Salı 22 Mayıs 2012 - 15:21

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۵۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Ihmal Ettigimiz Bir Güzellik : Akrabalik

          

  Insan tek basina yasayamaz. Insanlarla münasebet, hayata mânâ ve güzellik katar. Bunun için insan hayatinin çok mühim yönlerinden biri, insanlarla kurulan yakinliklar ve bunlara yüklenen mânâlardir. Yakinlik kurmak, insanî duygulardandir. Akrabalik milletlerarasi münasebetlerde de aranan bir mefhumdur. Akrabalik, dilimizdeki "akraba gibi olmak" , "akrabadan sayilmak ", "akrabadan öte" deyimlerinde görüldügü gibi, beserî isteklerle ortaya çikan ve arzu edilen bir durumdur.

      Akrabalik, dogustan veya sonradan kazanilmistir. Akrabalar bir yönüyle kaderin yakin kildiklaridir. Zira kan akrabalarini kimse kendisi seçmez. Akrabalar genetik açidan birbirine benzer. Bilinen kan akrabaligina hisimlik ve süt yoluyla eklenen akrabaliklar da katilir. Evlenme ile baslayan hisimlik, çocuklarin olmasi ile kan akrabaligina dönüsür. Çocuklar sebebiyle taraflar arasinda kan bagi, baska bir deyisle genetik bag olusur. Sasirticidir ki, yapilan arastirmalarda, insanlarin evlenirken kendilerine benzer genetik özellikler tasiyan kisileri es olarak seçtikleri anlasilmistir. Sanki görünmez bir el insani bu yönde sevk etmektedir. Süt akrabaligi ve evlât edinme durumlari da akrabalik siniflandirmasinda önemli bir yere sahiptir.     

  Hukukî ve genetik bakimdan degilse bile, sosyal münasebetler yönünden Anadolu kültüründeki musahiplik, kirvelik, ahretlik, ad babaligi, sagdiçlik gibi durumlari da akrabaliga eklemek gerekir. Hayatin basindan itibaren elde edilen her yakinlik, yeni kazançlari ve mesuliyetleri de beraberinde getirir.

  Akrabalar, insanin ilk tanidigi, sevdigi, insanî münasebetlerini gelistirdigi, sirin ve sicak bakislardan olusan çevresidir. Onlarin varligi insana moral destek saglar. Bu ilk münasebetler müsbet ve menfî yönleriyle neredeyse ömür boyu sürecek aliskanliklarin ve insanlarla münasebetlerin temel kriterini teskil eder.

  Öfkelenilen kisilerin çogunlukla, akraba gibi yakin münasebet içinde bulunulan kisiler oldugu belirlenmistir ki, bu da öfkenin sevgiyle irtibatli oldugunu düsündürmektedir.

  Bir gençten beklenilenler arasinda, ailesine ve akrabasina faydali olmasi vardir. Yapilan hayirli islerin yakinlara da faydasi dokunur. Aksine serseri olan bir kisi, öncelikle akrabalarina zarar verir. Vatanina ve milletine faydali olan biriyle önce akrabasi iftihar eder. En çok görüsülmek istenenlerin basinda akrabalar gelir. Tecritte, yalnizlikta, hastalikta yahut gurbette akrabanin yüzü, sefkati ve ilgisi aranir

  Insanin iyilik yapmasi güzeldir, önce akrabaya iyilik yapilirsa daha güzeldir. Insanin hürmetkâr ve merhametli olmasi güzeldir, önce akraba içindeki aceze, hastalara, ihtiyarlara hürmet ve merhamet edilmesi daha güzeldir. Hastanin halinin sorulup ziyaret edilmesi güzeldir, ziyaret edilen hasta akraba ise daha güzeldir. Akraba münasebetleri, ayni soydan gelenlerin âdeta yeniden birbirini kesfidir. Bu iliskilerin sosyal, ekonomik, psikolojik, dinî ve beserî yönleri vardir.

