Pazartesi 24 Kasım 2014 - 17:10

الإثنين ٢ صفر ١٤٣٦

دوشنبه ۳ آذر ۱۳۹۳ - ۱۸:۴۰

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Hz. Resulullah'ın (s.a.a) Mirası ve Hz. Fatıma'nın (s.a) Şikâyeti

 Sahabeden olan halife Ebu Bekir ve Ömer, bir defa Resululla-h'ın (s.a.a) kendisinden geriye bırakmış olduğu tüm mal ve mülküne el koydular ve kendi hayatında kızı Hz. Fatımatü'z-Zehra'ya (s.a) vermiş olduğu Fedek dışında diğer Müslümanlara bağışladığı şeylere dokunmadılar!

 

 Ebu Bekir ve Ömer, Resulullah'ın (s.a.a) mal ve mülkünden ibaret olan mirasını bir defada ele geçirince Hazret'in mirası konusunda Hz. Fatımatü'z-Zehra (s.a) ile bu iki halife arasında ihtilaf çıktı. Aşağıdaki rivayetler bu konuyu açıklamaktadırlar.

 

 1- Ömer'in Rivayeti

 

 Ömer'den şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) vefat edince Ebu Bekir'le birlikte Ali'ye giderek ona, "Resulullah'ın (s.a.a) mirası konusunda ne yap-mayı düşünüyorsun?" dedik.

 

 Ali, "Resulullah'ın (s.a.a) mirası konusunda bizim herkesten daha fazla hakkımız var." dedi.

 

 Ben, "Hayber'le ilgili olanlar konusunda da mı?" dedim.

 

 Ali, "Evet; Hayberle ilgili olanlar konusunda da." dedi.

 

 Ben, "Fedek konusunda da mı?" dedim.

 

 Ali, "Fedek konusunda da." dedi.

 

 Ben, "Şunu bil ki vallahi eğer kılıçla boynumuzu da vursan böyle bir şey olmayacaktır!" dedim.

 

 2- Ümmü'l-Müminin Aişe'nin Rivayeti

 

 Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim, Müsned-i Ahmed, Sünen-i Ebu Davud, Neseî, Tabakat-i İbn Sa'd'da (biz Buharî'den naklediyoruz) Ümmü'l-Müminin Aişe'den şöyle rivayet edilmektedir:

 

 Fatıma, birini Ebu Bekir'e göndererek ondan Allah Tea-la'nın Resulullah'a (s.a.a) bağışladığı şeyden mirasını ve Re-sulullah'ın (s.a.a) Medine ve Fedek sadakalarını ve Hayber humusundan geri kalanları istedi.

 

 Fakat Ebu Bekir, "Resulullah (s.a.a), bizim geri bıraktıklarımız miras olarak alınmaz; onlar sadakadırlar. Muhammed'in Ehlibeyt'i bu maldan, yani Allah'ın malından yiyebilirler ve ondan yiyeceklerinden fazla alamazlar buyurmuştur. Vallahi ben Resulullah'ın (s.a.a) hayatında elinde bulundurduğu hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim ve onlar hakkında Resulullah'ın (s.a.a) davrandığı gibi davranacağım." dedi.

 

 Ebu Bekir bu sözünde Resulullah'ın (s.a.a) mirasını "sadaka" di-ye adlandırmıştır; bunun delili ise sadece kendisinin naklettiği bir rivayettir. O, bu sözünde Hz. Resulullah'ın (s.a.a), "Bizim geri bıraktıklarımız sadakadır!" buyurduğunu iddia etmektedir. Ve o zamandan bu güne kadar Hz. Resulullah'ın (s.a.a) mirası "sadaka" diye adlandırılmıştır.

 

 Ebu Bekir'in, "Onlar hakkında Resulullah'ın (s.a.a) davrandı-ğı gibi davranacağım." sözünden maksat nedir? Bu da Ümmü'l-Mümi-nin Aişe'nin rivayetinden anlaşılmaktadır.

