Perşembe 9 Şubat 2012 - 05:38

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۰۸

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    


Hz. Fatıma'nın (a.s) Peygamber (s.a.a) Neznindeki Makamı

     
Hz. Fatıma'nın (a.s) Peygamber (s.a.a) Neznindeki Makamı
     

    Hz. Zehra'nın fazileti hakkında Resulullah'tan (s.a.a) nakledilen rivayet ve hadisler:

     

Eğer  gerçekten de bu nurlu cevher ve fazilet örneği Fatıma (a.s) hakkında  mevcut olan sahih ve sarih hadislerin tümünü nakletmek istesek bu küçük  makaleye sığdıramayız. Ama on iki hadisi nakletmekle yetiniyoruz.

   1. Hadis

   Peygamber şöyle buyurmuştur:

   Cennet  ehli kadınların en faziletlisi Hüveylid kızı Hatice, Muhammed'in kızı  Fatıma, Muzahim'in kızı ve Firavun'un eşi Asiye ve İmran'ın kızı  Meryem'dir.

   Ehl-i Sünnet'in hadis erbabı ve  ravilerinden bir çoğu bu hadisi nakletmişlerdir ki hepsinin adını  zikretmek mümkün olmadığından onlardan sadece Ahmed b. Hanbel[1] Ebu  Davud, [2] Kasım b. Muhammed[3] gibi meşhur şahsiyetlerin adını  vermekle yetiniyoruz.

   2. Hadis

   Resulullah şöyle buyuruyor:

   Dünya kadınlarının en hayırlısı dört tanedir: Meryem binti İmran, Asiye  binti Mzahim, Hadice binti Hüveylid ve Fatıma binti Muhammed (s.a.a)

     

    Bu hadisi, Dünya kadınlarının en hayırlısı cümlesiyle Ehl-i Sünnet'in  Ebu Davud ve Abdulvaris b. Süfyan gibi bir çok muteber muhaddisleri,  Enes ve Ebu Hureyre'den nakletmişlerdir. [4]

   3. Hadis

   Peygamber şöyle buyuruyor:

   Sana dünya kadınlarından Meryem binti İmran, Hatice binti Huveylid, Fatıma binti Muhammed ve Asiye yeter.

     

    Bu beyanda da bu dört kadın beşeriyet dünyasının dört örnek şahsiyeti  olarak zikredilmiştir. Ehl-i Sünnet alimlerinden bazıları da bu hadisi  aynı ibaretler ile nakletmişlerdir. Tirmizi, [5] Ebu Davud ve Şabi, [6]  de bu kimselerdendir.

     

  Bu üç rivayet ve benzeri rivayetler açık  bir şekilde bu faziletli ve iffetli dört kadının, insanlık dünyasının  tüm kadınlarından daha üstün ve değerli olduklarına delalet ediyor. Ama  bu dördünden hangisinin diğerlerinden daha faziletli ve üstün olduğu  beyan edilmemiştir.

     

   Ama Peygamber'in Ehl-i Beytu ve tahir  imamlardan nakledilen birçok rivayetler ve mütevatir hadislerden,  Peygamber'in (s.a.a) kızı Fatıma'nın onların en faziletlisi olduğu  anlaşılmaktadır. Bu rivayetler sarih ve açık olup tevil ve tevcih  edilir bir yanı da yoktur.

     

  Eğer bu hadis ve rivayetler de  olmasaydı, bu büyük kadının üstünlük ve fazileti hakkında onun  peygamberlerin en büyüğü olan Hz. Muhammed'in (s.a.a) bedeninin bir  parçası olması yeterliydi. Tüm alemde Resulullah'ın eşi ve benzeri  olmadığı gibi, dünya kadınları arasında da Hz. Fatıma'nın (a.s) eşi ve  benzeri yoktur.