  Akrabalik münasebetlerinin psiko-sosyal yönü

     

  Çocuklar, aile ve akrabalik münasebetlerinden büyük ölçüde etkilenir. Insanin sevinç ve üzüntülerinin kaynagi, çogunlukla aile ve akrabalariyla ilgilidir. Insanin sosyal tecritten kurtulmasinin en kolay ve tabii yollarindan biri, akrabalarla irtibatin koparilmamasidir.

  Sosyal hayatin temeli, akrabalar arasindaki sicak münasebetlerin varligidir. Içtimaî yönden akrabalik baglarinin gücü, millet olmanin ve saglam karakterlerin gelistirilmesinin teminatidir.

Yaslilikta akraba ve tanidiklarla yakin münasebeti devam ettirme çok daha önemlidir. Hayatin bu döneminde yalniz kalan bir kisinin kendisini yönetmesi zor olabilir. Bu zorluk karsisinda yasli kisi, günlük faaliyetlerini mümkün oldugunca devam ettirmek için akrabalarindan yardim alabilir.

Kültürümüzde akrabalik

  Evlenme ve akrabalik münasebetleri ayni zamanda kültürel davranislardir, kültürden kültüre farklilik gösterir. Toplumun aile yapisi, akrabalik münasebetlerinin tarzini belirler. Ailenin ataerkil, anaerkil, kolektif, demokrat, genis veya çekirdek olmasi, akrabalik münasebetlerine kültür boyutunda tesir eden önemli unsurlardir.

  Kültürümüzde kan akrabalari (hala, dayi, teyze ve amca gibi) disindaki akrabalara verilen adlar genis bir yer tutar ki, bu Bati ülkelerinde oldukça sinirlidir: Kayinpeder (kâim peder), kayinana (kâim ana), kayinbirader (kâim birader), (kâim; bir seyin yerine geçen demektir, baba yerine geçen, anne yerine geçen mânâsina dilimizde kayin seklini almistir) yenge, gelin, elti, görümce, bacanak, eniste vs.

  Gelenegimizde dinden beslenen akrabalik münasebetleri, derin mânâlar ve davranis modelleri ihtiva etmektedir. Bu münasebetler basliklar halinde söyle siralanabilir:

-Yardimlasma, dayanisma, is, gâye birligi,

-Psikolojik, ekonomik, içtimaî haklarin korunmasi,

-Statü ve roller açisindan hiyerarsik siralanma,

-Telkin ve tavsiye mekanizmasi,

-Ferdî hatalarin akrabaya mal edilmesine karsi sosyal kontrol sistemi,

-Iyi ve kötü günleri paylasmak,

-Akraba grubuna ait önemli bilgi ve hatiralari gelecek nesillere aktarmak,

-Üyeler arasinda içtimaî emniyet mekanizmasinin tesisi...

Sila-i rahim

     

  Sila-i rahim; akrabaya yaklasmak, onlari arayip sormak ve ziyaret etmek, elinden geldigince onlara yardimci olmak mânâlarinda kullanilmaktadir. Dinimizin üzerinde israrla durdugu konulardan biri sila-i rahimdir ki, akrabayla ilgiyi kesmemeyi, hürmetkâr olmayi, maddî-mânevî her çesit yardimda bulunmayi, onlara sefkat ve merhamet göstermeyi, yakin-uzak akrabanin her bir ferdine samimi sevgi beslemeyi ve güler yüz göstermeyi içine alir. Efendimiz (sas)'in bu hususla ilgili hadisleri: "Allah'a ibadet edin, akrabaya iyi davranin.", "Allah'a ve Ahiret gününe iman eden kimse akrabasini gözetsin.", "Hisim ve akraba ile ilgiyi kesenler cennete giremez.", "Karsilik olsun diye yakinlarini ziyaret eden kimse gerçekten görüp gözeten degildir; asil ziyaretçi, kendisiyle temas kesildigi halde münasebetini kesmeyip sürdüren kimsedir." seklinde siralanabilir.

