PerÅŸembe 9 Åžubat 2012 - 05:41

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۱۱

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 
         
 
         

İmam Hüseyin (sa) hareketinde yer alan şahsiyetler

                                                               

15-01-2008

Kerbela toprakları hicri kameri 61. yılın muharrem ayının 10. gününde hakla batılın yüzleşmesine sahne oldu. Bu günde fani dünya hayranları ve kendilerini mal ve mevkiye satmış olanlar ellerini günaha buladı. Ancak İslam peygamberi (sav)'nin torunu imam Hüseyin (sa) ve sahabeleri Allah yolunda ve insani değerleri savunma uğruna büyük bir hamasete imza attı. İmam Hüseyin (sa)'nın ve diğer Kerbela şehidlerinin haktaleplik, adalettaleplikl ve zulüm karşıtlığı gibi ilkelere olan inancı onları bu emelleri uğruna canlarını bile feda etmeye yöneltti.
        Kerbela mahÅŸerinde Yezid ordusu ile savaÅŸan yiÄŸitler kendi çaÄŸlarının en dindar insanları olup İslam tealiminin göz ardı edildiÄŸine ve insanların bu olaya duyarsız kaldığına ÅŸahidlik edemezdi. İmam Hüseyin ve sahabesi beÅŸeri toplumlarda iyilik ve faziletleri yeniden yaygınlaÅŸtırmak için kıyam etti. AÅŸura gününde hak ordusu çok güzel hamasetlere imza attı ve bu günü ahlaki ve insani deÄŸerlerin ebedi sergisi haline getirdi.
        EÄŸer imam Hüseyin (sa) yanında bu harekette yer alan önemli ÅŸahsiyetlere deÄŸinecek olursak cesaret ve fedakarlık simgesi haline gelen Abbas adına deÄŸinebiliriz. Abbas Kerbela olayı sırasında 34 yaşındaydı. Abbas ahlak ve fazilet açısından da imam Hüseyin sahabesi arasında önde gelenlerden biriydi, çünkü o babası Hz. Ali (sa) ve kardeÅŸleri imam Hasan ve imam Hüseyin gibi ÅŸahsiyetlerden ders almıştı. Genç ve yiÄŸit Abbas, HaÅŸimoÄŸulları ayı olarak lakaplandırılmıştı. Abbas çocukluk çağından itibaren imam Hüseyin (sa)'ya özel bir ilgi duyar ve sürekli onu imam ve önder olarak görürdü.
        AÅŸura kıyamı sırasında genç Abbas, imam Hüseyin (sa)'nın emri üzerine ordunun bir bölümünün başına geçti. Abbas AÅŸura tarihinde sergilediÄŸi tedbir ve cesareti ile en güzel sahneleri yarattı. Abbas savaÅŸ alanında bir an durmuyor, sürekli yaralıları kurtarıyor veya susuzlara su yetiÅŸtiriyordu. Abbas bazen de cesurca çatışmalara katılıyor ve düşman ordusuna saldırıp tekrar geri dönüyordu. Abbas iki kez ordunun bayrağını eline alarak ordusunu yönetti. Bir keresinde çatışma sırasında imam Hüseyin'in bazı sahabeleri düşman tarafından kuÅŸatıldığı bir sırada Abbas onların yardımına koÅŸtu ve kuÅŸatma kırılıncaya dek kılıç salladı.
        Yezid ordusu imam Hüseyin (sa) ordusuna su yolunu kapatınca Abbas büyük bir cesaret sergileyerek çadırlara su yetiÅŸtirdi. Savaşın son anlarıydı ve imamın evlatları susuzluktan kıvranıyordu. Abbas bir kez daha onlara su getirmek istedi ve bu yüzden Fırat'a doÄŸru yöneldi. Abbas büyük bir cesaretle düşman kuÅŸatmasını geçti ve biraz su aldı. Kendisi de çok susamıştı, biraz su içmek istedi, ama susuzluk çeken çocuklar ve kadınları hatırlayınca vazgeçti ve tüm çabasını suyu imam Hüseyin ordusuna yetiÅŸtirmeye yöneltti. Fakat Yezid ordusu tüm gücü ile ona saldırdı ve namertçe Abbas'ın ellerini kestiler ve ardından da yiÄŸitlik, fazilet, fedakarlık ve vefakarlık simgesi olan Abbas'ı ÅŸehid ettiler.
        İman ve cesaretin bir baÅŸka simgesi, imam Hüseyin (sa)'nın büyük oÄŸlu Hz. Ali Ekber'di. Genç ve yiÄŸit Ali Ekber görünüşü ve duruÅŸu itibarı ile büyük dedesi Hz. Peygamber (sav)'i çaÄŸrıştırıyordu. Hz. Ali Ekber ayrıca ilim, fazilet, kelam ve hür düşünce bakımından da çağının en önde gelen insanlarından biriydi. Ali Ekber, İslam peygamberi hanedanından savaÅŸ arenasına çıkmak için izin isteyen ilk fertti. İmam Hüseyin (sa) evladı Ali Ekber'e yönelik tüm sevgisine karşın ona bu izni verdi. Genç Ali Ekber savaÅŸ arenasına doÄŸru ilerlerken imam Hüseyin (sa) yavaşça şöyle fısıldadı: Ey Rabbim, sen ÅŸahid ol, Yezid ordusu ile savaÅŸmaya giden bu genç ahlak, sima ve davranış bakımından herkesten daha ziyade Allah resulüne benziyor. Biz ne zaman Resulullah'ı özleyecek olursak ona bakıyorduk.