     

   Hz. Fatıma'nın dünya kadınlarının en üstünü ve  değerlisi olduğu hususunu Ehl-i Sünnet'in birçok-büyük alimleri de  kabul etmişler, birçok araştırmacıları da bunu açıkça beyan  etmişlerdir. Bazı araştırmacı alimleri de onların görüşlerini  nakletmiştir. Mesela Ehl-i Sünnet'in çağdaş alimlerinden olan Nebhani  şöyle diyor: Birçok araştırmacı alimler, Fatıma'nın (a.s) dünya  kadınlarının (hatta Hz. Meryem'de dahil) en üstün ve faziletlisi  olduğunu söylemişlerdir. Bu alimler arasında Taki Sebeki Celaluddin-i  Suyuti, Bedri Zerkeşi ve Taki Mükrizi gibi kimseler de vardır.  Sebeki'den bu hususta bir soru sorulunca şöyle demektedir: Biz  peygamberin kızı Fatıma'nın en faziletli kadın olduğuna inanıyoruz.  İbn-i Ebi Davud'dan da bu hususta bir soru surulunca şöyle dedi:  Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: Fatıma benim bir parçamdır.  Gerçekten de Fatıma eşsiz ve benzeri olmayan biridir.

   Manevi de birçok eski ve yeni alimlerden bu konuyu nakletmektedir.

   4. Hadis

   Sadece Ebu Davud'un İbn-i Abbas'tan naklettiği bir hadiste peygamber güya şöyle buyurmaktadır: Meryem binti İmran'dan sonra cennet ehli kadınların efendisi Fatıma binti Muhammed, Hatice ve Asiye'dir. [7]

    Bu hadis de bu dört kadınındünya kadınlarının en üstünü olduğunu  delalet etmektedir. Ama zahiren Meryem'in Fatıma'dan daha faziletli  olduğu istifade edilmektedir.

     

   Ama hem sayıları daha çok, hem  senedleri daha sağlam ve sahih ve hem de delalet sağlam ve sahih ve  vazih olan birçok hadisler bu hadisin tam tersi bir manaya delalet  etmektedir. Yani Hz. Zehra'nın Meryem'den de üstün olduğunu beyan  etmektedir.

     

   O halde bu hadisi terkedip bir kenara bırakmak  zorundayız. Üstelik bu hadis şia alimleri tarafından da kabul görmemiş  ve nakledilmemiştir.

   5. Hadis

    Buhari, Müslim, Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, El-Cem Beynes Sahiheyn ve El  Cem beynes Sihahis kitablarının yazarları, İbn Abdulbir, Muhemmed b.  Sa'd ve benzeri kimseler Musa, Ebu Avane, Furas, Amir, Mesruk gibi  ravilerin vasıtasıyla Aişe'den şöyle nakletmektedirler. [8] Peygamber  bir gün hastalanmıştı, ben de peygamberin diğer hanımlarıyla birlikte  O'nun huzurunda idik. Aniden Fatıma içeri girdi. O aynı babası gibi  yürüyor ve babası gibi adım atıyordu. Peygamber aziz kızını görünce çok  sevinde ve şöyle buyurdu: Aferin kızım! Daha sonra da kızını yanına  oturttu ve kulağına yavaş bir şekilde birşeyler söyledi. Hz. Zehra  aniden hüngür hüngür ağlamaya başladı.

     

  Peygamber kızını mahzun  ve ağlar görünce yine yavaşça kulağına birşeyler söyledi. Fatıma (a.s)  bu defa da sevindi ve çok tatlı bir şekilde gülümsedi. Peygamber'in  hanımlarından sadece ben ona dedim: Bizim içimizden seni kendisine sır  ehli seçmiş ve sen de ağlıyorsun. Aişe diyor ki, Peygamber kalkınca ben  Fatıma'ya bunun sırrını sordum. Ama o şöyle buyurdu: Asla!  Resulullah'ın sırrını hiç kimseye ifşa etmem. Resulullah vefat ettikten  sonra Benim senin üzerine olan hakkım için şimdi o günkü hadiseyi izah  et dedim. Hz. Fatıma şöyle buyurdu: Evet şimdi söyleyeceğim. Ben  babamın ilk sözlerine ağladım. Babam şöyle buyurdu: Cebrail her yıl bir  defa beni ziyarete gelirdi. Ama bu yıl iki defa ziyaret etti. Bu da  benim ecelimin yaklaştığını gösteriyor. Takvalı ol ve daima sabırlı  olmaya çalış. Ben senin için en iyi ibret aynasıyım. Bu sözleri duyunca  gördüğün gibi şiddetli bir şekilde ağladım. Babam benim üzüldüğümü  görünce şöyle buyurdu: Ey Fatıma, acaba mümin kadınların (veya İslam  ümmetinin kadınlarının) en üstünü olmak istemez misin? İbn-i Hacer  İsabet adlı kitabında ve birçok muhaddisler ise Dünya kadınlarının en  üstünü diye nakletmişlerdir.

