Salı 22 Mayıs 2012 - 15:28

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۵۸

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Iman ve Cesaret

     

Haccac Bin Yusuf dünyanin gelmis geçmis en kötü ve kan dökücü zalimlerinden birisidir. O yirmi yil boyunca Benî Ümeyye halifeleri tarafindan görevlendirilerek diktatörce ve zorbaca Kûfe sehri üzerinden Iran'a Irak'a valilik yapti. Bu tas kalpli insan her zaman için muhaliflerinin kanina susamis durumdaydi, suçsuz insanlari öldürmekten hiç çekinmezdi.

Onun için en lezzetli anlar, gözlerinin önünde en korkunç vaziyette öldürülürken onun çirpinislarini ve can çekismesini  seyretmekti!

Haccac savaslarda öldürdügü bir çok insanin disinda yüz yirmi bin insani normal durumlarda öldürmüstü. Onun ölümünün ardindan zindanlarinda elli bin erkek ve otuz bin kadin bulundu. Bunlar arasinda on alti bini çiplak vaziyetteydiler.

Onun zindani etrafi duvarlarla çekilmis çatisiz ve genis bir alandan ibaretti. Mahpuslardan biri yakici günesin hararetinden kaçmak için duvarin gölgesine siginmaya kalkissa, acimasiz bekçiler onu taslayarak gölgeden uzaklastirarak sicagin altinda daha çok  aci çekmesini ve iskence görmesini saglardi.

Bu zavalli mahkumlarin yemegi, arpa ve tuz ile biraz da kül karistirilarak yapilan bir ekmekten baska bir sey degildi. Bu ekmegi yemenin kendisi bir baska iskenceydi. Zindanin vaziyeti o kadar kötüydü ki çok az bir süre içinde mahkumlarin çehresini degistiriverirdi

Sa'ba adli meshur alim söyle der: Kiyamet Günü bütün ümmetler kendi en alçak ve fasik fertlerini ortaya koysalar, biz de sadece Haccac'i ileri sürsek, tek basina onlarin hepsine üstün gelir!

Haccac Hz. Ali (a.s) ve onun takipçilerinin zorlu bir düsmaniydi. Bu yüzden de sayisiz miktarda Sia'yi öldürmüstür. Özellikle Sialarin taninan büyüklerinden, önderlerinden birine rastlasa aci verici bir sekilde sehit ediyordu.

Örnegin Kumeyl Bin Ziyad, Ali (a.s)'in kölesi Kamber ve Said Bin Cubeyr'i o öldürmüstür. Bu insanlarin her üçü de Islam dünyasinin ve Sia'nin en büyük sahsiyetlerindendirler.

Said Bin Cubeyr Peygamber (s.a.a)'nin ashabindan sonra gelen tabaka olan “tabiin”den ve de meshur sahabi Abdullah Abbas'in ögrencisiydi.

Said, fikih, Kur-an tefsiri ve diger dini bilimlerde tam bir bilgin sayilirdi. O dördüncü Imam olan Ali Bin Hüseyin (Zeynül Abidin)'in yakin adamlarindandi; öyle ki dönemin kötü sartlari sirasinda hazrete olan bagliligini, muhabbetini koruyan bes kisiden birisiydi

Onun güçlü imani, büyük ruhu ve Peygamber hanedanina özellikle Hz. Ali (a.s)'in sahsina duydugu sevgisindeki yilmazligi, kararliligi bir örnek haline gelmisti. Altinci Imam Hz. Cafer-i Sadik (a.s) buyuruyor ki: Said Bin Cubeyr'in sehid edilmesinin sebebi dördüncü imama sevgi ve muhabbet besliyor olmasiydi.

Haccac onun inançlarini ögrenince, casuslarina onu tutuklamalari emrini verdi. Said kaçip Isfahan'da gizlendi.

Said'in Isfahan'da gizlendigini ögrenen Haccac Isfahan hükümranina Said'i tutuklayip kendisine göndermesini yazdi. Ancak Isfahan hükümrani Said'in hürmetini koruyarak ona Isfahan'i terk edip güvenli bir yerde saklanmasi için mesaj gönderdi.

Said Isfahan'dan Kum tarafina oradan da Azerbaycan'a gitti. Orada bir süre yasadi fakat, öylesine uzak bir memlekette uzun  süre kalmak onu mahzunlastirmaktaydi. Çaresiz Irak'a dönüp Abdurrahman Bin Es'as'in Haccac aleyhine kiyam etmis olan ordusuna katildi.

Abdurrahman'in ordusu yenik düsünce, Said Mekke'ye dönüp, kendisi gibi Haccac'in zulümden kaçmis olan bir grupla birlikte taninmayacak bir sekilde Allah'in evi Kâbe'nin yakinlarina yerlesti.