        Hz. Ali Ekber savaÅŸ arenasında tüm cesareti ile savaÅŸtı ve düşman ordusundan bir kaç kiÅŸiyi helak etti. Ancak sonunda Yezid ordusu onu namertçe arkasından vurdu ve imam Hüseyin'in bu cesur evladını ÅŸehid etti.
        İmam Hüseyin (sa) kıyamının bir baÅŸka harikulade sahnesi, imam Hasan (sa)'nın oÄŸlu Hz. Kasım'ın savaÅŸ arenasına çıkmasıydı. Hz. Kasım babası ÅŸehid düştükten sonra imam Hüseyin tarafından yetiÅŸtirildi. AÅŸura gününde Hz. Kasım genç, basiretli ve cesur bir yiÄŸitti. AÅŸura'ya baÄŸlanan gecede imam Hüseyin (sa) sahabeyi ÅŸehid olacakları konusunda bilgilendirmesinin ardından Kasım amcasından acaba ben de ÅŸehid olacak mıyım? diye sordu. İmam Hüseyin (sa) ÅŸehadet hakkında ne düşündüğünü sordu. Hz. Kasım hemen cevapladı: Åžehadet benim için baldan daha tatlıdır.
        O gün Hz. Kasım 13 yaşında olmasına karşın var gücü ile savaÅŸtı ve sonunda ÅŸehid düştü.
        Kerbela'da gençlerin dışında yaÅŸlı yiÄŸitler de vardı ki çoÄŸu İslam peygamberi (sav)'in sahabelerindendi. Onlar Allah ve resulünün rızası için imam Hüseyin (sa)'nın yanında yer almış ve hakkı savunmak istemiÅŸti. Enes Kaheli, Habib Bin Mezahir ve Müslim Bin Evseca bu sahabelerden bazılarıydı. Onlar o günün toplumunda takva ve sadakat gibi sıfatlarla ün yapmış insanlardı ve defalarca Resulullah (sav) ve Hz. Ali (sa) yanında cihadlara katılmıştı. AÅŸura günü de onlar imam Hüseyin (sa) ve emellerini savundukları için çok mutluydular. AÅŸura'ya baÄŸlanan gecede imam Hüseyin (sa) kim istiyorsa evine dönebilir diye söyleyince, Müslim Bin Evseca şöyle dedi: Gücüm yettiÄŸince her ne türlü olursa olsun mücadele edeceÄŸim ve sizinle birlikte can vermek istiyorum. AÅŸura günü Müslim ve Habib cesurca savaÅŸtıktan sonra ilk Müslim yere düştü ve eski dostu Habib'e şöyle dedi: Benim tek vasiyetim canını Hüseyin (sa) için feda etmen ve ona yardımını esirgememendir. Biraz sonra Habib de katledildi ve eski arzusu olan ÅŸehadet mertebesine erdi.
        AÅŸura kıyamının en ibret verici cilvelerinden biri Hür Bin Yezid Riyahi'nin ÅŸehadet macerasıdır. Hür imam Hüseyin (sa)'nın arkadaÅŸlarından olmadığı gibi düşman ordusundandı ve imam Hüseyin ordusuna yolu kapatmıştı.
        İmam Hüseyin ona ve ordusuna insanca davrandı. Hür yavaÅŸ yavaÅŸ imam Hüseyin (sa)'nın hakkaniyetini anladı. Dolaysıyla AÅŸura günü savaÅŸ alevleri yükseldiÄŸinde Hür'ün gönlünde de bir kıyamet kopmuÅŸtu. O kendisini bir yandan Yezid ordusunun komutanı olarak imam Hüseyin'le savaÅŸmak zorunda görüyor ve öbür yandan karşısında Resulullah (sav)'in hak ve adalet simgesi olan bir insanı görüyordu. Bu ızdırabı yaÅŸayan Hür arkadaÅŸlarından birine ben kendimi cennetle cehennem arasında seçim yapmak zorunda görüyorum, ama Allah'a andolsun beni parçalayıp yaksalar bile hiç bir ÅŸeyi cennete tercih etmem.
        Hür kararını verdi ve gözleri yaÅŸlı imam Hüseyin'in yanına geldi ve tabi hazretin açık yüzü ile karşılaÅŸtı. Artık Hür'rün hür kalan ruhu bu dünyada kalmak istemiyordu. İmam Hüseyin (sa)'dan izin alarak kısa süre önce komutanlığını yaptığı ordu ile savaÅŸmaya gitti. Hür savaÅŸ meydanını çıktı, ama bu kez hak ve hakikat ve hür yaÅŸamak için savaÅŸtı ve sonunda yere düştü. İmam Hüseyin kendisini ona yetiÅŸtirdi ve artık adın gibi hürsün, diye buyurdu.
        imam Hüseyin (sa)'nın arkadaÅŸları insanlık semalarında birer yıldızdır ve Kerbela'da ÅŸehid olmaları tüm dünyalılara örnek oluÅŸturmuÅŸtur. Bu yüzden imam Hüseyin AÅŸura'ya baÄŸlanan gecede arkadaÅŸlarına şöyle buyurdu: Ben sizden daha fedakar olanı tanımıyorum. Yüce Allah sizleri seçti ve dilerim en iyi mükafatları size verir.

   

Total Visit: 839
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.