Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 03:38

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۵:۰۸

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
     

Kadından  imam olur mu? 
   
kadın
     

              Soru: Kadından peygamber veya imam olur mu? Olmaz ise sebebi nedir?      

      Cevap: Aziz kardeşim, bunun sebebi kadın erkek arasındaki (yaratılış nizamının bir gereği olan) fiziki vs. farklılıklardan dolayıdır.
               Önce şunu bilmeliyiz ki insanın hayat felsefesi olan tekamül ve manevi  makamlara yükselme hususunda kadın erkek arasında hiçbir fark söz  konusu değildir. İslâm'da kadına maneviyat, ilim ve marifet talebine  hiçbir engel ve kısıtlama getirilmemiş; üstelik sürekli teyit ve teşvik  edilmiştir. Kur'ân ve hadislerle aşina olan herkes bunu açıkça  görebilir.
              Evet kadın maneviyat, ilim ve marifet  talebinde en zirve noktaya kadar ilerleyebilir. Bugün İslâmî ilimlerde,  en uç nokta olarak bilinen ictihad derecesine kadar ilerleyerek bir  müctehid bile olabilir. Hatta ictihad mertebesine ulaşan bir kadının  erkek müctehidler gibi başka bir müctehide taklit etmesi caiz değildir  ve kendi fetvalarına amel etmesi farzdır.
             Fakat kadın ile  erkek arasında bu hususta söz konusu olan tek fark şudur ki, İslâm  kadına Peygamber, İmam ve taklit mercii olma yetkisi tanımamıştır.
        Bu farklılık kadının düşüncelerinin tutarsızlığı veya onda olan bir  eksikliğin ifadesi değildir. Böyle olsaydı kadının kendi fetvalarına  amel etmesi de caiz olmazdı.
        Bu durum tamamen kadının sahip olduğu özel fiziksel yapı ve kendine has bir takım şartlardan kaynaklanmaktadır.
        Yani İslâm'da Peygamberlik, imamlık ve mercilik, dini ve içtimai bir  görevin ifadesidir. Bu ise özel birtakım şartları ve özellikleri  gerektiren oldukça ağır bir görevdir. Hatta erkekler arasından bile  ancak nadir kişilerin kaldırabileceği bir mesuliyettir.
        Yani duygusallıklardan uzak, cesaret, tedbir, atılganlık,  soğukkanlılık, zamanın ve mekanın şartlarına en iyi şekilde vakıf  olabilme gibi bir çok önemli özellikler isteyen bir görevdir. Öte  yandan böyle ağır bir görevi üstlenen kimse görev icabı sürekli  toplumla, değişik çevrelerle ve insanlarla ilişkide olup onlarla  haşır-neşir olması gerekir. Bu saydıklarımız ve diğer bir çok hususu  dikkate aldığımızda, bazı tabii özellikleri ve şer'î mükellefiyetleri  açısından kadınların böyle ağır bir görevi üstlenebilmelerinin imkansız  veya oldukça meşakkatli bir şey olduğunu göreceğiz.
        Zira  kadınlarda insanlığın ve yaradılış düzeninin bir zarureti gereği  duygusallık yönü ağır basmaktadır. Bu yüzden tedbir, taakkül ve  soğukkanlılık isteyen bu görevde beklenen başarıyı gösterebilmesi  mümkün değildir. Öte yandan dini açıdan toplumsal ilişkilerde belli  sınırlara riayet etmesi gereken bir kadının sürekli insanlarla  haşır-neşir olması ve dolayısıyla toplumda cereyan eden durumlardan  gereği gibi haberdar olması beklenemez. Böyle olunca da vazifesini  doğru düzgün ifa edebilmesi de mümkün olmaz tabii olarak .
    İşte görüldüğü gibi, kadınlara bu görevin tanınmaması, aslında onlar  için zor ve meşakkatli bir durum arz eden bir mesuliyetten muaf  tutulmaları demektir. Aynı, ağır bir vazife olan cihattan muaf  tutuldukları gibi. Allah'a emanet olun.


 

Total Visit: 618
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.