PerÅŸembe 9 Åžubat 2012 - 06:02

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۳۲

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       
                                     
İslam İnkılabı Rehberi’nin Bi’set Yıldönümünde Yaptığı Konuşma
                                                                                   
11/08/2007

Bismillahirrahmanirrahim,
              Tüm  İslam ümmeti, İran'ın asil ve mümin milleti, siz deÄŸerli yetkililer,  saygıdeÄŸer konuklar ve İslam ülkelerinin büyükelçilerini bu büyük  bayram münasebetiyle tebrik ediyorum. Gerçekte bu bayram dolayısıyla  tüm beÅŸeriyeti kutlamak gerekir. Çünkü son peygamberin Bi'set'i, tüm  beÅŸeriyetin yüzüne açılan kurtuluÅŸ kapısıydı ve onları beÅŸeri  toplumların müzmin ve eskimiÅŸ dertlerinden kurtarmaya yönelikti.  Kimileri bu nidaya, davete icabet etti ve faydalarından yararlandı,  kimileri de kusur etti ve zararını gördü.
              Bu gün de bize göre  beÅŸeriyet, Bi'set'in mesajı ve ilahi ilahi peygamberlerin öğretilerini  izlemek konusunda hala niyaz ve ihtiyacın doruÄŸundadır ki, bu öğretinin  tümü en mükemmel biçimi ile İslam ve Kur'an-ı Kerim'de toplanmıştır.  İslami davet programlarının başında üç konu her ÅŸeyden önemlidir ve  Kur'an-ı Kerim ayetlerinde de bu konuya önemle vurgu yapılmıştır.  Bunlar ilim ve hikmet, tezkiye ve ahlak, adalet ve insaftır.
              EÄŸer  doÄŸru bakacak olursak, bu gün de insanoÄŸlu bu üç ÅŸeye muhtaçtır.  BeÅŸerin ilmi günümüzde büyük ilerlemelere imza atmıştır. Ancak bu  ilerleme sadece belli bir boyutta, maddi ve tabii ilimlerde, maddi  hayatla ilgili ilimlerde, insanlık arasında ilerleme kaydetmiÅŸtir. Oysa  insanoÄŸlu manevi ilimlerde, beÅŸerin zihnini yaradılışın baÅŸlangıcına ve  ilahi tevhide açıp aydınlatan, onun kalbini beÅŸerin yaratıldığı sebebe  yönlendiren ÅŸeyleri öğrenmeye muhtaçtır. İslam'ın ilme daveti, çok  yönlü bir davettir. Ahlak meselesi, manevi ve ruhi tezkiye, daha da  önemlidir. İnsanoÄŸlunun sorunları ahlaki tezkiyeden uzak kalmasından  kaynaklanır.
              Bu sözlerin en baÅŸta gelen muhatapları milletlerin  seçkin insanları, ülkelerin ve toplumların yetkilileridir. BeÅŸeri  toplumların zirvesinde yer alan siyasi, ilmi ve kültürel seçkinler,  ahlak, maneviyat ve tezkiye ile donatılsa, bu unsurlar onlar için söz  konusu olsa, bu fazilet pınarı zirveye de uzanır ve insanlar da iyi  ahlak sahibi olur.
              Bu sözlerin en baÅŸta gelen muhatapları İslam  ülkelerinin yetkilileridir. Dünya sevgisi, ÅŸehvet, hayvani hevesler  gibi baÄŸlılık, kaynağı hayvani ve maddi çıkarlar olan dostluklar ve  düşmanlıklar, kaynağı iktidar hırsı ve maddi güç elde etmek olan savaÅŸ  çığırtkanlıkları, kaynağı ülkelerin siyasetinden sorumlu olanların  kötülük ve siyasi rezaletlerinden kaynaklanan güvensizlikler, beÅŸeri  toplumların önemli sorunlarıdır.
              Ahlaki tezkiye, bir ülke için  zaruridir. İnsanların bir birini sevmesi, bir birine karşı insaflı  davranması, insanların hayatını programlarken baÅŸka insanların durumuna  riayet edilmesi, insanlar arasında ÅŸefkat, iÅŸte bunlar da insanların  hayatına huzur kazandıran ÅŸeylerdir.
              EÄŸer bu gün dünyanın geçmiÅŸe  nazaran daha çok güvensizlik ateÅŸinde yandığını görüyorsak, güvensizlik  bu gün insanlar için en büyük afet veya en azından en büyük afetlerden  biridir. İnsanların kendi aileleri içinde bile güvenleri yoktur, sosyal  hayat ortamında güvenleri yoktur, kendi ülkelerinde ve vatanlarında  güvenleri yoktur. Bu güvensizlik kötü siyaset, iktidar hırsı,  ahlaksızlıklar, insanların tezkiyeden uzak kalmasından kaynaklanır ve  İslam dini bizi tezkiyeye davet eder ve bu da İslam dininin en önemli  öğretilerindendir:

