Hz. Mehdi’nin (Allah zuhurunu Yakın Eylesin) Kâ’be’yi Ziyareti عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ جَعْفَر الْحِمْيَرِيِّ أَنَّهُ قَالَ: سَأَلْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عُثْمَانَ الْعَمْرِيَّ ـ رَضِيَ اللهَ عَنْهُ ـ فَقُلْتُ لَهُ: رَأَيْتَ صَاحِبَ هَذَا الاَْمْرِ؟ فَقَالَ: نَعَمْ وَ آخِرُ عَهْدِيْ بِهِ عِنْدَ بَيْتِ اللهِ الْحَرَامِ وَ هُوَ يَقُولُ: «اَللَّهَمَّ أَنْجِزْ لِيْ مَا وَعَدْتَنِيْ» Abdullah b. Cafer el-Himeyeri’den şöyle dediği nakledilmiştir: Muhammed b. Osman el-Amri (r.z)’ye ‘Asrın İmam’nı gördün mü diye sordum.’ ‘Evet,’ dedi son görüşmem Beytullahu’l-Haram’ın kenarında idi o şöyle diyordu: “Allah’ım benim hakkındaki vaadini gerçekleştir.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ): «اَلْحَجَرُ يَميْنُ اللهِ فِي الْأَرْضِ، فَمَنْ مَسَحَ يَدَهُ عَلَى الْحَجَرِفَقَدْ بَايَعَ اللهَ أَنْ لاَ يَعْصِيَهُ». Hz. Resulullah (s.a.a): “Haceru’l-Asved Allah’ın yeryüzündeki sağ elidir. Kim elini Haceru’l-esved’e sürerse Allah ile günah işlemeyeceğine dair biat etmiş sayılır.” عَنْ سَيْف التَّمَّارِ قَالَ: قُلْتُ لِأَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): أَتَيْتُ الْحَجَرَ الْأَسْوَدَ فَوَجَدْتُ عَلَيْهِ زِحَامًا فَلَمْ أَلْقَ إِلاَّ رَجُلاً مِنْ أَصْحَابِنَا فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ: لاَبُدَّ مِنِ اسْتِلاَمِهِ فَقَالَ: «إِنْ وَجَدْتَهُ خَالِيًا وَ إِلاَّ فَسَلِّمْ مِنْ بَعِيْدٍ». Seyf et-Tammar şöyle diyor: İmam Cafer Sadık’a dedim ki: Haceru’l-esved’e geldiğimde büyük bir kalabalığın etrafında olduğunu gördüm. Orada dostlarımızdan ancak bir kişiyi bulabildim, ondan konuyu sordum; o “Mutlaka istilam etmen gerekir,” dedi. Bunun üzerine İmam şöyle dedi: “Eğer etrafını boş bulursan istilam et, yoksa uzaktan selam ver. عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «أَوَّلُ مَا يُظْهِرُ الْقَائِمُ مِنَ الْعَدْلِ أَنْ يُنَادِيَ مُنَادِيْهِ أَنْ يُسَلِّمَ صَاحِبُ النَّافِلَةِ لِصَاحِبِ الْفَرِيْضَةِ الْحَجَرَ الْأَسْوَدَ وَ الطَّوَافَ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Kaim (Mehdi) zuhur ettiğinde ortaya koyacağı ilk adalet, onun tarafından bir münadinin şöyle selenmesidir: Müstehap tavaf yapanlar Haceru’l-esved’i ve tavaf bölgesini farzını yerine getirenlere bıraksınlar.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): أَبْلِغُوْا أَهْلَ مَكَّةَ وَ الْمُجَاوِرِيْنَ أَنْ يُخَلُّوْا بَيْنَ الحُجَّاجِ وَ بَيْنَ الطَّوَافِ وَ الْحَجَرِ الْأَسْوَدِ وَ مَقَامِ إِبْرَاهِيْمَ و الصَّفِّ الْأَوَّلِ مِنْ عَشْرٍ تَبْقَى مِنْ ذِي الْقَعْدَةِ إِلَى يَوْمِ الصَّدْرِ». Hz. Peygamber (s.a.a): “Mekke ahalisine ve Mekke’de kalanlara: Tavafı, Haceru’l-esvedi, Makam-ı İbrahimi ve birinci saffı, Zilka’de’nin son on gününden hacıların dönüş gününe kadar hacılara bıraksılmasının bildirilmesini emrederdi.” عَنْ حَمَّادِ بْنِ عُثْمَانَ قَالَ: كَانَ بِمَكَّةَ رَجُلٌ مَوْلًى لِبَنِيْ أُمَيَّةَ يُقَالُ لَهُ ابْنُ أَبِيْ عَوَانَةَ. لَهُ عِنَادَةٌ، وَ كَانَ إِذَا دَخَلَ إِلَى مَكَّةَ أَبُوْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) أَوْ أَحَدٌ مِنْ أَشْيَاخِ آلِ مُحَمَّدٍ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) يَعْبَثُ بِهِ، وَ إِنَّهُ أَتَى أَبَا عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) وَ هُوَ فِي الطَّوَافِ فَقَالَ: يَا أَبَا عَبْدِ اللهِ مَا تَقُوْلُ فِي اسْتِلاَمِ الْحَجَرِ؟ فَقَالَ: «اِسْتَلَمَهُ رَسُوْلُ اللهِ(صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ)». فَقَالَ لَهُ: مَا أَرَاكَ اسْتَلَمْتَهُ. قَالَ: «أَكْرَهُ أَنْ أُوْذِيَ ضَعِيْفًا أَوْ أَتَأَذَّى». فَقَالَ: قَدْ زَعَمْتَ أَنَّ رَسُوْلَ اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) اسْتَلَمَهُ. قَالَ: «نَعَمْ وَلَكِنْ كَانَ رَسُوْلُ اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) إِذَا رَأَوْهُ عَرَفُوْا لَهُ حَقَّهُ وَ أَنَا فَلا يَعْرِفُوْنَ لِيْ حَقِّيْ». Hammad b. Osman şöyle naklediyor: “Mekke’de Umeyye oğullarına mensup inatcı bir kişi vardı. İmam Cafer Sadık veya Al-i Muhammed’in büyüklerinden biri Mekke’ye geldiğinde diliyle onu incitirdi. İmam Cafer Sadık (a.s) tavafta olduğu bir sırada İmam’ın huzuruna geldi “Ey Ebu Abdillah Hacer’in İstilamı hakkında görüşün nedir? dedi. İmam: “Resulullah (s.a.a) onu istilam etmiştir,” dedi O adam: “Senin Hacer’i istilam etmediğini görüyorum,” dedi. İmam Cefer Sadık şöyle dedi: “Ben bir zayıfa eziyet etmekten veya kendimi eziyete düşürmekten çekiniyorum,” dedi. O: “Ama Resulullah’ın istilam ettiğini söyledin,” dedi. İmam: “Evet, ancak halk Resulullah’ı görünce onun hakkını gözetiyorlardı ama benim hakkımı gözetmiyorlar,” dedi.”
|