Çarsamba 8 Şubat 2012 - 22:07

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۳:۳۷

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 


İslamda Kadının Rolü -3

     

Muhammed CAN

'' Esaretle yoğrulmuş atalarımın et ve kemiğinden irsi olarak devraldım utanç mirasımı. Sürekli olan bir olgunun içinden süresiz olanı anlamak o kadar zor ki, anlamaya çalışmakla tükenecek ömrümün bir dağ gibi olan ebedi utançtan ne farkı var ki?''


Frankfurt 21.08.07
      mcan313@yahoo.de
     
     
      '' Esaretle yoÄŸrulmuÅŸ atalarımın et ve kemiÄŸinden irsi olarak devraldım utanç mirasımı.
      Sürekli olan bir olgunun içinden süresiz olanı anlamak o kadar zor ki,
      anlamaya çalışmakla tükenecek ömrümün bir daÄŸ gibi olan ebedi utançtan ne farkı var ki?''
     
      ...İthaf olunur ki, Fatıma-tuz Zehra gibi bir ÅŸahsiyet İslam ümmetinin iftihari ise: nice binlerce kadınlarımız (tarihte olduÄŸu gibi) Fatıma 'nın yaÅŸantısını kendisine rehber edinerek kamalet seyrini devam ettirecek örnek İslam kadını olmaya adaydır. Fatıma (s.a)'nın kucağında yetiÅŸen evlatların deÄŸil sadece İslam tarihinde belki insanlık tarihinde eÅŸi benzeri görülmemiÅŸ ÅŸahsiyetler olarak tarihe damgasını vurmuÅŸlar. (Gerçi bu konuda İmamet yıldızları apaydın birer nurdan çıra olarak İslam ümmetine yol göstermeleri bile bir olgu olarak İslam ümmetine gerekenleri açıklamıştır.) DeÄŸilmi ki; yeryüzünü Adalete boÄŸacak olan hakikat güneÅŸi Hz.Bakiyetullah (a.f) O'nun pakize vucudunun pak evladıdır. DeÄŸilmi ki; İslam mektebinin hükümlerini yayan nice tanınmış İslam düşünürleri ve mütefekkürleri yitiÅŸtiren O Hazretin pak bahçesinin çiçeklerinden olan Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)'dır.
      DeÄŸilmi ki; bugün yeryüzünde Kerbela'da düştüğü sanılan <> Bayrağını dünyanın kalbine saplamış ve göğsünü siper edip, pervasızca yapılan saldırıları savunan Hz. Uzma-il Ayetullah Seyyid Ali Huseyni Hamaney (ruhumuz ona feda olsun) onun pak bahçesinin güllerindendir.
      Hakeza: İslam ümmetinin geçmiÅŸte Hazreti Fatıma'ya (bir grubun yapığı adaletsizlikler hariç) duyduÄŸu sevgi ve ondan aldığı ilhamla nasıl en aşılmaz badireleri devirebiliyorduysa, bu günde nezih evlatlarından aldığı ilhamlarla yeryüzü bozguncularının burunlarını (bir kısmını sürttüğü gibi) yere sürtmeye çeyrek kalmış seviyededir. DeÄŸilmi ki; bugün ''siyonizm''e dünyayı dar eden İslam ümmetinin kahraman evlatlarının önderliÄŸini ve öncülüğünü yapanlar yine onun evlatlarındandır. Yeryüzünün en doÄŸusundan en batısına kadar bütün İslami mukavemetlerin hemen hepsinin önderliÄŸini yapan yada yapttıran, DeÄŸilmi ki; yine Zehra'nın bitmez tükenmez bilmeyen gül bahçesinde yetiÅŸen ve sadece bu bahçeye has olan nadide güllerdir.
      DeÄŸilmi idi ki; yeryüzünü, DoÄŸu ve Batı Kutup ve Kulüpleri kendi aralarında paylaşır ve paslaşırlarken ve İslam ümmetini yeryüzünde fazlalık olarak gören bu ideolojilerin yerinin tarihin müzeleri olduÄŸunu söyleyip, söylediÄŸini ıspatlayan, ha keza; diÄŸer kalıntılara ise ecel sürelerinin yaklaÅŸtığını haber vererek, fazlalık olarak görülen İslam ümmetine yeniden ''diriliÅŸ muÅŸtusu'' ve ''öze dönüş'' metodunu sunan, ümmetin ciddi manada baÅŸkalaÅŸma hastalığına yakalandığı bir dönemde, gidiÅŸata dur diyebilmeyi baÅŸaran İmam-ı ümmet Hz. Ruhullah-il Musevi (k.s) yine bu bahçenin ender yetiÅŸir güllerindendi! O gül ki, çağının İbrahim'i rolünü üstlenmiÅŸti adeta. Ve Nemrut'ların sonunun geliÅŸini cihan penceresinden gösteriyordu dünyalılara!
