| Hz. Resulullah'ın (s.a.a) Torununun Başı Medine'ye Gönderiliyor Belazurî ve Zehebî şöyle diyorlar: Daha sonra Yezid, Hüse-yin b. Ali'nin başını Medine'ye gönderdi. Amr b. Said ise, "Vallahi Müminlerin Emiri'nin (Yezid) Hüseyi-n'in başını bize göndermemesini isterdim." dedi. Bunun üzerine Mervan, "Vallahi çok kötü konuştun! Onu bana ver bakayım." dedi. Sonra başı alarak şöyle dedi: Ne güzel başın senin ellerimde Oysa kızıl bir renk var yüzünde! Ravi şöyle diyor: İmam Hüseyin'in (a.s) başı Medine'ye ulaşınca onu mızrağa takıp halkın gözlerinin önünde tuttular; bunun üzerine Ebu Taliboğulları'nın kadınları feryat edip ağlamaya başladılar. O sırada Mervan şöyle dedi: Ubeydoğlu kadınları figan ettiler Kadınlarımız Erneb Savaşı sabahı ettikleri figan gibi. Kadınlar bu sözlerden dolayı tekrar hüngür hüngür ağlaştı-lar. Sonra Mervan şu beyitleri okudu: Devser onlara öyle bir darbe indirdi ki Padişahlık erkanı sebat bulup yerleşti. Ravi şöyle diyor: Amr b. Said hutbe okuduğu sırada İbn Ebi Hubeyş ayağa kalkarak, "Allah Fatıma'ya rahmet etsin." dedi. Bunun üzerine Amr konuşma esnasında bir şey söyledi ve sonra İbn Ebi Hubeyş'e hitaben, "Ben bu pelteğe şaşırıyorum! Sana ne Fatı-ma'dan?!" Ebu Hubeyş, "Onun annesi Hatice'dir!" dedi. Bunun üzerine Said şöyle dedi: Evet vallahi; o, Muhammed'in (s.a.a) kızıdır ve her açıdan üstün bir kadındır. Vallahi ben Müminlerin Emiri'nin (Yezid) onu bana göndermemesini isterdim. Vallahi Hüse-yin'in başının bedeninde ve ruhunun vücudunda olmasını arzulardım. Ravi diyor ki, Amr daha sonra İmam Hüseyin'in (a.s) başını Dı-mışk'a gönderdi. |