Perşembe 9 Şubat 2012 - 05:57

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۲۷

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
   
                             

İran'ın en eski kavimlerinden olan Kürt halkının töreleri



                                   

26-10-2007

13. Bölüm

             

Kürtlerin sözlü halk edebiyatı veya folklorik edebiyatı, İran'ın diğer kavimlerin edebiyatı gibi çok zengindir. Öyle ki tüm İran'ı ziyaret eden yabancı araştırmacıların dikkatini çekmiş bulunuyor. Ünlü Alman Oryantalis ve Seyyah, "İskarman", Fethali şah Gazar döneminde İran'a gelerek, İran Kürtlerinin yazılı olmayan edebiyat eserlerini toplayıp, bir kitap halinde yayınladı. Kürt sözlü edebiyatı,efsane ve hikayeler, masallar, ata sözleri, bilmeceler, geleneksel oyunlar ve şiirlerden oluşmaktadır.
        Kürdistan folklorik edebiyatının has kalıplarından biri "beyt"tir. Beytler daha çok beythanlar tarafından okunur, ve genelde uzun ve hikayemsidir. Konuları ve içerikleri çok değişik olup, insanların hayatıyla iç içedir. Öyle ki kürt halkının yaşam tarzları bu folklorik kalıpta açığa çıkmaktadır. Beytler daha çok hamâsi, irfani, dini, ahlaki, duygusal, sosyal ve daha bir çok konudan oluşmakta. Beytler, özel kürt isimlerle bilinmekte olup, insanı mutlu eden olayları anlatmakta, aynı zamanda da ahlakî konular ve nükteler içermektedir.
        Kürt masalları da diğer İran masalları gibi sözlü halk edebiyatında özel bir yere sahiptir. Kürt masalları diğer dillere çevrildiği zaman, güzelliğini kaybetmede ve zarif nükteler içermektedir. Bu masallar mücadele, arzu, dini inançlar ve insanın saygın bir hayat sürdürmesi için sarfedilen çabaları içermekte. Burada anlatılar dini inançlar, sade ve samimi bir şekilde anlatıldığı için, anlaşılması kolaydır. Aslında efsaneler, insanların yaşam biçimlerinin bir göstergesi olup, halkın ilişkilerini değerlendirmektedir. Kürt halkının hikayelerinde de diğer İranlı kavimlerin hikayelerinde olduğu gibi hayvanlar, toplumdaki insanların belirli kesimlerini simgeliyor, bazen de en küçük kahramanlar hayretler uyandırarak, büyük zalimleri yok ediyorlar. Tüm bu hikayeler dinleyiciler için değerli mesajlar içermektedir.
        Kurt ve Tilki hikayesini ele alalım:
        Günlerden birgün, aç bir kurt bir köyden geçerken,, bir kümes görür, dayanamayıp kümese girer ve bir horoz tutup, kaçar. Köy halkı olaydan haberdar olup, köyde bir curcuna başlar. Her köşeden Kurt'u yakalamak için yola koyulurlar, köy halkına köyün köpekleri de eşlik eder. Kut köy yakınındaki bir tepeyi aşıp, tepenin diğer tarafında uyuyan bir Tilki'ye rastlar. Tilki, Kurt'un ayak seslerinden dolayı uyanır ve köy halkından sinirlenen Kur'ta niçin üzgün olduğunu ve olayın ne olduğunu sorar. Kurt, çok aç olduğunu, uzun zamandan beri bir şey yemediğini, ve bu yüzden köye vardığında bir horoz çaldığını anlatır. Daha sonra Tilkiye, halkın onu kovaladıklarını ve onun çaldığı horozu nasıl medhettiklerini anlatır. "Birisi, ne kadar güzel bir horozdu derken, diğeri ne kadar kilolu bir horozdu diyor, öbürü de horozun fiyatını söyleyip duruyor. Ama Tilki kardeş kendin de gördüğün gibi pek de şişman bir horoz yakalamadın der kurt. Tilki onun cevabında, "Köylülerin dediğine aldırma canım, eğer horozu yere bırakırsan onu tartıp,, sana kaç kilo olduğunu söylerim". der. Kurt, Tilkinin sözüne kanarak, horozu bırakır, onu yakalayarak, "bana göre ancak 3 kilo olur" deyip, oradan uzaklaşır.
        Bu hikayeden de anlaşıldığı gibi, her toplumda insanlık dışı hareketlerde bulunan pek çok kişi olabilir, fakat onlardan daha hilekârların olduğunu da unutmamak gerekir.
        Ayrıca, Kürt halkının çok zengin atasözü hazinesi de bulunmakta. Bu değimler ve atasözleri, seleflerimizin tecrübeleri, düşünceleri ve öğütlerini içermekte.

Radio torki



Total Visit: 1629
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.