      Evet bir sembol olan fedek bugün bir realite (gerçek) olarak hakkı gaspedilen Hz. Fatıma (s.a)'nın varisleri olan evlatlarına geri döndü, dönecektir. Bir sembol olan fedek dünya var oldukça davasını sarsılmaz bir irade ve azimle yürüten evlatlarına ve onların takipçilerine ilham kaynağı olarak kadınlarının efendisi olan Fatıma (s.a)'dan miras kaldı!
      Hutbeden:
      3- <<... Acaba Resulullah (s.a.a) "KiÅŸinin ihtiramı, evlatlarına iyi davranmakla korunur" diye buyurmuyor muydu? Ne çabuk da verdiÄŸiniz ahdi bozdunuz? Sizlerin benim talebimi yerine getirmeye gücünüz var ...>>
      Cümleye yanaÅŸtırılıp satır aralarına sığdırılabilecek hiçbir kelime bulunamaz. Åžu kadar ki, ÅŸanlı İslam tarihinde ve günümüzde tecelli eden bazı olguları hatırlatmaktan baÅŸka bir malzemeye sahip deÄŸiliz.
      Biz Resulullah (s.a.a)ın ümmeti olarak Resulümüze gereÄŸi gibi ahdi vefa göstermedik mi? Kutlu ÅŸahsın ihtiramına; Kah ben-i ......sinde, Cemel ve siffin'de. Kah Nehrivan, yevm-us sabat ve Kerbela'da, ve de Åžam sarayları BaÄŸdat ve Tus zındanlarında!
      Peygamber'in evlad u-eyali köle kabul edildi peygamber dini adına! Peygamber dininin koruyuculuÄŸunu üstlenip ihtiramına gölge düşürdük ihtiram adına! Peygamber kızlarını kendi kızlarımızla eÅŸit bile tutmadık.
      Bugün Ya?! Farklı bir konumda olduÄŸumuzu ıspatlayabilir miyiz? Ümmeti kılıçtan geçiriyoruz, ümmet adına ve Peygamber evlatları yine yalnız yine mazlum ve suçsuz muhasara edilmiÅŸ(Lübnan ve Irak bunun örneÄŸi). Kerbela'lar yaÅŸatılıyor yeniden peygamber evlatlarına ve yarenlerine. Peygamberin dininin varislerine aklın alamayacağı iÅŸkence ve zülümler sahnede tekrar canlanmış. Sahi ne zaman ölmüştü ki bu sahne yeniden dirilsin?!
      Hutbeden:
      4-<<... Öyleyse neden hak aÅŸikar olduktan sonra ÅŸaÅŸkınlığa düştünüz ve gerçekler ilan olduktan sonra onu tekrar gizlemeye ve hakka yöneldikten sonra geriye döndünüz ve iman ettikten sonra ÅŸirke düştünüz ...>>
      Nice yüzyıllar boyunca Fatıma ve Ali evlatlarının dökülen al kanlarıyla kızıl lale bahçesine dönüşen Fedek (İslam coÄŸrafyaları)'den Fatıma 'ya cennetten getirilerek babası tarafından sunulan ıtır kokusunu yaymaya baÅŸladı. Yere gömülen her bir kırmızı kan damlası binler olup göğe doÄŸru boy atmaya baÅŸladı (Hz. Huseyn'in kanı), Ve kanla, cesetle üstü örtülmek istenen hakkın has bahçesinin gülleri aÅŸikar oldu. Bu hakkın taa kendisiydi. Hak aÅŸikar oldu aniden. Sonra? Sonrası malum; ÅžaÅŸkınlık, sarsıntı, ne olduÄŸunu anlayamama. Öyle bir ÅŸaÅŸkınlık ki, bu ÅŸaÅŸkınlığın verdiÄŸi sarhoÅŸluktan baÅŸlar dönmeye baÅŸladı. Kulaklardaki çınlama ve uÄŸultular beyinlerin taa derinliklerine kadar iniyor, yetinmiyor bununla, var olan ruhları ve vicdanları tırmalayıp içine sızası geliyordu adeta. Sendeleyip yere düşmemek için tutunacak birÅŸeyler aradılar!
      Kimlerdi bunlar? Kimler yoktu ki, bu sahnede; Alimler, aydınlar, entellektüeller, politikacılar, siyasetçiler, işçi, emekçi her kesimden ve her takımdan kimleri ararsan, kimleri sorarsan bulabilirdin bu sahnede. Hatta Feodaller ve Kapitalisler bile vardı bu sahnede! Hattanın ötesinde asıl başı çekenler bunlardı. Zira bunlara ait olan bir dünya var ve ellerinden alınırsa sahip olabilecekleri baÅŸka bir ÅŸeylerinin kalamayacağını kenileri daha iyi bilirler! Hakkın taa kendisi olan bu sesin çaÄŸrısına koÅŸmaktan baÅŸka bir ÅŸey düşünemedi, ihtiyari, gayri-ihtiyari. Her kesim sesin geldiÄŸi yöne doÄŸru (hareket) yürümeye baÅŸladılar.
