Salı 22 Mayıs 2012 - 15:49

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۱۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

KİŞAİ

 

 

Hekîm Ebû’l-Hasan Mecdeddîn Kisâî-yi Mervezî, IV/X. yüzyıl ikinci ya­rısı­nın Farsça söyleyen güçlü şairlerindendi.  341/952 yılında Merv’de doğdu. Uzun bir ömür yaşamış olduğundan dolayı da V/XI. yüzyıl başların­dan birkaç yıl gör­müş olması da gereklidir. Bu sebepten dolayı onun yaşamı, Sâ­mânî döneminin sonlarında ve Gazneli döneminin başla­rında geçmiş olmalıdır. Şairlik mesleğinin başlangıcında medhiye şairi olup methiyelerinden bazı kı­talar tezki­relerde mev­cuttur. Fakat ömrünün sonlarında bu işten pişmanlık duymuş ve şiirlerinde öğüt ve nasihata yö­nelmiş, bu yolda öncülük edip Hekîm Nâsır-i Husrev’in öncüsü oldu. Nâ­sır b. Husrev’in ona ve onun şiirlerine yapmış olduğu işaretler ve övgü ka­sidelerinden bazıla­rına verdiği cevap, bu güçlü üsta­dın bu maharetli şairi takip ettiğinin bir delilidir. Kisâî, Şia İsna Aşariye mezhe­bine mensuptu. Nâsır-i Husrev’in kendisine büyük bir saygı duymasının sebeple­rinden biri de onun Şia’ya olan inancı olsa gerek. Kisâî’nin şiirlerinden elimizde fazla bir şey kalma­mış, şiirlerinin toplamı tezkirelerde, lügat ve edebiyat kitapla­rında zikredilenler­den ibarettir. Bu bilgilere göre de onun sözdeki üstadlığı ve başarısı açıkça görü­lür. O, kesinlikle kendi döneminin üstadlarından birisiydi ve mazmunları kul­lanmada, ince anlamları beyan etmede, zengin tav­siflerde ve tabii güzel teşbihleri kullanma noktasında büyük bir güce sahipti. Tüm bu başarı ve beceri­sine ilave olarak onun asıl önemi, Fars dilinde öğüt ve nasihat kapısını açmasındadır. Her ne kadar Semerkand üstadı, bu yolda Fars şiirinin çe­şitli türlerini icat etme nok­ta­sında da ileri adımlar atmışsa da Kisâî, özel kaside­leri bu anlama özgü kı­lan ve onda hikmetli anlamlar ortaya çıkaran, açıklayan ve  bu alanda Nâ­sır b. Husrev-i Kubâdiyânî gibi maharet sahibi şairin ortaya çıkma­sına se­bep olan ilk kişidir.

Aşağı­daki beyitler ona aittir:

Gül, cennetten hediye olarak gönderilmiş bir nimettir. İnsan, gül nimetleri arasında daha şefkatli olur.

Ey gül satıcısı, gümüş yerine ne diye gül satarsın, gülden daha de­ğerli gül yerine gümüşü ne diye alırsın.

*      *      *

Saç boyamdan ve saçlarımı siyaha boyamamdan şayet inciniyorsan bun­dan böyle sıkıntı çekme.

Bundan amacım genç görünmek değil, korkum, yaşlılık aklının ara­nıp da ondan eser bulunmamasıdır.

 

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.