Salı 22 Mayıs 2012 - 15:06

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۳۶

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Hz. Resulullah'ın (s.a.a) Mirası ve Hz. Fatıma'nın (s.a) Şikâyeti

 Kadı Maverdî (öl. 450 h.k.) ve Kadı Ebu Ya'la, (öl. 458 h.k.) şöyle diyorlar:

 

 Resulullah'ın (s.a.a) aldığı sadakalar iki hakkına dayanır. Birisi fey ve ganimetlerin humusu ve diğeri ise Allah Teala'-nın, Müslümanların ele geçirmek için at koşturmayıp savaş-madan Peygamber'ine has kıldığı fey ve bağışın beşte dördündeki hak...

 

 Daha sonra şöyle devam ediyor:

 

 Resulullah'ın (s.a.a) sadakaları sekiz tanedir:

 

 1- Birinci sadaka, Yahudi Muhayrik'in vasiyetiyle Resu-lullah'ın (s.a.a) mülkiyetine geçen yedi arazi ve bostandır.

 

 2- İkinci sadaka, Benî Nezir'in Medine'de sahip oldukları arazilerdir.

 

 3- Üçüncü, dördüncü ve beşinci sadaka, üç Hayber kalesidir.

 

 4- Altıncı sadaka, Fedek'in yarısıdır.

 

 5- Yedinci sadaka, Vadi'l-Kura arazisinin üçte biridir.

 

 6- Sekizinci sadaka, Medine'deki Mehzur ismindeki bir pazar yeridir.

 

 Kadı İyaz (öl. 544 h.k.) sadakaların üç hak kanalıyla Hz. Resu-lullah'a (s.a.a) ulaştığını söylemiştir:

 

 Biri, hediye kanalıyla Resulullah'a (s.a.a) ulaşan sadakalardır; örneğin Yahudi Muhayrik'in Uhud Savaşı'nda Müslü-man olunca vasiyet ettiği Benî Nezir'deki yedi bostan bunlardan biridir. Diğer biri ise, ensarın o hazrete bağışladığı, su ulaşmayan arazilerdir; bunların tümü Resulullah'ın (s.a.a) malı sayılıyordu.

 

 İkincisi, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) fey adıyla aldığı Benî Nezir'in arazileridir; Resulullah yerlerini terk etmelerini istedi. Müslümanlar o yerleri ele geçirmek için at koşturup savaşmadıkları için Hz. Resulullah'a (s.a.a) ait oldu. Benî Nezir'in, silah ve savaş araç ve gereçleri dışında bir deve yükü miktarınca götürüp geriye bıraktıkları mallar ise Hz. Resulullah (s.a.a) tarafından Müslümanlar arasında bölüş-türüldü. Fakat arazileri, gelirleri Müslümanlara harcanan Resullullah'a has olan şeylerden sayılıyordu. Yi-ne Hayber arazilerinin yarısı da aynı durumdaydı. Hayber'in fethinden sonra, Hayber halkı arazilerinin yarısını Resulullah'a (s.a.a) bırakarak onunla sulh yaptılar; bu araziler de Hz. Pey-gamber'e has olan şeylerdendi. Ve yine bölgede oturan Yahudilerle yapılan anlaşma üzerine Hazretin sahip olduğu Vadi'u-Kura arazisinin üçte biri de böyledir. Ve yine sulh ve barış yoluyla ele geçirilip Resulullah'a (s.a.a) has şeylerden sayı-lan Hayber'in "Tiyh" ve "Selalim" adlarındaki iki ka-lesi de böyledir.

 

 Üçüncüsü; Hz. Resulullah'ın (s.a.a) payına düşen Hayber humusu, savaş ve zor uygulanarak elde edilen mallar; bunların tümü Hz. Resulullah'ın (s.a.a) özel mallarındandır ve onun dışında hiç kimsenin onda bir hakkı yoktu...

 

 Bu üç kadının sözleri burada son buldu. Şimdi onların bazı sözlerini açıklayalım:

 

 a) Sözlerinde geçen, "Resulullah'ın (s.a.a) sadakaları" tabiri-ni, Hilâfet Ekolü'ne mensup muhaddisler, tarihçiler, fakihler, lügatçı-lar Resulullah'tan (s.a.a) geriye kalan mal ve mülkler hakkında kullanmaktadırlar. Onların bu konuda dayandıkları şey, ravisi sadece Ebu Bekir olan bir rivayettir. Mezkur rivayete göre Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

 

 Bizim geriye bıraktıklarımız sadakadır.

 
 b) Bahsettikleri Hz. Resulullah'ın (s.a.a) mallarına gelince; bu malların her birinin kaynağı ve açıklaması şöyledir

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.