Salı 22 Mayıs 2012 - 15:52

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۲۲

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 
     

KAF SURESİ

     

Mekkîdir, kırk beş âyettir.

     

(Hasen'e göre 38 ve 39. âyetler Medenîdir. Kaaf  kelimesiyle baÅŸladığı için bu adla anılmıştır.)     

Rahman ve Rahîm Allah Adıyla     

1- Kaaf, andolsun büyük ve ÅŸerefli Kur'ân'a.[1]     

2- Hayır, onlar, içlerinden bir korkutucunun gelmesine ÅŸaşıp kaldılar da kâfirler,  gerçekten de dediler, bu ÅŸaşılacak bir ÅŸey.     

3- Ölüp bir yığın toprak olduktan sonra mı? Bu, pek uzak, pek olmayacak bir dönüş.     

4- Gerçekten de yeryüzü, onlardan neyi eksiltir, biliriz biz ve katımızdadır her  ÅŸeyi koruyan ve zapteden kitap.     

5- Hayır, gerçek olan Kur’ân, onlara gelince yalanladılar da ÅŸimdi darmadağın bir  iÅŸe daldılar.     

6- Bakmazlar mı üstlerindeki göğe? Nasıl kurduk onu ve bezedik ve bir yarığı,  yırtığı da yok.     

7- Ve yeryüzünü nasıl yaydık ve oraya metin daÄŸlar koyduk ve orada, gözler,  gönüller açan güzelim nebatları çifter-çiftter bitirdik.     

8- Mâbûduna dönen her kulun, can gözünü açmak ve ona, ibret ve öğüt vermek için.     

9- Ve gökten de kutlu bir yaÄŸmur yaÄŸdırmadayız da o sâyede baÄŸlar, bahçeler ve  biçilecek tâneler, yeÅŸertip bitirmedeyiz.     

10- Ve  hurma aÄŸaçları ki boy atıp uzar ve meyveleri, birbirine bitiÅŸmiÅŸ, âdetâ  istiflenmiÅŸtir.     

11- Kullara  rızık olarak ve o yaÄŸmurla ölü ÅŸehri diriltiriz, iÅŸte kabirden çıkış da böyledir.

12- Onlardan  önce Nûh kavmi ve Ashâb-ı Ress ve Semûd kavmi de yalanlamışlardı.     

13- Ve  Âd ve Firavun kavimleri ve Lût'un kardeÅŸleri.     

14- Ve  Ashâb-ı Eyke ve Tubba' kavmi; hepsi de peygamberleri yalanlamışlardı da helâk olmayı  hak ettiler.     

15- İlk  yaratışta âciz mi kaldık ki? Hayır; ama onlar, yeni bir yaratışta şüphe içindeler.     

16- Ve  andolsun ki biz insanı yarattık ve nefsi, onu ne gibi vesveselere düşürür,  biliriz ve biz, ona, ÅŸah damarından daha yakınız.     

17- Ne  söyler, ne yaparsa yazan iki melek var, biri saÄŸda oturmuÅŸ, biri solda.     

18- Hiçbir  söz söylemez ki yanında, onu zapteden, gözetip kollayan biri bulunmasın.     

19- Ölüm  baygınlığı, gerçek olarak gelip çattı mı buydu iÅŸte denir, senin kaçıp durduÄŸun.     

20- Ve  üfürülür sû'ra, iÅŸte bu gündür azap günü.     

21- Ve  herkes, yanında bir sürüp götüren ve bir tanık olarak gelir.[2]

22- Andolsun  ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin  bugün.     

23- Arkadaşı  olan melek, der ki: İşte, ne yaptıysa hepsi bende, hepsi hazır.     

24- Artık  atın cehenneme adamakıllı kâfir olan ve gerçeÄŸe karşı inat eden herkesi.     

25- Hayrı  tamâmıyla meneden zâlim şüpheciyi.     

26- Ki  Allah'la berâber bir baÅŸka mâbut da kabûl etmiÅŸtir, atın artık onu çetin azâba.     

27- Arkadaşı,  Rabbimiz der, onu, taÅŸkınlığa ben sevketmedim ve fakat o, pek uzak bir sapıklık  içindeydi.     

28- Der  ki: Huzûrumda çekiÅŸmeyin ve ben, önceden azâp edeceÄŸimi bildirmiÅŸtim size.     

29- Katımda  söz deÄŸiÅŸtirilemez ve ben, kullara zulmetmem.     

30- O  gün deriz cehenneme: Doldun mu? Ve der ki: Daha yok mu?     

31- Ve  yaklaÅŸtırılır cennet, çekinenlere ve onlardan uzak deÄŸildir.     

32- İşte  denecek, size, mâbûduna tövbe eden, emri, iyiden-iyiye koruyan herkese  vaadedilen bu.     

33- GörmediÄŸi  halde rahmandan korkan ve ona yönelmiÅŸ bir yürekle gelen kiÅŸiye vaadedilen bu.     

34- Esenlikle  girin oraya; bugün, ebedîlik günü.     

35- Onlaradır  ne dilerlerse orada ve katımızda daha da fazlası var.     

36- Ve  nice nesiller helâk ettik onlardan önce; onlar, bunlardan daha çokluktu, daha  güçlü kuvvetliydi, derken ÅŸehirleri delik-deÅŸik etmiÅŸlerdi, her tarafı ellerine  geçirmiÅŸlerdi, fakat bir kaçacak yer mi var?     

37- Şüphe  yok ki bunda, gönlü olana, yahut görerek kulak verene ibret ve öğüt var elbet.

38- Ve  andolsun ki biz, gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattık ve bir yorgunluk gelmedi  bize.     

39- Artık  sabret ne derlerse ve Rabbine ham ederek onu tenzîh et güneÅŸ doÄŸmadan önce ve  batmadan önce.     

40- Ve  geceleyin ve secdelerden sonra.     

41- Ve  dinle o nidâ edenin, yakın bir yerden bağıracağı gün, sesini.     

42- O  gün, o baÄŸrışı, gerçek olarak iÅŸitecekler; iÅŸte o gündür kabirlerden çıkış  günü. [3]     

43- Şüphe  yok ki biz diriltiriz ve biz öldürürüz ve dönülüp gelinecek tapı, bizim tapımızdır.     

44- O  gün yarılır yeryüzü de çıkarlar oradan ve hızlı-hızlı koÅŸarlar; bu toplayış,  bize pek kolaydır.     

45- Biz  daha iyi biliriz ne dediklerini ve senin, onlara, dilediÄŸini yapacak bir kudretin  yok, artık, azaptan korkana Kur’ân'la öğüt ver.

     
      

               
                              [1]                      ) Kaaf, bir  rivâyete göre Tanrı adlarındandır, dünyayı çepeçevre kuÅŸatan dağın adıdır diyenler  de vardır.       
       
                                  [2]                      ) Sürüp  götüren bir melekle yaptıklarına tanık olan bir melek. Tanıktan maksat, insanın  âzasıdır diyenler de olmuÅŸtur. 39-40. Sabah namazıyla öğle ve ikindi namazı,  akÅŸam ve yatsı namazlarıyla gece nafilesi.       
       
                                  [3]                      ) Surun  ikinci defa üfürülüşü.        
   

Total Visit: 388
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.