İslam İnkılabı Rehberi'nin Şiraz'da Üniversitelilere Hitaben Yaptığı Konuşma 03/05/2008 Bismillahirrahmanirrahim,
Güzel, tatlı ve gönüle yatan bir toplantı... Üniversite çevresinde; o da Şiraz’da... Şiraz’ın bizzat kendisi tarih boyunca günümüze kadar bir ilim merkeziydi. Şiraz’da üniversite, ilim içinde ilim demektir. Merkez içinde merkez... Buna ilave olarak, burada bulunan geniş bir yelpazeye mensup üniversite öğrencileri ve muhterem öğretim görevlilerinden oluşan bir grup, toplantıyı sosyal, siyasal ve bilimsel bir arenaya çevirdiniz.Ben de özellikle üniversiteli gençlerin yer aldığı bu tür toplantılarda kendimi daha genç hissediyorum. Bütün yaşlı insanlar böyledir; gençlerin bulunduğu bir muhitte neşelenir ve kendilerini gençleşmiş hissederler. Bu yüzden ben, ister çeşitli kuruluşların temsilcileri olsun ve isterse seçkinler, değerli üniversitelilerin konuşmalarını dinlemekten hiç bir şekilde yorulmuyorum. Sizlerle söyleşmek de beni sıkmıyor. Bu toplantının tek kusuru, havanın sıcak oluşudur. Ben, gölgede oturmuş olmama rağmen, havanın sıcaklığını hissediyorum.Sizler güneş altındasınız, özellikle çadırla örtünmüş değerli hanımların sıcak altındaki durumları beni rahatsız etmektedir. Öncelikle değerli üniversiteli öğrenciler ve muhterem üniversite rektörünün sözlerine bir göz atayım. Bazı noktalara değinmem gerekiyor. Seçkinlerin desteklenmesi alanında yeterli faaliyetlerde bulunulmadığı söylendi. Kabul etmek gerekir ki, bu işte olduğu gibi tüm diğer işlerde de idari bir teşkilatlanmaya ve gerekli mekanizmaya ihtiyaç vardır. Bu, bürokrasi çarkları arasında sıkışmak anlamına gelmez. Bir teşkilatın, bir sorumlunun ve bir fikir merkezinin oluşturulması anlamına gelmektedir. Bu ihtiyaç son bir iki yılda en iyi şekilde gerçekleştirilmiştir. Yani, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı düzeyinde.Buraya bir üniversiteliyi yerleştirdiler ve bildiğim kadarıyla, bana verilen raporlara göre bir takım iyi işler de becerdiler. Ancak, siz gençlerin sözleri arasında, bizim gençlik dönemlerimizde de olduğu gibi, işlerin çabucak halledilmesi gerektiği kaydedildi. Bu ‘çabucak’ ibaresi her yerde uygun olmayabilir. Kimi işlerin doğasında aceleye yer yoktur. Eğer hızla gerçekleştirilirse, yeni sorunlara yol açabilir. Bu tür işleri, doğasına dikkat ederek hayata geçirmek zorundayız. Besic üyesi üniversite öğrencilerinin temsilcisi de ayrı bir konuya temas etti ki aslında ben de aynı taleplere sahibim. Bizim bir iki yıl önce gündeme getirdiğimiz İslami ve İran’lı bir gelişme modeli hakkında pratikte ne kadar çalışıldığını sordular. Doğru, sorulması gereken bir konu... Üniversite öğrencileri için bir araştırma merkezinin kurulması teklifi de güzel bir teklif... Yüksek öğretim bakanlığı yetkililerinin incelemesi yerinde olur, iyi bir fikir... Eğer üniversite öğrencileri vakit edinecek ve bu alanda faaliyet gösterebileceklerse, bu araştırma merkezinde çalışsınlar. Bu ilgi çekici bir teklif olup, incelenmeye değer... (...)
|