  Peygamberimiz (sas) hakki tebligine karsilik, akrabasina meveddeti (sevgiyi) istemistir. Nitekim kendisinin (sas) de uzak akrabalarina bile gösterdigi hürmet ve merhamet, bizim için önemli bir ölçüdür. Akrabalar arasi münasebeti kesme, dinen fâsik sayilan kimselerin özelliklerinden biri olarak sayilmaktadir.

Sehirlesme ve akraba yardimlasmasi

  Sehirlesme ve sehre göç ile birlikte köylerde hayat tarzi degisimi meydana gelmekte, ayrica aile yapisinin, fonksiyonlarinin ve akrabalik baglarinin çözülmesi gibi neticeler ortaya çikmaktadir. "Sehirlesme akrabalik baglarini zayiflatiyor." iddiasi, bizim toplumumuz için fazla geçerli degildir. Aksine sehirlesmenin toplumumuzda akrabalik münasebetlerinin canlanmasina vesile oldugu söylenebilir. Sehre göç edenlerin genellikle akrabalarina yakin yerlere yerlesmeleri, sehir hayatinda karsilastiklari problemlerin çözümünde, geleneksel yardimlasma ve dayanisma yoluyla birbirlerine destek saglamaktadir. Böylece yabancilasma, suçluluk, alkolizm gibi menfî durumlar kismen engellenmektedir. Buna karsilik, bu iç dayanisma daha genis çevrelerle karsilikli münasebetleri azalttigindan, hakiki mânâda sehirlesme gecikmektedir. Ayrica sehirde ev sahibi olan köylüler, evlerini ve akrabalarini ziyaret için sehre gitmektedir. Bu bilgiler isiginda, aslinda akrabalik baglarindaki çözülmeden degil, akrabalik münasebetlerindeki farklilasmadan söz etmek daha uygundur

  Bugün sehirlerde is bulmak hemsehri ve akraba grubuna dahil olmakla daha kolaylasmakta sehirlere tasinan kisilerin çogunlugu (% 60) islerini bu sekilde bulmaktadir. Bu sosyal dayanisma, sehirdeki ekonomik mekâna girebilme ve bu mekânda tutunabilme konusunda göç edenlere sahip çikabilecek ve onlari yönlendirecek içtimaî müesseselerin yoklugundan veya yetersizliginden kaynaklanmaktadir.

  Bir arastirmaya göre, gençlerin üçte ikisinin üniversite giris imtihaninda ilk üç tercih arasinda is bulabilecekleri alanlari yazdiklari dikkati çekmekte, bunlarin da büyük çogunlugu bir meslek veya iste çalismanin dost ve akraba ile mümkün olabilecegine inanmaktadir.

  Sehirde çalismak durumunda kalan annenin, çocuguna bakma vazifesinin genellikle anneanne veya babaanne tarafindan üslenilmesi, münasebetlere baska bir yön kazandirmistir. Sehre göç, kendini yalniz hisseden ferdin, akrabalarini özlemesini saglamakta, önceden farkina varmadigi sevgilerin ortaya çikmasina vesile olmaktadir.

Netice

  Kisacasi, "Deger verdigimiz münasebet kaliplarini nasil sürdürebiliriz ve yenilerini nasil kurabiliriz?" sorusuna cevap aramaya aile ve akrabadan baslamaliyiz. Ne mutlu akrabasina karsi iyi muamelede bulunanlara ve onlari unutmayip hal ve hatirlarini soranlara.

Dr. Said SAHIN  

  Kaynaklar

- Aktas A, Kirsal Kesimdeki Degisme Sürecinde Alevî Aile Yapisinda Meydana Gelen Degismeler, Haci Bektas Veli Arastirma Dergisi, 1999.

- Maden A, Türkiye'de Akrabalik Iliskileri ve Türleri, Türk Aile Ansiklopedisi, 1991.

- Özkan I, ve ark., Konya Il Merkezinde Akrabalik Iliskileri, Anadolu Psikiyatri Günleri, 1997.



Total Visit: 342
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.