Salı 22 Mayıs 2012 - 15:36

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۰۶

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

İran’da Uluslararası Bediüzzaman Saidi Nursi Sempozyumu

Uluslararası Bediüzzaman Saidi Nursi’nin Dini Düşüncelerini Araştırma Sempozyumu 11 Aralık sabahı, çesitli akademisyen, düşünür ve Saidi Nursi’nin öğrencilerinin katılımıyla İslam Mezhepleri Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

İslami İlişkiler ve Kültür Kurumu’nun Halşkla İlişkiler ve Basın Dairesi’nin haberine göre bu sempozyum, İslami ilişkiler ve kültür Kurumu, İslam Mezhepleri Üniversitesi ve Türkiye İlim ve Kültür Kurumu’nun iş birliğiyle düzenlenmiştir.

Açılış merasiminin başlangııcnda sempozyum sekreteri Seyyid Ahmed ZERHANİ bu sempozyumun düzenlenmesindeki üniversiteler ve kültürel kurum ve kuruluşların işbirliğini takdir ederek şunları hatırlattı; “Üstad Said-i Nursi, çağdaş tarihin etkili simalarından birisi olup dini tefekkürün ihyasında önemli bir role sahiptir. O, İslami Türkiye’nin babasıdır ki, Türkiye’yi dini düşünce madalyasıyla öne çıkarabildi.

İslam Mezhepleri Üniversitesi Araştırma Muavini ise; Bu üniversite Rahmetli İmam’ın parlak fikirleri ve Ayetullah Seyyid Ali Khamenei’nin basiret dolu yönlendirmeleri sayesinde islam ümmetinin yakınlaşması, birlik ve beraberliği yolunda bayraktarlık yapmış ve geçmiş yıllarda vahdet büyüklerini anmak için çeşitli sempozyumlar düzenlemiştir.

Sempozyumun devamında İslami Şura Meclisi Kültür Komisyonu Başkanı Haddad ADİL, konuşmasında şunlara vurgu yaptı; “Yaşamakta olduğumuz muasır dönem müslümanları diğer ülkelerin durumlarından bi haberdirler. Yenilikçilik adı altında gözlerimizde ışıldayan parlak batı medeniyeti, etrafımızı göremememize neden olmuştur. Yenilikçi devirden önce müslüman toplumlar ve islami ülkeler arasındaki derin geleneksen bağ kopmuştur.

Haddad Adil “müslüman milletlerin birbirlerinin durumundan bi haber olmaları bir eksiklik ve zaaftır. Öyleki, İranlılar’ın Türkiye’de ne olup bittiğinden haberleri olmasın yada tam tersi Türkiye İran’da olup bitenler hakkında bir bilgiye sahip olmasın. Veya Mısır ve diğer islam ülkelerinin halklarının durumuna dair bir bilgi sahibi olunmasın. Bu telafi edilmesi gereken önemli bir eksiklik ve zaaftır.

Adil, İslami uyanışın güçlendiği ve müslümanların kendilerini tanımaya başladıkları zamanda , itikadi, siyasi ve toplumsal hüviyetimizi ele geçirebilmek için, büyüklerimizi tanımakla bu eksikliğin üstesinden gelmliyiz.

Uluslar arası İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Kurulu Genel Sekreteri Ayetullah Teskhiri Üstad Nursi’nin düşüncelerindeki dikkat çekici noktalara işaret ederek şunları söyledi: “Üstadın en meşhur eseri 34 yılda yazmış olduğu “Risale-i Nur”dur. Bu 34 yıl zarfında siyasi işleri bırakmış 130 bölümden oluşan bu kitabı yazmıştır.

Teskhiri Dünya kültürüne ve özellikle de İran kültürüne ait engin bilgisinin onun en önemli özelliklerinden bir olduğunu söyleyerek şu açıklamalarda bulundu: İslam mezheplerinin yakınlaşması ve vahdet konusu bu alimin zihninde dalgalanmaktaydı. Ve şu söylenebilirki o, vahdetin büyük kahramanıdır. Onun Şam hutbesi’nin vahdet konusunda derin bir etkiye sahip olduğu meşhurdur. Bu hutbede aşırı gidenleri eleştirmiş ve bunu bir düşünürün en büyük hastalığı olarak kabul etmiştir.

Üstad Nursi Vahhabileri, Ehli sünnet içerisindeki havarileri, Ehli Teşeyy’ü içerisindeki alevileri eleştirmiş ve onları İslam ümmetinin geri kalmasının sebebi olarak görmüştür.

Uluslar arası İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Kurulu Genel Sekreteri, Saidi Nursi’nin islami vahdetin gerçekleşmesi için önemli adımlar attığını belirterek O’nun davetlerinden bir tanesinin, düşmanların hedef aldığı ve ruhsuzlaştırmak istedikleri islamın nişanelerini ihya etmek olduğunu bildirmiştir.

Ayetullah seyyid Hadi Khosroshahi de Bediüzzaman Saidi Nursi’nin Düşüncelerini Araştırma Sempozyumu’nda, Onun düşüncesinde İslam toplumunda olması gereken uyum faktörlerine işaret ederek şöyle konuştu: Üstad Said’in öğretici meziyetlerinden biri, müslüman toplumunda mezhep takipçilerinin birlik ve uyumluluğuna davetidir. Bu doğrultuda kendisini Cemaleddin Hüseyni ve Şeyh Muhammed Abdu’nun takipçilerinden bilmektedir. Ve müslümanların “Muhammedi Birlik” adı altında vahdetini arzulamaktadır.

Khosroshahi; Üstad Said bu konuya paralel olarak, müslüman toplumların kurtuluş ve bütünlüğünü sağlamlaştırmak adına birçok yola başvurmuştur. Onun en temel ilke ve kurallarını ise olumlu yönde fikri ve ilmi birliktelik oluşturmaktadır.

İslami mezhep takipçileri arasındaki ortak hedefe varmak ve hakikatin ortaya çıkarılması için içtihat konusunun yaşatılması isteğine binaen; o şuna inanıyor ki; gerçeği ve ilmi elde etmek için fikirlere bakılmalıdır, şahıslara değil. Yani ölçü olarak kişi ve şahısların dış görünüşlerini değil, fikir ve görüşlerin çeşitliliğini almalıyız. Ve bu aşamanın tamamlanması için karşılıklı konuşma adabına uymak zorundayız dedi.

Programın devamında Said-i Nursi’nin şahsiyetini tanıtan ve onun seçilmiş sözlerinden oluşan “Sözler” adlı kitap tanıtıldı. Kitap 15 cilltten oluşup İhsan Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Total Visit: 695
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.