O günlerde Halid Bin Abdullah Kasrî adli acimasiz ve kötü niyetli bir sahis Emevi Halifesi Velid Bin Abdulmelik Mervan tarafindan Mekke valiligine atandi. Halit Mekke'ye yerlestikten sonra Velid ona söyle yazdi: Irak'in Mekke'de saklanmakta olan ünlü adamlarini tutuklayip Haccac'a gönder.

Mekke hakimi Said'i tutuklayip zincire çekti ve Kûfe'ye yolladi. Said'i o vaziyetiyle Kûfe'ye soktular ve kendi istegi ile evine götürdüler.

Onun gelmesiyle Kûfe'nin bütün Kuran okuyuculari ve bilginleri görüsüne geldiler. Said de bu durumu ganimet sayarak, dudaklarindan eksik olmayan tebessümle Peygamber (s.a.a)'in hadislerini nakletmeye basladi.

Sonra onu o zaman için Haccac'in bulunmakta oldugu Vasit Sehrine götürdüler.

Haccac uzun süredir kaçak olan, askerlerinin her yerde aramakta oldugu Said'i görünce oldukça öfkelendi ve sordu:

- Hey! Senin ismin ne?

- Said Bin Cubeyr.

- Hayir! Senin ismin Saki b. Kuseyr'dir. 

- Annem daha iyi biliyordu ki beni Said adlandirmis.

- Sen ve annen her ikiniz sakisiniz.

- Gaybi sadece her seye alim olan Allah bilebilir.

- Cehennem atesine atacagim!

- Bu isi basardigina inansam senin Allah olduguna inanirdim!

- Senin Muhammed hakkinda inancin nedir?

- Muhammed (s.a.a) rahmet peygamberidir.

- Ali'yi nasil bilirsin? Yeri cennet midir, yoksa ates mi?

- Cennete ve cehenneme gidebilseydim kimin oralarda oldugu konusunda bilgi verebilirdim.

- Ebu Bekir, Ömer ve Osman hakkinda düsüncen ne?

- Onlar seni ne ilgilendirir? Onlarin vekili misin?

- Söyle bakayim Allah yaninda Ali mi, yoksa onlar mi daha üstün?

- Bunu ancak onlarin kalbinde olanlari bilen bilebilir.

- Bana dogrusunu söylemek istemiyor musun?

- Sana yalan söylemek istemiyorum.

- Niçin hiç gülmüyorsun?

- Topraktan yaratilan ve topragin ateste yandigini bilen birisi niçin gülmeli ki?

- Öyleyse biz niçin gülüyoruz?

- Çünkü sizin kalpleriniz birbirine karsi temiz degil.

- Sunu bil ki ben her durumda seni öldürecegim.

- Bu durumda ben saadet ehli olurum. Nasil ki  annem beni Said adlandirmis.

- Seni nasil öldürmemi dilersin?

- Ey zavalli adam! Nasil öldürecegini kendin seçmelisin. Allah'a ant olsun ki bugün beni nasil öldürürsen yarinin kiyametinde ona göre cezalandirilacaksin!

- Seni affetmemi ister misin?

- Af ve bagislama Allah'tan olacaksa isterim, ama senden asla af dilemem.

- Haccac celladi çagirtti ve her zamanki gibi Said'in de karsisinda bogazini kesmelerini emretti.

- Cellat Said'in ellerini arkadan bagladi. Basini kesmeye kalkisinca Said su ayeti okudu: "Hiç süphem olmaksizin mabudumu tek taniyarak yüzümü, gökleri ve yeryüzünü yaratana döndüm ve ben, sirk kosanlardan degilim.

Haccac söyle dedi: Onun yüzünü kibleden baska bir yöne çevirin. Said'in yüzünü çevirdiklerinde su ayeti okudu: “...Nereye dönerseniz dönün orada Allah'a dönmüs olursunuz.”

Haccac: Onu yüzüstü yere yatirin. Said'i yere yatirdiklarinda söyle okudu: “Oradan yarattik sizi, gene oraya döndürecegiz ve oradan çikaracagiz sizi bir kere daha.”

Haccac dedi: Artik beklemeyin bir an önce öldürün onu. Son anlari oldugunu anlayan Said söyle dedi: Eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve rasuluh. Ardindan ekledi: Allahim! Haccac'a benden sonra bir baskasini öldürmesi için firsat verme. Bu sözüyle beraber o büyük ve imanli insanin kafasini gövdesinden ayirdilar

Said o zaman 49 yasindaydi. Said'in sahadetinden sonra Haccac'in durumu kötülesti ve duyularinda bozukluklar meydana geldi. On bes geceden fazla yasamadi, bu on bes gece süresince de kimseyi öldürme firsati bulmamisti.

Uyudugunda Said'in öfkelice kendisine saldirdigini ve ey Allah'in düsmani! Benim suçum neydi beni neden öldürdün? Demekte oldugunu görüyordu.

Haccac öldügü vakit zorlukla can verdi. Bazi vakit bayiliyor, akli basina gelince de: Benim Said Bin Cübeyr ile  ne isim vardi? diyordu. 



Total Visit: 435
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.