Salı 22 Mayıs 2012 - 14:59

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۲۹

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
   


Hz. Resulullah'ın Kardeşi Hz. Ali

     
emirel muminin
     

         Hz. Harun Hz. Musa'nın kardeÅŸi idi. Hz. Ali'yi Hz. Harun'un mevkiine  koyan Hz. Resulullah, bu açıdan da Hz. Ali ile Hz. Harun arasında bir  farklılık olmasına razı olmamış ve o Hazret'i kendine kardeÅŸ ilan  etmiÅŸ, hatta yukarıda da iÅŸaret ettiÄŸimiz üzere, bizzat kardeÅŸ kılma  olayında bile Hz. Ali'nin Hz. Harun'un mevkiinde olduÄŸuna iÅŸaret  buyurmuÅŸtur.
             Hz. Resulullah, biri Mekke'de ve diÄŸeri  hicretten sonra Medine'de olmak üzere, ashabı arasında iki defa  kardeÅŸlik ilan etmiÅŸtir.
            İlk defasındaki kardeÅŸlik,  sadece sonraları muhacirler olarak isimlenen ilk Müslümanlar arasında  olmuÅŸ, ikinci kardeÅŸlik ise, muhacirlerle ensâr arasında  gerçekleÅŸmiÅŸtir.
            Birinci defasında Ebu Bekir ile Ömer ve  Osman ile Abdurrahman bin Avf kardeÅŸ ilan edilirken, ikinci defasında  Ebu Bekir ile Harice bin Zeyd ve Ömer ile Utban bin Malik arasında  kardeÅŸlik kurulmuÅŸtur. Ama her iki defasında da Hz. Resulullah Ali'yi  kendine kardeÅŸ ilan etmiÅŸ ve: "Ey Ali! sen dünya ve ahirette benim kardeÅŸimsin"
      uyurmuÅŸtur.
             Hz. Resulullah'ın Hz. Ali'ye karşı kardeÅŸ tabirini kullanması defalarca  olmuÅŸtur. Henüz risaletin ilk ilan ediliÅŸinde Cenab-ı Nebi'nin  akrabalarından Hz. Ali dışında kimse Hazret'in davetini kabul  etmeyince; "İşte bu benim kardeÅŸim, vasim ve halifemdir. Onu dinleyin ve ona itaat edin" buyurmuÅŸtu.
            Yine bir hadiste şöyle geçmektedir: "Bir gün Hz. Resulullah sevinçli  bir yüzle evinden çıkıp ashabının yanına geldi. Abdurrahman bin Avf,  Hazret'in bu sevincinin nedenini sordu. Bunun üzerine Hazret ona şöyle  buyurdu: "Rabbimden bana kardeÅŸim ve amca oÄŸlum ile kızım  hakkında bir müjde geldi; Allah Teala Fatime'yi Ali'ye tezvic etmiÅŸtir,  sevincim bu yüzdendir."
             Hz. Fatime gelin  gidince de Ümmü Eymen'e: "Ey Ümmü Eymen, bana kardeÅŸimi çağır" der ve  Ümmü Eymen: "Hem kardeÅŸim diyorsun, hem de kızını ona verirsin"  deyince, Hazret: "Evet, ey Ümmü Eymen" buyurur.
              Yine, Hz. Resulullah defalarca Hz. Ali (a.s)'a iÅŸaret ederek: "Bu benim kardeÅŸim, amcam oÄŸlu, eniÅŸtem ve çocuklarımın babasıdır" buyurmuÅŸtur.
              Yine, Hz. Resulullah Hz. Ali'ye vasiyet ederek: "Ey  Ali! Sen benim kardeÅŸim ve vezirimsin. Sen benim borçlarımı ödeyeceksin  ve va'dlerimi yerine getirerek boynumdaki yükümlülüğü kaldıracaksın..." buyurmuÅŸtur.
               Yine, hadis yazarlarının kendi hadis kitaplarında naklettiÄŸine göre;  Hz. Ali'nin Hz. Resulullah'ın yatağında yattığı gecede Hak Teala  Cebrail ile Mikail'e; "Ben sizin ikinizi kardeÅŸ kıldım ve  birinizin ömrünü diÄŸerinden daha uzun yaptım, hanginiz kendi ömrünü  arkadaşına bağışlamaya hazırdır" diye vahyeder. Fakat onların her ikisi de yaÅŸamayı tercih eder ve ömrünü arkadaşına bağışlamaz.
               Bunun üzerine, Hak Teala onlara: "Neden siz Ali gibi olamadınız!  Ben onunla resulüm Muhammed'i kardeÅŸ kıldım. Ali onun yaÅŸamasını  saÄŸlamak için kendi canını ona feda ederek onun yatağında yatmıştır.  Öyleyse inin yere ve onu düşmanlarından koruyun" diye vahyeder.
          Cebrail ile Mikail yere inerler ve Cebrail Hazret'in baÅŸ tarafında  Mikail de ayak tarafında yer alır ve Cebrail Hazret'e seslenerek:"Ne  mutlu sana, ne mutlu sana ey Ali bin Ebu Talib! Allah seninle  meleklerine iftihar ediyor" der. İşte bu sırada Allah Teala  "İnsanlardan öyleleri var ki, Allah rızası uÄŸrunda canlarını  satarlar..." ayetini nazil eder.
           Yine  Hz. Resulullah'ın vefat anı gelince; "KardeÅŸimi bana çağırın" buyurdu.  Onlar da Hz. Ali'yi çağırdılar. Hazret Ali'ye: "YaklaÅŸ bana" buyurdu.  Hz. Ali Hz. Resulullah'ın yanına yaklaşıp kulağını Hazret'in mübarek  aÄŸzına yaklaÅŸtırdı. Böylece Hz. Resulullah'ın mübarek ruhu bedeninden  ayrılıncaya kadar Hz. Ali'yle konuÅŸmaya devam etti. Öyle ki, Hz.  Resulullah'ın ağız suyu Hz. Ali'nin yüzüne sürüldü."
           Ä°ÅŸte bunun içindir ki, Hz. Ali defalarca;"Ben  Allah'ın kulu, resulünün kardeÅŸiyim ve en büyük sıddık benim. Benden  gayri her kim bu iddiada bulunursa yalancıdır. Ben bütün insanlardan  önce yedi yaşındayken namaz kıldım." buyurmuÅŸtur.
            Yine Hazret: "Andolsun Allah'a ki, ben O'nun kardeÅŸi, vasisi, amca oÄŸlu ve ilminin varisiyim. O halde kim O'na benden daha evla olabilir?" buyurmuÅŸtur.
          Hz. Ali ile Hz. Resulullah'ın kardeÅŸliÄŸine deÄŸinen hadisler çoktur. Hakikat erleri için bu kadarı yeterlidir.


 

Total Visit: 703
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.