 

 Aişe'nin rivayetinin baş tarafı da yukarıdaki gibidir. Bu rivayetin diğer bölümünde şöyle geçer:

 

 Bunun üzerine Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma öfkelenerek yüzünü Ebu Bekir'den çevirdi ve ölünceye kadar da ondan uzak durdu. Fatıma, Hz. Resulullah'tan (s.a.a) sonra altı ay yaşadı.

 

 Aişe daha sonra diyor ki:

 

 Fatıma, Ebu Bekir'den babası Resulullah'ın (s.a.a) Hay-ber, Fedek ve Medine sadakalarından mirasını istedi. Fakat Ebu Bekir onun bu isteğini reddederek, "Ben Resulullah'ın (s.a.a) yaptığı hiçbir şeyi terk etmeyeceğim; onların tümünü yapacağım. Ben Resulullah'ın (s.a.a) emirlerinden birini yerine getirmemekten, böylece haktan sapıp zulmetmekten korkuyorum!" dedi.

 

 Fakat Ömer, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) Medine'deki sadakasını Ali ve Abbas'a geri vermesine rağmen Hayber ve Fedek'i onlara ver-meyip kendi elinde tutarak dedi ki:

 

 Hayber ve Fedek Resulullah'ın (s.a.a) ihtiyaç ve sıkıntılarını giderdiği sadaka ve haklarındandı. Onlarla yapılması gerekeni yönetimde olan kişi belirler.

 

 Ravi der ki: Hayber ve Fedek günümüze kadar Ömer'in yasadığı şekilde kullanıldı.

 

 Ümmü'l-Müminin Aişe'nin ikinci rivayetinde Ömer apaçık bir şekilde Resulullah'ın (s.a.a) mal ve mülkünün geçimini karşılamak ve sıkıntılarını gidermek için kullandığı haklarından olduğunu ve ondan sonra da onların yönetimde olan kişiye geçtiğini vurguluyor. Dolayısıyla, sadece onları kendi haklarından bilen Ömer onları geçim masrafları için kullanıyor ve sıkıntılarını onlarla gideriyordu. Ümmü'l-Müminin Aişe'nin birinci rivayetinde naklettiği Ebu Bekir'in sözlerinden anlaşılan da aynen budur: "Ben onları Resulullah'ın (s.a.a) kullandığı gibi kullanacağım." Yani onları kesin hakkım gibi geçim masraflarımda kullanıp sıkıntılarımı onunla gidereceğim!

 

 Bu konuda Ümmü'l-Müminin Aişe'den Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'de nakledilen üçüncü bir rivayet daha var. Aişe diyor ki:

 

 Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma, birini Ebu Bekir'e göndererek ondan yüce Allah'ın, Medine ve Fedek'te Resululla-h'a (s.a.a) verdiklerinden ve Hayber humusunun geriye kalanlarından kendine yetişen mirası istedi. Fakat Ebu Bekir, Resulullah (s.a.a), "Biz miras bırakmayız; bizden geri kalanlar sadakadırlar; Muhammed'in Ehlibeyt'i ancak bu maldan yiyebilirler." buyurmuştur. Şimdi ben Resulullah'ın (s.a.a) sadakasını kendi hayatında nasıl idiyse hiç değiştirmeden onun kullandığı gibi kullanacağım, dedi!

 

 Böylece Ebu Bekir onların birini bile Fatıma'ya vermekten sakındı. Fatıma da Ebu Bekir'e öfkelenerek ondan yüzünü çevirdi ve bir daha onunla konuşmadı. Fatıma Resu-lullah'tan (s.a.a) sonra sadece altı ay yaşadı. Vefat edince de eşi Ali, Ebu Bekir'e haber vermeksizin onu geceleyin defnetti. Fatıma'nın cenazesine Ali'nin kendisi namaz kıldı.

 

 Fatıma hayatta olduğu sürece halk arasında Ali saygındı; fakat Fatıma vefat edince Ali kavmin ileri gelenlerinin baskısı sonucu Ebu Bekir'le uzlaşarak ona biat etmek zorunda kaldı. Fakat Fatıma hayattayken Ali, Ebu Bekir'e biat etmedi...

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.