PerÅŸembe 29 Temmuz 2010 - 16:25

الخميس ١٨ شعبان ١٤٣١

پنجشنبه ۷ مرداد ۱۳۸۹ - ۱۷:۵۵

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
   


İslam Dini ve Kültüründe Hac

     
Mekke
     

     Zilhicce güneÅŸinin ışınları Mekke'yi muazzama dağının ardından  saçılmaya baÅŸladığında, Vahy, Kur'an ve İslam beldesi olan Mekke'ye  doÄŸru hacı adaylarının akını baÅŸlar. Hacı adaylarının lebbeyk lebbeyk  zikirleri Mekke'nin manevi atmosferinde yankı bulur. Åžimdi Kabe'yle  buluÅŸma aÅŸkı, Allah'ın evini ziyarete gelen hacı adaylarını coÅŸturur.  Hayret verici bir nida ve zikir dalgası yükselir. Åževk ve yakarış göz  yaÅŸlarıyla bütünleÅŸip, yanakları ıslatır. Hacıların yüzlerinde Allah'a  kulluk sevinci ve neÅŸesi okunur.

    Sanki herkes kaybettiÄŸini  bulup, çevresine toplanarak aÅŸkını beyan ediyor. Bunca geliÅŸmeler, iÅŸte  haccın azamet ve büyüklük sırrını ortaya koyuyor. Hz. İbrahim (as) oÄŸlu  İsmail'le birlikte Beytullah'ul haram Kâbe evinin temellerini attığında  şöyle haykırdı:

    Allah'ım, ben evlatlarımı namaz ikame etmek  için, senin haremin olan bir evin kenarında ve kurak bir çölde  konuÅŸlandırdım. Allah'ım, halkın kalp ve gönüllerini onlara yönelt,  kendi nimetlerinden onlara bereketler yaÄŸdır ki sana şükretsinler.  Rivayetlere göre Hz. İbrahim Kâbe evinin inÅŸaatını bitirdiÄŸinde, Allah  indirdiÄŸi vahyle İbrahim'e Ey İbrahim, halkı bu evi ziyarete çağır  buyurduÄŸunda İbrahim dedi ki; Ya Rabbi, bu çölde benim sesimi kim  duyabilecek ki.

    Yüce Allah bunun üzerine buyurdu ki; senin  görevin bu mesajı duyurmaktır. Bense bu mesajı halka ileteceÄŸim. Bunun  üzerine Hz. İbrahim Allah Teala'nın emri üzerine bir kayalığın üzerine  çıkıp haykırdı:

Ey  halk, burası Allah'ın evidir. Onun ziyaretine koÅŸun. Allah İbrahim'in  bu tevhid nidasını kıyamete kadar insan kuÅŸaklarına ilettiÄŸinde onlar  da icabet edip, lebbeyk Allahumme lebbeyk, nidasını yükselttiler. Bu  olaydan sonra birçok manevi, insani, siyasi, toplumsal ve kültürel  özellikler taşıyan hac, muvahhid ve müslüman insanların odak noktası ve  kıblesine dönüştü.

      

Lebbeyk Allahumme lebbeyk.

     Hac, Allah'ın evini ziyaret edip, onun özel merasimi ve menasıkini  yerine getirmek anlamındadır. Resulullah Hz. Muhammed (saa)'in  Medine'ye hicretinden sonra, müslümanlara hac yapma farz kılındı. Mali  imkana sahip olan her bir müslüman kadın ve erkek hayatı boyunca en az  bir kez Beytullah'ı ziyaret etmelidir. Kur'an-ı Kerim, Allah'ın evini  halk için inÅŸa edilen ilk ev olarak nitelendirip, Ali İmran sûresinin  96. ayetinde şöyle buyuruyor:

    Şüphe yok ki ilk kurulan ev,  Mekke'deki evdir. Kutludur ve alemlere doÄŸru yolu gösterir. Kâbe  uluslararası barış ve güvenliÄŸi tesis faktörü ve garantörüdür. Bu  yüzden dünya mazlum insanları, zulme karşı kıyam ve adaleti inÅŸa için  bu güvenli mekanda haklarını arayabilirler. Beytullahul Haram'ın  güvenlik ÅŸartları ve ağı öylesine geniÅŸtir ki, hiçbir hacı adayı ve  hacı hatta hayvanlara, bitkilere ve haÅŸerelere bile zarar veremez.  BaÅŸka bir deyiÅŸle haccın terbiyevi ve kültürel derslerinden biri  insanın baÅŸka insanı azarlamaması ve insanların birbirinden emin  olmasıdır.

     
Mekke
     

     Hac merasimi, amel ve menasıki islam dininin güzel tablosunu ve onun  dünyevi ve uhrevi hayata bakış tarzını gösterir. Ali İmran suresinin  97. ayetinde yüce Allah şöyle buyuruyor:

    Oradadır apaçık  deliller ve İbrahim'in durağı ve kim oraya girerse emin olur.  İnsanlardan, oraya gitmeye gücü yetene, Allah rızası için o evi ziyaret  ederek haccetmesi farzdır. İnkar eden eder, Allah şüphe yok ki bütün  alemlerden müstaÄŸnidir. Bu ayeti ÅŸerife göre, hac, Allah'ın insan  üzerindeki hakkıdır. İnsan ise Allah'ın rızası için bu manevi ziyareti  gerçekleÅŸtirip, halis niyet ve huzulu bir kalple tevhidin marifetine  ulaÅŸmalıdır. Hac, tıpkı namaz, oruç, zekat ve cihad gibi islami  ibadetlerden sayılır. İbadet, insanın yaradılış hedefidir. EÄŸer hac  ihlas ve sadaka üzerine yapılırsa, insanın rabbiyle iliÅŸkileri  saÄŸlamlaşır. Hac, insanın varlık alemiyle uyumlu hareket edip,  yücelmesine ve düzenli hareket etmesine sebep olur. İnsanın ruhu,  yükseklerde uçan bir kuÅŸ gibi, muteal ufuklara açılma düşüncesini  taşır. Hac ibadeti, en büyük ziyafetullah olarak bu manevi ve ruhi  yükseliÅŸe zemin hazırlar.

