İran Beluçlarının komşusu sayılan, "Sistan'lıların" hayat tarzları ve gelenekleri 23-10-2007 bilim adamlarına göre yerel "Sistan'lılar İran'lıların en âsili ve "Arya" soyunun gerçek torunları sayılmaktalar. Sistan'lılar diğer İranlılara nazaran eski İran'ın özelliklerine daha çok sahipler. "Sistanlıca" veya "Zabulice" Farsça'nın önemli lehçelerinden sayılmaktadır. Filojistlere göre "Sistanlıca" eski Farsçanın 7 önemli lehçelerinden biri sayılmaktadır. Müslüman olan Sistan halkı, dindar, canayakın mütevazi, mert, doğru ve cesurdur. Yaşadıkları ortamın tabiatıyla uyumlu olarak sade yaşamayı tercih etmekte olup, misafir perverlikle ün kazanmıştır. Sistan'lılara göre misafir kendisiyle beraber eve hayır ve bereket getirir. Sistanlılar ayrıca yaşlılara karşı özel saygı duymaktadır. Değişik yörelerdeki İran'lıların evlenme törenlerinin benzerlikleri olsa da yine de onları birbirinden ayıran bazı, birtakım özellikleri vardır. Bunlardan, bu misafirpervar halkın düğün merasimlerini ele alalım... Düğün merasimi, kız istemekle başlar, yani gelin adayı seçildikten sonra mustakbel damadın annesi ve babası kızı istemek için onların evine gider. Değişik konular konuşulduktan ve çaylar içildikten sonra, sıra asıl konuyu açmaya gelir. Damadın annesi ve babası, oğullarının gelinin annesi ve babası tarafından bir evlat olarak kabul edilip, edilmeyeceğini sorarlar. Kızın babası cevap için birkaç gün fırsat ister, bu süre zarfında aile büyükleri ile danışır. Belirlenen süre sonunda cevapları olumluysa ayrı bir oturumda çeyiz, başlık parası ve benzeri konular konuşulur. Daha sonra nişan simgesi olarak kıza bir gömlek veya bir elbise damat ailesi tarafından hediye edilir. Daha önceden belirlenen bir günde gelin ailesinden birkaç bayan, gelin ve damada yapacakları alış verişe eşlik ederek şehre giderler. Tüm düğün ihtiyaçlarının alındığı bu alışverişte gelin ve damada eşlik edenlere kendi isteklerine göre elbise, başörtü, veya çarşaf alınır. Satın alınanlar özel merasimle gelinin evine götürülür. Düğüne davet olanlara haber vermek amacıyla, gelin ve damadın ailelerinden birer bayan görevlendirilir. Tek tek davetlilerin evlerine giden 2 bayan, onlardan düğün merasimine iştirak etmelerini isterler. Düğünün önceki gecesi "Kına gecesi"dir. Damat ailesinden bir bayan, gece töreni için kınayı hazırlar. Damat tarafından verilen akşam yemeyi ardından hazırlanan kına özel merasimle ve gelinin babasından alınan özel izinle gelinin evine götürülür. Düğün merasimi davulla başlar. Damat ailesi tarafından tüm davetlilere öğlen yemeyi ısmarlanır. Komşu köylerden davet edilenler, genelde grup halinde düğüne gelirler, grupların yaklaşmasına davullar eşlik eder. Nikah kıyıldıktan sonra damat, annesi ve babasından önce, kayınvalide ve kayın pederin ellerini öpmeye gider, tüm davetliler gelin ve damadı tebrik edip, onlara mutluluk dileklerinde bulunurlar. Sistanlılar arasında, boşanma olayına az rastlanır olması çok sevindirici bir durum. Sistanlı kadınlar, erkeklerle omuz omuza tüm alanlarda faaliyet gösterir tarımcılık ve besiciliğe dayanan Sistanlıların hayatında kadının rolü büyüktür. Hatta bazen erkeklere nazaran daha ağır sorumluluklar da yüklenirler. Şöyle ki tüm ev işlerinden sorumlu olan kadınlar, tarla işlerinde de erkeklerine yardım ederler. Bunun için olacak ki Sistanlı erkekler eşlerine karşı son derece saygılıdır ve kadınlarını çok ender boşarlar. Sistan yöresi araştırmaya değer halk kültürüne sahiptir. Sistan yöresel şairlerince bestelenen folklorik şarkılar bu bölgede çok revaçta. Bu besteler yöre halkının hayatlarının maddi ve manevi yönlerinin bir çeşit dile getirilmesidir, aynı zamanda doğadan, nehirlerden, tepelerden ve halkın faaliyetlerinden neşeet almaktadır. Sistan'ın sözlü kültüründe atasözleri çok revaçtadır. Sabır konusunda şöyle bir atasözü vardır: "Sabreden insan hiçbir zaman alçalmaz, hiçbir zaman da fakirleşmez," Sistanlı kadın ve erkeğin ortak giysisi şalvara 5 ila 10 semtimde elişi yapılmaktadır. Erkeklerin gömlekleri geniş olup, diz altına kadar uzanır, ve tarlada çalışırken giyilir. Erkeklerin resmi giysileri dar ve kısa gömlektir. Bu arada kadınlar fırfırlı etmek giyip, örtünmek için başörtü ve çarşaf kullanıyorlar. Erkekler de başları için bir çeşit sarık olan "Longote"yi kullanmaktalar. |