               

«يتلوا عليكم اياتنا و يزكيكم و يعلّمكم الكتاب و الحكمة»

             

"Yani ilahi ayetleri tilavet eder ve onları tezkiye eder ve onları öğretir."
                Adalete  gelince; adaletin hakim olması tüm ilahi peygamberlerin emridir. Yüce  Allah resullerinin, kitapların gönderilmesi ve nebilerin ve nebileri  izleyenlerin bunca çabasının insanların hayatının adalet ve eÅŸitlik  ilkesine dayalı olması içindir, diye buyurur:

             

«ليقوم النّاس بالقسط»

             

Aziz  kardeÅŸlerim, bizim İslami mücadelemizde güttüğümüz arzu, bu  özelliklerle imtiyazlı olan bir toplum kurmaktı. İslam inkılabı bir  grup, bir parti veya bir cemiyetin sultacılığı için oluÅŸmadı. İslam  inkılabını İran'ın müslüman milleti baÅŸlattı ve bu inkılaptaki amacı da  İslami bir toplum kurmaktı. İşte İslami toplumun kriterleri ve  özellikleri de bunlardır: İlimli bir toplum, ahlak ve adaletten  yararlanan bir toplum. Hepimiz bunun için çaba harcamalıyız. BaÄŸlı  olduÄŸumuz ilkeler bunlardır. İslam toplumunun yolunda oluÅŸan deÄŸerler  bunlardır. Bizim maddi hayatımızı, refahımızı, siyasi ve uluslararası  izzetimizi, güvenliÄŸimizi tam olarak temin edebilecek ÅŸey de bunlardır.  Hepimiz ilimli, ahlaklı ve adaletli bir toplum oluÅŸturmak için çaba  sarf etmeliyiz. Devletlerin de görevi budur. Yetkililerin ve çeÅŸitli  alanlarda yöneticilik yapanların da görevi budur. Halk kitlesinin  arzusu da budur. Onların talep ettiÄŸi ve yetkililerden istediÄŸi de  budur. İlim, ahlak ve adalet sahibi bir toplum... Biz İslam  inkılabından bugüne dek nerede İslami görevimizi yerine getirdiysek,  ilahi hükümlere saygı duyduysak, görevimiz yolunda kararlı olduysak,  ilerledik. Ama nerede çeÅŸitli sakıncalar bize egemen olduysa, İslam'ın  temel ilkelerinden taviz verdiysek, gözümüzde ve gönlümüzde maddi  inançların ÅŸatafatını büyüttüysek, yenildik, maÄŸlup olduk, baÅŸarısız  kaldık.
                Bugün dünyanın çeÅŸitli inançları, zorba devletlerde  uluslararası politikaların sözcülerinin gündeme getirdiÄŸi ÅŸeyler,  insanları saadete erdiremez. Ayrıca uluslararası güçlerin yetkilileri  ve yöneticilerince gündeme gelen ÅŸiarlar da gerçekçi deÄŸildir. Bugün  insanoÄŸlu iki büyük derde müpteladır. Birincisi insanoÄŸluna gösterilen  yol, yani maddiyat yolu, yanlış bir yoldur. İkincisi bugün beÅŸeriyetin  iÅŸlerinden sorumlu olanlar salih insanlar deÄŸildir. Dünyanın haline bir  göz atın, milletlere reva görülen zulümlere bakın, İslam ümmetine reva  görülen zulümlere bakın, Filistin'de, Irak'ta, Afganistan'daki  zulümlere bakın, İslami hükümlere yönelik zulümlere bakın. Bunları  görüyorsunuz. Kendileri terör, fesat, savaÅŸ ve kan dökme kaynağı  olanlar İslam dinini terörle suçluyor, İslam dinini irtica ile  suçluyorlar. Kendilerinin mutlak hakimiyetini tüm beÅŸeriyete dayatmak  isteyenler, bugün Amerika BirleÅŸik Devletleri, bu müstekbir ÅŸeytani ve  taÄŸuti güç, tüm dünyayı yutmak istiyor, gücünü insan hayatının her  alanına yaymak istiyor. Ardından da bunlar demokrasi iddiasında  bulunuyor, insan hakları iddiasında bulunuyorlar. En fasık insanlar  beÅŸeriyeti ıslah bayrağını eline geçirmiÅŸ bulunuyorlar. Bu, beÅŸeriyet  için büyük bir afettir.
                Bizim İslam ümmetimize gelince, bugün büyük  tarihi bir sınavla karşı karşıyadır. Biz baÅŸkalarına bakmıyoruz, kendi  İslam ümmetimize bakıyoruz. İslam ümmeti kendi içinde Kur'an-ı Kerim'e  sahiptir, İslam ahkamına sahiptir. BeÅŸerin saadet dolu aydın hayatının  yolları Kur'an-ı Kerim'de mevcuttur. İslam ümmeti kendine dönerek,  İslami kimliÄŸine dönerek, insan hayatının tüm köklerini hedef alan bu  yıkıcı dalgaya karşı durabilir, tabi gayret etmesi gerekir. İslam  ümmeti gayret etmelidir ve en baÅŸta tüm İslam ülkeleri yetkilileri bu  sözlerin muhatabıdır. Onlar gayret etmelidir.