     

   Velhasıl bu yüzde yüz sahih olan  hadis, bu büyük kadının fazilet ve üstünlüğüne delalet etmektedir.  İbn-i Sad (Tabakat'ta)e benzeri kimselerde bu hadisi Ümmü Seleme'den  Cennet ehli kadınların en üstünü şeklinde nakletmişlerdir. [9] Hakeza  Aişe'nin Hz. Peygamber'in vefatına dek Hz. Fatıma'dan bu olayın sırrını  sormadığı yer almıştır.

   6. Hadis

   Hz.  Zehra biraz rahatsızlanınca peygamber (s.a.a) kızını ziyaret etti, ona  kızım nasılsın? diye buyurdu. Hz. Fatıma, Hastayım, yiyecek hiçbir  şeyimizin olmayışı beni daha fazla rahatsız erdiyor dedi. Resulullah,  Dünya kadınlarının en üstünü olmak istemez misin? diye buyurdu. Hz.  Fatıma: Babacığım acaba bu makam Meryem binti İmran'a mahsus değil  midir? diye sordu. Resulullah, O kendi zamanındaki kadınların en  üstünüydü. Bu arısda ise dünya kadınlarının en üstünü sensin. Allah'a  andolsun seni öyle biriyle evlendirdim ki, hem dünyada ve hem de  ahirette büyüktür.

     

   Bu hadisi rivayet hafızları ve rivayetleri  senedleriyle birlikte kaydeden kimseler (Abdulbir İstiab kitabında ve  diğerleri) nakletmişlerdir.

   7. Hadis

    İbn-i Hacer Sevaik adlı kitabında şöyle yazmaktadır: Ahmed b. Hanbel,  Tirmizi, Nizai ve İbn-i Habbân gibi birçok Ehl-i Sünnet alimleri  Huzeyfe'den peygamberin kendisine şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir:  Acaba bana şu anda arız olan şu haleti görüyor musun? Şu ana kadar  yeryüzüne inmemiş olan bir melek Allah'tan izin aldı ve bana nazil  oldu, selam verdikten sonra bana Hasan ve Hüseyin'in cennet gençlerinin  efendisi ve Fatıma'nın da cennet ehli kadınların en üstünü olduğunu  müjde verdi.

     

   İbn-i Habban ve diğerleri de Ebu Hureyre'den  peygamber'in şöyle buyurduğunu nakletmektedirler: Şu ana kadar beni  ziyaret etmemiş olan bir gök meleği, Allah'tan izin alarak beni  ziyarete geldi ve bana Fatıma'nın İslam ümmetinin kadınlarının en  büyüğü olduğunu müjde verdi. [10]

   8. Hadis

    Abdurrahman b. Ebi Naim [11] ri rivayet ve hadis hafızları da Ebu Said  el-Hudri'den Peygamber'in şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir: Fatıma  cennet ehli kadınların en üstünüdür.

   9. Hadis

    Buhari ve Müslim Müsevver'den peygamber'in minberin üzerinde şöyle  buyurduğunu nakletmişlerdir: Fatıma benim bir parçamdır. Ona eziyet  eden bana eziyet eder ve ona hoş gelmeyen bana da hoş gelmez. [12]

   Nebhani de Buhari'den Peygamber'in (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: Fatıma  benim bir parçamdır. Onu gazaplandıran şey beni de gazablandırır. Diğer  bir rivayette, Onu gazablandıran kimse beni gazablandırmıştır yer  almıştır

   Cami-üs Sagir adlı kitapta ise şu ibaret ile nakledilmiştir:

   Fatıma benim bir parçamdır. Onu üzen beni üzer ve onu sevindiren beni sevindirir.

