Perşembe 9 Şubat 2012 - 04:31

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۶:۰۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
   


KABE, İnsanlar için ilk kurulan ev

KABE, İnsanlar için ilk kurulan ev
     

    Kâbe'yi ilk kez inşa eden kişinin Hz. İbrahim (a.s) olduğu tevatür  düzeyinde kesin bir tarihsel olgudur. O dönemde bölgede İbrahim'in   oğlu İsmail ile Yemen'den gelen kabilelerden olan Curhum kabilesi  yaşıyordu. İbrahim Kâbe'yi yaklaşık olarak dörtgen şeklinde inşa  etmişti. Dört yöne bakan köşeleri, esen şiddetli rüzgarların etkisini  kırıyor, zarar vermesini engelliyordu.

     

   Kâbe, Amaliklerin  yeniledikleri güne kadar İbrahim'in inşa ettiği şekilde kaldı. Sonra  Curhum kabilesi (veya tam tersine önce Curhum ve daha sonra Amalikler)  Emir-ül Mü'minin'den gelen rivayette belirtildiği gibi yeniden onu inşa  ettiler.

     

   Kâbe'nin yönetimi, hicretten önce ikinci yüzyılda  Peygamberimizin atalarından biri olan Kusay b. Kilab'ın eline geçince,  onu yıkıp yeniden sağlam bir şekilde inşa etti. Devm (bir çeşit hurma  ağacına benzer) ve hurma ağacı kerestesinden bir tavan yaptı. Yanına da  Darun Nedve'yi inşa etti. Yönetim işlerini ve ileri gelenlerle istişare  etmeyi burada yürütüyordu. Sonra Kâbe duvarlarının baktığı yönleri  Kureyş oymakları arasında bölüştürdü. Onlar da evlerini Kâbe'nin  etrafındaki tavaf alanının çevresinde yaptılar. Evlerinin kapılarını  Kâbe'ye açılacak şeklide planladılar.

     

   Peygamberimizin  peygamber olarak gönderilişinden beş yıl önce bir sel sonucu Kâbe  yıkıldı. Kabileler Kâbe'yi yeniden inşa etmek için iş bölümü yaptılar.  Duvarlarını yapan usta Yunanlı (Rum) Yakum'du. Mısırlı bir marangoz da  ona yardım ediyordu. Sıra Hacer-ül Esved'in yerleştirilmesine gelince,  onu yerine koyma onuruna kimin erişeceği hususunda aralarında tartışma  çıktı. Sonunda Hz. Muhammed'in (s.a.a) hakemliğine başvurmaya karar  verdiler. Peygamberimiz (s.a.a) o sırada otuz beş yaşındaydı.  Kureyşliler onu akıllı, ileri görüşlü, doğru biri olarak biliyorlardı.  Hz. Muhammed bir aba istedi. Hacer-ül Esved'i örtünün üzerine koydu.  Sonra her kabilenin temsilcisinin örtünün bir tarafından tutup  kaldırmasını istedi. Taşın konulacağı doğu tarafındaki yere kadar  yükselttiklerinde, Hz. Muhammed (s.a.a) taşı tutup yerine yerleştirdi.

     

    Yapılan harcamalar onlara ağır gelmeye başladığında, yapıyı bugünkü  hali üzere bıraktılar. Böylece Kâbe'nin bazı bölümleri yapı dışında  kaldı. Binayı küçülttüklerinden Hacer-ül Esved tarafındaki Hicr-i  İsmail dışarıda bırakılmış oldu.

     

   Kâbe, Yezid b. Muaviye  döneminde Abdullah b. Zübeyr'in Hicaz'a egemen olduğu zamana kadar bu  şekilde kaldı. Yezid'in Mekke'deki kumandanlarından Husayn, İbn-i  Zübeyr'le savaştı. Kâbe mancınık atışından isabet aldı. Daha sonra  yıkıldı, örtüsü ve bazı ahşap bölmeleri yandı. Sonra Yezid ölünce  kuşatma kaldırıldı. İbn-i Zübeyr Kâbe'yi yıkıp yeniden inşa etmek  istedi. Bu amaçla Yemen'den arıtılmış kireç getirildi. Duvarları onunla  yapıldı. Hicr-i İsmail Kâbe'nin içine dahil edildi. Kapının yere  bitişik olması sağlandı. Karşı duvarda bir kapı daha açıldı. İnsanlar  birinden girip diğerinden çıksınlar diye. Yüksekliği yirmi yedi zira  (yaklaşık on üç buçuk metre) olarak öngörüldü. Bina tamamlanınca,  Kâbe'nin içine ve dışına misk ve esans sürüldü. Üzeri halis ipek  kumaşla örtüldü. Kâbe'nin onarımı Hicri 64 yılının recep ayının  17'sinde tamamlandı.

     

   Sonra Abdulmelik b. Mervan halife oldu.  Komutanlarından Haccac b. Yusuf'u İbn-i Zübeyr'le savaşmak üzere  görevlendirdi. Nihayet İbn-i Zübeyr yenildi ve öldürüldü. Haccac  Kâbe'ye girdi ve İbn-i Zübeyr'in yaptığı değişiklikleri Mervan'a  duyurdu. Mervan Kâbe'yi eski haline döndürmesini emretti. Bunun üzerine  Haccac Kâbe'nin kuzey tarafını altı zira ve bir karış kadar yıktı.

     

    Bu duvarı Kureyş'in attığı temel üzerinde yeniden inşa etti. Doğuya  bakan kapıyı yerden biraz yüksekçe olmasını sağladı, ötekini kapattı  sonra kalan diğer taşları yerlere döşedi.

   

   960 tarihinde  Osmanlı Sultanlarından Sultan Süleyman tahta gelince, Kâbe'nin çatısını  değiştirdi. 1021 tarihinde tahta geçen Sultan Ahmet, 1039 Tarihinde  meydana gelen büyük selin yıktığı kuzey, doğu ve batı duvarlarını  onardı. Sonra Osmanlı Sultanlarından 4. Murad zamanında bir kez daha  onarıldı. Kâbe o günden günümüze, yâni hicri-kameri bin üç yüz yetmiş  beş veya Hicri-Şemsi bin üç yüz otuz sekiz tarihine kadar herhangi bir  onarım geçirmemiştir.



Total Visit: 385
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.