                İslami dayanışmak  demek, müslüman ülkelerin büyük İslam ümmetinin kıymetini bilmesi  demektir. Biz parçalanmaktan yarar görmeyiz. Biz bir birimize düşmanlık  etmekten yarar görmeyiz. Biz etnik, Åžii-Sünni, Arap-Acem ihtilaflarının  körüklenmesinden yarar görmeyiz. İslam ümmeti bir çok imkanları ve bir  çok sermayesi olan muazzam bir mecmuadır. Ama batı dünyası bizi  parçalamıştır, bizi bir birimize karşı getirmiÅŸtir, kavimlerimizi  müslüman kardeÅŸleriyle vuruÅŸması için silahlandırmıştır ve bizler de  bilmeyerek ve cahilce bu komplonun, bu hilenin tuzağına düşmüşüz.  Kendimize gelmeliyiz.
                Biz bu yılın İslami dayanışma yılı olmasını  laf olsun diye söylemedik. Biz İslam dünyasına yönelik komploları  görüyoruz, sarf edilen çabaları görüyoruz, harcanan paraları görüyoruz,  kardeÅŸler arasında ayrılık yaratmak için, güçlerimizi bir birimize  karşı kullandırmak için, ilerlememizi engellemek için. Bizim geri  kalmışlığımız çoktur. İslam dünyasının geri kalmışlığı çoktur. İlim ve  teknoloji alanlarında ilerlemeliyiz, daha da önemlisi nefsin  terbiyesinde, kendimizi yetiÅŸtirmekte harekete geçmeli, ilerlemeliyiz.
                Bugün  batılıların demokrasi olarak önerdiÄŸi ÅŸey, gerçekte halkın hükümeti  deÄŸildir. Halk hükümetini İslam getirdi. İslam'da ülke yetkilileri ve  yöneticileri ile halk arasındaki iliÅŸki imana dayalıdır, sevgiye  dayalıdır, samimi iÅŸbirliÄŸine dayalıdır, gerçek rızaya dayalıdır. Bu  reçete bugün bizim elimizdedir. Ne zaman bu reçeteye her ne ölçüde  uyduysak, baÅŸarı ve zaferi gözlerimizle görmüşüzdür. Ancak bugün İslam  dünyası yaralıdır. İnsanın kalbi Filistin milleti için yanıyor. İnsanın  kalbi Irak milleti için yanıyor. İnsanın kalbi Afganistan milletinin  acıları için yanıyor. Bunlar baskı altındalar, İslam ümmetinin esas  düşmanlarının baskıları altında.
                Bugün Filistin meselesinde Filistin  milletine baskı yapanlar Irak'ta Irak milletini çiÄŸneyenler, Irak  milleti veya Filistin milletine düşmanlık gütmüyor, onlar İslam  ümmetine karşı çıkıyorlar. BaÅŸka yerde de güçleri yetecek olursa aynı  davranışta bulunacaklar. Onlar için Sünni, Åžii, Arap veya Acem fark  etmiyor. Bunun adı, güç hırsıdır. Güçten sarhoÅŸ olmak ve maddi ve  ÅŸehvet dolu hedeflerden baÅŸka ÅŸey düşünmemenin sonucu iÅŸte budur. İslam  ümmetinin uyanması gerekir.
                İslam peygamberinin (S) mübarek varlığı  tüm İslami grupların vahdeti için temel nokta ve eksendir. Herkesin  kalbi İslam peygamberinin (S) sevgisi ile dolup taşıyor. Tüm İslam  ümmeti Allah'ın bu seçkin kuluna ve tarihin tümünde en yüce insan olan  bu ÅŸahsiyete aşık ve hayrandır. Bunu İslam ümmetinin vahdeti ve birlik  ekseni yapmalı ve İslam ümmeti böylece birbirine yakınlaÅŸmalıdır.
                Yüce  Allah'tan bizleri hidayete erdirmesini temenni ediyoruz. Bize, İslam ve  müslümanların geliÅŸmesi ve yücelmesine vesile olacak her ÅŸeye doÄŸru yol  göstermesini diliyoruz. Bizi unutmasın ve İnÅŸaallah Hz. Veliyyi-i  Asr'ın (S) gönlünü bizden razı eylesin. Bizi bu yola hidayet eden ve bu  yola devam etmemize yardımcı olan rahmeti imamımızın mutahhar ruhunu ve  deÄŸerli ÅŸehidlerimizi selamlıyoruz.
                Allah'ın selam ve rahmeti üzerinize olsun...


Total Visit: 215
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.