A'sem'de şöyle geçer:

 

 Haccac, adamlarına her tarafa dağılmalarını, Zi-Tuvâ bölge-sine, Mekke'nin aşağı tarafına ve Ebtah tarafına yayılarak ilerlemelerini, çemberi Abdullah b. Zübeyr ve yarenlerine daha da daraltmalarını emretti. Diğer taraftan da mancınıkları kurup Kâbe'ye taş yağdırarak şiirler okuyorlardı. Taşlar yağmur gibi Mescid-i Haram'a yağıyordu. Mancınık atanlar bir süre ara verip durduklarında, Haccac onlara mesaj gönderip küfrediyor ve onları ölümle tehdit ediyordu. Onlardan bazıları şöyle okumaya başladı:

 

 Haccac'ın babasının canına andolsun ki eğer korksaydım gördüğüm durumdan

 

 Nefsim sürekli beni kınayıp dururdu.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.