Çarsamba 8 Şubat 2012 - 21:25

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۲:۵۵

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 
                         

 

                                             

                                                   
                                                                                                                           


Kadir, Ebedi Mesaj



                                                                                                                                                                                                             

25-12-2007

Vahiy kuryesinin dilinde nur mesajı §
                          Velayet ehlinin bayram havası §
                          § Gel Kadir-i Hum'dan şarap içelim
                          Bu şarabın kaynağı Allah diyelim §
                          § Kadir Allah'ın, Ahmed'in, Ali'nin bayramı
                          Kadir ibadet, i
nanç, dua § bayramı

                               

Kadir-i Hum bayramı hepinize kutlu olsun.

                               

İslam dini son semavi din, resulü son semavi resul ve kitabı Kuran'ı Kerim, tüm semavi kitapların sonuncusudur. Bu yüzden İslam peygamberi (sav) ebediyet rengi olan ve zamanla hayatı son bulmayan bir dinin resulüdür. Öte yandan yaradılış kitabında peygamberlerin de diğer insanlar gibi zahiri hayatlarının kısıtlı olmasını mukadder buyurmuştur. Nitekim Kuran'ı Kerim'in net mesajı, tüm fanilerin ölümün tadını duyacaklarıdır.
                          Şimdi akla gelen ilk soru, beşeriyetin en büyük önderi ve ulu merciinin İslam dininin geleceği için ne düşündüğüdür.

                               

İslam peygamberi (sav) Medine'de dünya liderliğini üstlenen ve kuruluşundan uzun bir süre geçmemiş olan bir toplum kurmuştu. Ancak insanların yaşamında hala cahiliyet döneminden kalma aşiret bağnazlıkları gibi bazı olumsuzlukların izlerine rastlanıyordu. Bu insanların henüz iman tadına varmış ve bir çok sahabe de yolun başındaydı. Bu insanlar huzur ve geleceğe yönelik bir bakışla geleceklerini çizebilecek, toplumun fikri ve siyasi gelişmeleri hakkında pek de kesin olan görüşlere sahip değildi. Peki bu durumda İslam peygamberinin böyle bir toplumu kendi başına bırakması mümkün müydü? Acaba insanların yaşamlarının en ince detaylarını düşünen bu semavi inancın beşeri toplumun geleceği için hiç bir planı olmaması mümkün müydü?

                               

Gerçek şu ki İslam'ın geleceğine bakış, Kadir-i Hum macerasının vuku bulmasına sebep oldu. Hicretin 10. yılında zilhiccenin 9. gününde İslam peygamberi (sav) yaklaşık 120 bin kişilik bir kafile ile son Hac ziyaretinden dönüyordu. Birden vahiy meleği nazil oldu ve yüce Allah tarafından şu mesajı getirdi:

                               

Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez.

                               

Bu gelişmenin ardından İslam peygamberinin emri üzerine kervan durdu. Resulullah sav. hacıların hayran bakışları arasında develerin semerlerinden yaptırdığı minberin üzerine çıktı ve Hz. Ali (sa)'yi kendisinden sonra liderlik için en layık halefi olarak tanıttı ve orada bulunanlardan bu mesajı orada bulunmayanlara iletmelerini istedi.

                               

Bu tarihi olay, hiç kuşkusuz İslam tarihinin en kesin konularından biri olup Ebu Reyhan Biruni, Tusi, Farabi ve İbni Sina gibi yüzlerce İslam bilgini bu olaydan söz etmiştir. Bu olay ayrıca Teberi, İbni Esir ve Ahmed Bin Hanbel gibi 110 Ehli Sünnet alimi tarafından nakledilmiştir. Dolaysıyla Kadir-i Hum sıradan tarihi bir olay değildir. Kadir bir düşüncedir, nübüvvet çizgisinin devam etmesinin sırrı ve işaretidir. Kadir varlığın sonuna dek akan pınardır ve hak ve hakikat peşinde olanların yoluna ışık tutar.

                               

İmam Ali (sa) çok kez ve Küfe camiinde bu olaydan söz etmiştir. Hz. Ali ünlü Kadir hutbesinde Kadir-i Hum gününü, Allah'ın iradesinin tecelli ettiği Müslümanların bayramı olarak adlandırarak şöyle diyor:

                               

"O gün Allah'ın halis ve seçkin kullarına iradesini yansıttığı ayetler nazil oldu. Kadir, açılış ve erdemlilik günüdür, çünkü İslam ümmetinin peygamberinden sonraki dönem için kaygılarını gitirmiş ve onlara ümit kaynağı olmuştur. Bu günde erdemlilik basamakları tamamlanmıştır."

                               

Hz. Ali (sa) hutbesinin bir başka bölümünde de Kadir gününü paklıkların ortaya çıktığı gün olarak değerlendiriyor ve Resulullah (sav)'in halefinin belirlenmesini hak Taala'nın, dinini tamamladığını buyuracak kadar önemli olduğunu vurguluyor. İmam Ali hutbesinin devamında Kadir gününü hakikatlerin ifade edilmesi ve nifak çizgisinin hak çizgisinden ayrılması günü olduğunu vurguluyor.