      Ne olduysa birden oldu! İçlerindeki var olan yaban yılanını öldüremeden harekete geçen bu bileÅŸke toplumun böğrü, acı, sızı ve tarifi imkansız sayılabilecek sancılar kapladı! Ve tedavi teÅŸhisine koyulmaya baÅŸladılar!
      Tedavi;
      Sen ki; Bilmem kaç yüzyıllar boyu Cihangir Sultan devrinin varisi! Senki, petrol ve dolar Åžeyhi, sen ki, ... ecdadının soyu, sen ki, sen ki, diye baÄŸrını deliyordu yaban yılanının okları!
      Bir anda Timur'lar, Cengiz'ler, Tarık'lar ve daha kimler, kimler hayat bulmadı ki yaban yılanının oklarıyla! Öyle ki, bu sahneye Babil'den, Asur'dan, Ninova'dan gelenler bile vardı. Hammurabi ve Asurpanibal bile gelmiÅŸti.
      DiÄŸer bir kısım ise sendelemeye devam ediyordu...?
      Hutbeden:
      5-<<... O, sizlere sürekli utanç kaynağı olacak, üzerinizde de Allah'ın gazabı ve ebedi bir utanç dağı olarak; sizi, yürekleri kapsayan Allah'ın ebedi ateÅŸine götürecektir. Bilinki, yaptıklarınız Allah'ın gözü önündedir ...>>
      Esaretle yoÄŸrulmuÅŸ atalarımın et ve kemiÄŸinden irsi olarak devraldım utanç mirasımı. Sürekli olan bir olgunun içinden süresiz olanı anlamak o kadar zor ki, anlamaya çalışmakla tükenecek ömrümün bir daÄŸ gibi olan ebedi utançtan ne farkı var ki? Ah yüreÄŸim bendemi ki?! BaÅŸkaları yaşıyor yüreÄŸimle ateÅŸi ise bana! Soyuma devam ettirebilmesi için miras bırakmaya ant içmiÅŸ gibiyim! Bugünün eylemlerinden yarınlardakilere karşılığı sönmeyen bir ateÅŸ (cehennem) olan! Ama hayır, hayır deÄŸiÅŸmeye karar verdim. Bugün ve gelecekte gelecekler adına, yazın adımı adsız kahramanlar ordusuna! Yazın adımı atalarından kalma sönmeyen bir ateÅŸin (1) mirasçıları ordusuna.
      ... Ve bu okulun öğrencileri üstadlarından aldıkları mesajlarla zulüm saraylarının göbeÄŸinde dilleri boyunlarının arkasından çıkartılması pahasına hakikatleri hep haykırmışlar ve haykıracaklar.
      Ve sevgi okulunun Üstadları ÅŸunu öğrettiler ki; sevginin bedeli ve karşılığı düşmanın güç ve kılıcıyla karşılık bulacaktır.
      Ve sevgi okulunun takipçileri hürriyet ve Adalet uÄŸruna üstadlarının kendilerine ağır, bir o kadar da kutsal miras olarak bıraktıkları ÅŸehadet çizgisini seve seve can'ı gönülden üstlendiler ve üstleneckeler.
      ... Ve Fatıma ana gam ve keder yüklü ana. UÄŸruna kendisini feda ettiÄŸi deÄŸerlerine dönderdigi mesajlarda ÅŸunu öğretti, ÅŸehadet çizgisinin varislerine; o takipçiler ki, emanet aldıkları ilahi mirası canları pahasına da olsa korusunlar. Belki yalnız kendilerini deÄŸil bütün varlıklarını.
      DeÄŸilmi ki; Mazlumiyet anası Fatıma (s.a) kendisiyle birlikte bütün evlatlarını feda etti.
      ... Ve neden sevgi okulunun kurucusu daha hayatta iken sunmuÅŸtu emaneti, ehl-i olan sahibine? Fatıma (s.a)'nın emanetii bir mirastan ziyade kendi hakkıdır!
      DeÄŸilmi ki; Bugün gerçek varislerin gaspedilmiÅŸ haklarından bir kısmının kurtarıldığı parçaya gasp eden zihniyetin olanca hırçınlığıyla saldırıp siz emanetin varislerinin emanette tasarruf hakkınız yoktur. Demeleri!
      Devam edecek...
      Dipnotlar:
      1-M.İkbal'in:
      ''Ey Acem gençliÄŸi!
      Yanımda atalarınızdan kalma
    sönmeyen bir ateÅŸ var'' mealindeki ÅŸiirine atıftır.

 


Total Visit: 301
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.