     

İbn-i  Kuteybe El-İmame ves Siyase adlı kitabının evvelinde tasrih etmektedir  ki büyük İslam kadını Hz. Fatıma, Ömer ve Ebu Bekir'e şöyle  buyurmuştur: Allah için söyleyin peygamber'in şöyle  buyurduğunu duymadınız mı?: Fatıma kimden razı olursa ben de ondan  razıyım. Fatıma kinden razı olmazsa ben de razı değilim. Onu seven beni  sevmiştir. Onu sevindiren beni sevindirmiştir. Onu gazablandıran ise  beni gazablandırmıştır.

     

   Ömer ve Ebu Bekir Evet, duyduk dediler.

    Bu hadis İslam önderleri ve tahir imamlardan mütevatir bir şekilde  nakledilmiştir. Başka bir rivayet olmasaydı bile Fatıma'nın tüm dünya  kadınlarından üstün olduğuna bu bir tek rivayet yeterdi de artardı bile.

     

    Acaba müslümanlar arasında böyle bir makamı olan var mıdır? Resulullah  kimin hakkında böyle sözler söylemiştir. Zımnen bu cümlelerden Hz.  Fatıma'nın (a.s) masum olduğu da istifade edilmektedir. Zira bu  cümleler Hz. Fatıma'nın boş yere gazaplanmadığını, sevinmediğini ve  razı olmadığını beyan etmektedir. Nitekim  Peygamber de böyle idi.

     

    Peygamber (s.a.a) için bu muhtelif haler, heva ve heves üzere vücuda  gelmediği gibi Fatıma (a.s) için de sözkonusu değildir. Var olan her  şey Allah içindir. Zira eğer Fatıma (a.s) gazablanırsa Peygamber  (s.a.a) gazablanmış ve eğer Fatıma sevinirse Peygamber sevinmiştir.

   Peygamber için kesin ve sabit olan ismet makamı da bundan başka birşey değildir.

   10. Hadis

   İbn-i Ebi Asım[13] Hz. Ali'den Peygamber'in (s.a.a) Fatıma'ya şöyle buyurduğunu nakletmektedir: Allah senin gazabın için gazablanır ve rızan için de razı olur. Taberani[14] ve diğerleri de bu hadisi hasen senediyle nakletmişlerdir.  Bu hadis de 9. hadis gibi Hz. Fatıma'nın (a.s) masumiyetine ve  fazilette üstünlüğüne delalet etmektedir.

   11. Hadis

    Ahmed b. Hanbel gibi bazı ünlü muhaddisler Ebu Hureyre'den  nakletmişlerdir ki[15] Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Ali, Hasan, Hüseyin ve  Fatıma'ya bakarak şöyle buyurmuştur: Ben sizinle savaşan kimselerle savaşır ve sizinle barışan kimselerle de barışırım.

  Tirmizi[16] Zeyd b. Erkam tarikiyle bu hadisi (Elbette az bir farklılıkla) nakletmektedir.

   Bu hadis de önceki (iki) hadis gibi Hz. Fatıma'nın ismet makamına  delalet etmektedir. Şu farkla ki bu hadis Ehl-i Beyt ile savaşan  kimselerin küfür üzere olduğunu da beyan etmektedir.

   12. Hadis

    Muhaddislerden bir çoğu Abdurrahman Ezrak'tan Emir-el Müminin Ali  (a.s)'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir: Birgün yatmış idim ki aniden  Resulullah odama girdi. Bu esnada oğlum Hasan ya Hüseyin susadığını  söylüyor ve su istiyordu. Resulullah çoktan beri sütü azalan (veya  kurumuş) bir koyunu sağdı. Diğer oğlum Hasan Resulullah'ın yanına  gitti. Ama hazret onu tutup bir köşeye oturttu. Fatıma bu durumu  görünce, Babacığım sen Hüseyin'i daha çok mu seviyorsun? Ona süt verdin  ama Hasan'a vermedin! diye sordu. Peygamber şöyle cevab verdi: Hüseyin  daha önce susadığını söyledi ve ben de önce onun susuzluğunu giderdim.  Daha sonra şöyle buyurdu: Ben, sen, bu çocuklar ve orada yatan (Ali)  kıyamette bir yerdi olacağız. [17]

Bu makam ve mevkiye nail olan  bu büyük İslam kadınına selat -u selam olsun. Tüm geçmişler ve  gelecekler bu yüce makam karşısında saygı ile eğilmeli, ihtiram  göstermelidir. Bu Allah'ın istediği kimselere verdiği bir fazlı ve  ihsanıdır. Şüphesiz ki Allah büyük bir ihsan sahibidir.