                               

Gerçekten de bu günde iman çizgisi tüm diğer çizgilerden ayrıldı ve bütün herkes Allah ve peygamberinin izinde iseler, Resulullah (sav)'in yanında adeta gizli bir hazine gibi bulunan Ali Bin Ebu Talib gibi birinin liderlerini de izlemeleri gerektiğini anladı. İmam Ali Kadir gününü saklanan bir hazinenin ortaya çıkarıldığını ve bunun velayet ve önderlik meselesi olduğunu belirtiyor.

                               

Belki bazıları Hz. Ali (sa)'nın kendini övdüğünü düşünebilir. Ancak bu büyük insanı tanıyanlar onun vurgu yaptığı önemin, beşeri toplumun salih bir lider tarafından yönetilmesi ve İslam peygamberinin çizdiği yolu devam ettirmesidir.

                               

Gerçekte bir lider sağlam bir direk misali toplumu saadete doğru yönlendirebileceği gibi aynı zamanda çöküş sürecine doğru da itebilir. Bir çok sorunla boğuşan günümüz dünyasında sadece kendi çıkarlarını düşünen liyakatsiz liderler ve güç ve servet peşinde konuşan hükümdarların sultacı ve saldırgan huyları dünyanın huzur ve güvenini kaçırmıştır. İslam dünyası da tarihin çeşitli dilimlerinde mal ve mevki hırsı onları Resulullah (sav)'in çizdiği yoldan saptıran ve İslam dininin azametine zarar veren hükümdarlara tanık olmuştur.

                               

İmam Humeyni Kadir gününü İslami hükümetin örneği olduğunu ve buna göre rehberlik ve halk arasındaki ilişkilerin belirlenmesi gerektiğini ve hükümetin bu çerçevede birey ve topluma karşı yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Bu yüzden imam Humeyni Kadir gününün azametinin salih ve pak bir lider olan Hz. Ali (sa)'dan kaynaklandığını belirterek şöyle buyurmuştur:

                               

-"Tüm erdemliliklerin kaynağı olan o şerif varlık Kadir-i Hum olayının yaşanmasına vesile oldu. Yüce Allah beşeriyet arasında Resulullah'tan sonra O'nun rızası olan işleri yapabilecek kimse olmadığını ve bu yüzden peygamber efendimize kendisinden sonra Ali'yi halef olarak tanıtmasını emretti. Çünkü toplumda adaleti tam anlamı ile sağlayabilecek ve ilahi hükümetin başına geçebilecek tek kişi Hz. Ali idi."

                               

Bu tabirden hareketle Kadir gününü yaşatmak asil bir hakikati izlemektir. Dolaysıyla Kadir günü belli bir zaman dilimine özgü değil, tüm asırlarda süregelen bir gelişmedir. Kadir, imam Ali (sa)'nın iktidarının tüm beşeri toplumlara eşsiz bir örnek olduğu ve tüm milletlerin ve yöneticilerinin bu modeli irdelemeleri ve uygulamaları gerektiği anlamına gelir. İmam Ali (sa) iktidarı döneminde adalet filizini yetiştirdi ve zulümle mücadele etti.

                               

Bir gün Uday Bin Hatem Hz. Ali (sa)'in sıfatlarını Muaviye'ye anlatırken şöyle dedi: Allah'a yemin ederim Ali derin görüşlü ve güçlüydü. O adaletle konuşur ve kesin yargıda bulunurdu. İlim ve hikmeti her tarafı sarardı. Aramızdayken bizden biri gibiydi. Ondan bir şey istediğimizde kabul eder ve huzuruna çıktığımızda bizi yanına alır ve bizden uzak durmazdı. Tüm bunlara karşın çok heybetli biriydi ve öylesine azametliydi ki gözlerine bakamazdık. Din ve takva ehli olanlara saygı duyar ve yoksullara karşı sevgi gösterirdi. Zalimler ondan korkarken mazlumlar onun adaletine sığınırdı.

                               

İmam Ali (sa) İslam peygamberi (sav)'in yanında yetişmiş ve her yerde onunla birlikteydi. Resulullah (sav) şöyle buyurur: Ey Ali, benim duyduğumu sen de duyuyor ve benim gördüklerimi sen de görüyorsun ve aramızdaki tek fark, sen peygamber değilsin. Ey Ali, sen benim için Harun'un Musa için olduğu gibisin ve aradaki tek fark, benden sonra başka peygamberin olmayışıdır.

                               

İşte böyle bir günde Kadir-i Hum'da İslam peygamberi (sav) Hz. Ali (sa)'in ellerini yukarı kaldırarak onun kendisinden sonra halkın mevlası olduğunu ilan ederken mübarek yüzü adeta parlıyor ve etrafındakilere, beni tebrik edin, beni tebrik edin diye buyuruyordu.

                               

O günden sonra Kadir günü her zaman bayram ve şenlik günü olmuştur. İmam Sadık (sa) da şöyle buyurur: Kadir bayramında sevinç ve ferahlık duygusu yaşayın ve Müslüman kardeşlerinizi de sevindirin.


Total Visit: 484
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.