    Hacc'ın diÄŸer ibadetlerden üstün  tarafı, sayısı dünyevi ve manevi faydaları içermesidir. Kur'an-ı  Kerim'in Hac suresinin 27. ve 28. ayetlerinde, Allah'ı zikretme  olayıyla birlikte bu özelliklerde söz konusu edilmiÅŸtir; ve insanları  hacca davet et, uzak-yakın bütün yerlerden yaya olarak, yahut  hayvanlara binerek gelsinler sana. gelsinler de kendilerine ait olan  menfaatleri elde etsinler. Kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı  hayvanları, muayyen günlerde Allah'ın adını anarak kessinler. Yiyin  artık onlardan ve yoksul ve fakirleri doyurun.

    Görkemli hac  merasiminde hacılar tek bir tevhid evinin etrafında tavaf yapar, tek  bir Kur'an-ın etrafında birleÅŸir ve tek bir kıbleye doÄŸru yönelir. Bu  tevhidi anlayış ve tevhidi eylem, müslümanların vahdetini saÄŸlayarak  düşmanlar karşısında gücünü artırır. İslam birliÄŸi ve müslümanlararası  dayanışma, islam dünyasının atıl bırakılan maddi ve manevi birikim ve  sermayesini harekete geçirip, müslümanların tekrar yükseliÅŸe geçmesine  sebep olabilir. Haccın diÄŸer yapıcı etkilerinden biri de, Allah'ı  tanıma içsel geliÅŸme ve dönüşümdür. Nitekim bu deÄŸiÅŸim ve dönüşüm  hacıların söz ve fiillerinde müşahede edilir. ÖrneÄŸin, deruni arınma  paklık ve Allah'a yaklaÅŸma, ilmi ve kültürel programlara katılma  istiÅŸare etme, fikir birliÄŸine varma, güç birliÄŸini saÄŸlayıp,  yetiÅŸtirme, islam ümmetini zulüm ve fesattan kurtarma ve koruma, adalet  ve hürriyet için kıyam etmek haccın eÅŸsiz semerelerindendir.

     Kur'an-ı Kerim'in vurguladığı gibi İbrahimi haccın en önemli  etkilerinden biri ÅŸirki tespit etme ve toplumu ÅŸirkin izlerinden  arındırmaktır. Günümüzde cahillik dönemindeki putlardan iz  kalmamaktadır. Fakat daha tehlikeli ÅŸirk olan ÅŸey, müstekbir süper  güçlerin ilahlık taslayıp, insanlara ve dünya milletlerine sultalarını  dayatmaları ve sömürü mekanizmasını geliÅŸtirmeleri, milletleri teslim  almaya çalışmalarıdır. Tevhidi inanç ve islam kültüründe müslümanlara  yapılan çaÄŸrı, hac merasiminde ÅŸirk simgeleri ve yöneliÅŸlerini red ve  nefy etmeleri, çağın müşrik ve zalimlerinden beraat etmeleri ve onları  lanetlemeleridir.

İslami  rivayetler, haccın fazilet ve önemini daha iyi aydınlatır. Hac sıradan  bir ibadet deÄŸildir. Bazı hadisi ÅŸeriflerde haccın hedef ve etkileri,  cihad seviyesindedir. Suneni İbni Mace Mesned-i Ahmet bin Hanbel'de  kaydedilen hadisi ÅŸerifte şöyle buyruluyor:

   Allah yolunda savaÅŸanlarla hac ve umre yapan halkın davet edicisi Allah'tır.

     Emir'ül Müminin Hz. Ali (as) da Kâbe'yi dünyanın en faziletli noktası  ve haccı da en görkemli ibadet, islam sancağının dalgalandırılması  olayı ve din temellerinin saÄŸlamlaÅŸtırıcısı olarak niteliyor.

     İmam Ali (as) ayrıca, haccı, beÅŸeri toplumdaki yoksulluk ve günahı  arındıran bir eylem olarak nitelendirip, şöyle buyuruyor. Hac ve umre,  yoksulluÄŸu izole eder ve günahları siler. İslami kültür ve tevhidi  dünya görüşündeki haccın yüksek faziletleri ve yapıcı eserlerinden  dolayı dünya müslümanları, bu azametli manevi sefere çıkmaya özen  gösteriyorlar. Hac, yoksulla zengini, siyah deriliyle beyaz insanı  birleÅŸtirip bütünleÅŸtirir. İnsanlar hangi ırk ve kavimden olursa  olsunlar, Allah'ın lütuf ve rahmeti sayesinde, engin ve derin haccın  manevi okyanusunda kendine bir yer bulur.



Total Visit: 227
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.