عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «إِذَا أَرَدْتَ أَنْ تَخْرُجَ مِنْ مَكَّةَ وَ تَأْتِيَ أَهْلَكَ فَوَدِّعِ الْبَيْتَ وَ طُفْ بِالْبَيْتِ أُسْبُوْعًا». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Mekke’den ayrılıp ailene doğru hareket etmek istediğinde, Beytullah ile veda et ve yedi defa Beyt’i tavaf et”. قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «آيَةُ قَبُوْلِ الْحَجِّ تَرْكُ مَا كَانَ عَلَيْهِ الْعَبْدُ مُقِيْمًا مِنَ الذُّنُوْبِ» Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a): “Haccın kabul olunmasının alameti, kulun önceden sürekli işlediği günahı bırakmasıdır.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «اَلْحَاجُّ لاَ يَزَالُ عَلَيْهِ نُوْرُ الْحَجِّ مَا لَمْ يُلِمَّ بِذَنْبٍ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Hacı günah işlemedikçe, hac nuru onun üzerinde kalır.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «مَنْ أَرَادَ الدُّنْيَا وَ الْآخِرَةَ فَلْيَؤُمَّ هَذَا الْبَيْتَ، وَ مَنْ رَجَعَ مِنْ مَكَّةَ وَ هُوَ يَنْوِيْ الْحَجَّ مِنْ قَابِلٍ زِيْدَ فِيْ عُمُرِهِ». Hz. Muhammed (s.a.a): “Kim dünya ve ahireti isterse, bu eve gelsin. Kim Mekke’den ayrıldığında gelecekte tekrar Mekke’ye dönmeyi niyet ederse ömrü uzar.” قَالَ الصَّادِقُ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «إِذَا حَجَّ أَحَدُكُمْ فَلْيَخْتِمْ حَجَّهُ بِزِيَارَتِنَا لِأَنَّ ذَلِكَ مِنْ تَمَامِ الحَجِّ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Sizden biriniz hac edince haccını bizim ziyaretimizle tamamlasın çünkü bu haccın tamamlanması sayılır.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «مَنْ حَجَّ فَزارَ قَبْرِيْ بَعْدَ مَوْتِيْ كَانَ كَمَنْ زَارَنِيْ فِيْ حَيَاتِي». Hz. Peygamber (s.a.a): “Kim hacceder ve ölümümden sonra kabrimi ziyaret ederse hayatımda beni ziyaret etmiş gibi olur.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «إِنَّ زِيَارَةَ قَبْرِ رَسُوْلِ اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) تَعْدِلُ حَجَّةً مَعَ رَسُوْلِ اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) مَبْرُورَةً». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Resulullah’ın mezarının ziyareti, Resulullah ile yerine getirilen kabul olunmuş hacca denktir.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «مَنْ جَاءَنِي زَائِرًا لاَ يَعْمَلُهُ حاجَةً إِلاَّ زِيارَتِيْ، كَانَ حَقًّا عَلَيَّ أَنْ أَكُوْنَ لَهُ شَفِيْعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ» Hz. Peygamber (s.a.a): “Kim başka bir hedefi taşımaksızın yalnız benim ziyaretim için (Medine’ye) gelirse Kıyamet günü ona şefaatçi olmak bana düşer.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «خَلَقَ اللهُ تَعَالَى لِيْ مَلَكَيْنِ يَرُدَّانِ السَّلاَمَ عَلى مَنْ سَلَّمَ عَلَىَّ مِنْ شَرْقِ الْبِلاَدِ وَ غَرْبِها، إِلاَّ مَنْ سَلَّمَ عَلَىَّ فِيْ دَارِيْ فَإِنِّيْ أَرُدُّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ بِنَفْسِيْ». Hz. Muhammed (s.a.a): “Allah Teala benim için iki melek yarattı; Bunlar, doğu memleketlerinde olsun batı memleketlerinde olsun bana selam verenlerin selamına cevap verirler. Ama evimde bana selam verenler başka, çünkü kendim onların selamlarına cevap veririm.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «صَلاَةٌ فِيْ مَسْجِدِيْ هَذَا تَعْدِلُ عِنْدَ اللهِ عَشَرَةَ آلاَفِ صَلاَةٍ فِيْ غَيْرِهِ مِنَ الْمَسَاجِدِ إِلاَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ، فَإِنَّ الصَّلاَةَ فِيْهِ تَعْدِلُ مِائَةَ أَلْفِ صَلاَةٍ». Hz. Peygamber (s.a.a): “Bu mescidimde bir namaz, diğer mescitlerde kılınan on bin namaza denktir, Mescidu’l-haram müstesna, çünkü orada namaz yüz bin namaza bedeldir.”
|