   Makalenin sonunda da Hz. Fatıma'nın fazilet ve şahsiyeti hususunda Aişe'den nakledilen bir rivayeti aktaralım.

    Taberani Peygamber'in hanımı Aişe'nin şöyle dediğini naklediyor:  Fatıma'dan (babası dışında) daha faziletli birini görmedim. [18]

    (Buhari ve Müslim'e göre hadisin senedi sahihdir. Hasıl ki İbn-i Hacer  El-İsabe ve Nebhani Eş-Şeref-ul Muebbed kitabı s. 59 sonlarında bunu  açıklamışlar.)

   İbn-i Abdulbir de İbn-i Ebi Umeyr'den söyle  naklediyor: Aişe'nin yanına vararak ona şöyle sordum: Peygamber (s.a.a)  nezdinde insanların en sevglii olanı kimdi? Aişe, Fatıma idi diye cevap  verdi. Ben, Erkeklerden en sevgili olanı kimdi? diye sordum. Eşi Ali  idi. [19] diye cevab verdi.

     

   Bureyde de şöyle diyor: Peygamber nezdinde insanların en sevgili olanı kadınlardan Fatıma (a.s) erkeklerden ise Ali (a.s) idi.

   Yine Aişe şöyle diyor: Fatıma'nın evlatları dışında hiç kimsenin, Fatıma gibi sarih bir lehçe ile konuştuğunu görmedim.

   Bu hadisi de Abdulbir İstiab kitabında nakletmiştir.

  Evvelde de, sonra da hamd Allah'a mahsustur. Allah'ın selat-u selamı Muhammed'e (s.a.a) ve aline olsun.

-----------------------------------------------------------

[1]Ahmed b. Hanbel Mesned kitabında (1. cüz, s. 293) İbn-i Abbas'tan naklediyor.

[2]- Ebu Davud da İstiab (Hz. Hatice'nin şerh-i halinde) adlı kitabında

[3]- Kasım b. Muhammed de İstiab (Hz. Zehra'nın şerh-i halinde) adlı kitabında nakletmişlerdir.

[4]-  Ebu Davud bu hadisi İstiab adlı kitabında Hz. Hatice'nin şerh-i  halinde) Enes'ten nakletmiştir. abdulvaris de İstiam (Hz. Hatice ve  Zehra'nın şerh-i halinde) adlı kitabında Hureyre'ye istinaden  nakletmiştir.

[5]- Nebehani'nin Erbain kitabında (s. 220)  Tirmizi'nin Enes'ten naklettiğini yazmıştır. Serrac da yanı şahıstan  rivayet etmiştir. (Nitekim İstiab -Hz. Zehra'nın şerh-i hali adlı  kitapta yer almıştır.)

[6]- İstiab, Hz. Hatice'nin şerh-i halinde yanı kitapta Zehra'nın şerh-i halinde Ebu Davud ve Şa'bi de Cabir'den nakletmiştir.

[7]- İstiab'dan naklen Hz. Hatice'nin (a.s) şerhi halinde

[8]-  Buhari Sahinide 4. cilt s. 64 Melihiyye baskısı, yıl 1332 ve Müslim  Sahihinde, 2 Cüz, Hz. Fatıma'nın faziletleri bölümü çeşitli senedlerle  Aişe'den nakletmiştir. Ahmed b. Hanbel müsnedinde 6. cüz, s. 282,  Abdulbir istiab'ında (Hz. Zehra'nın şerhi halinde) Muhammed b. Sad da  Hz. Zehra'nın şerh-i halinde, Tabakat kitabının 8. cüzünden yine  tabakatın 2. clidi Peygamber'in hastalığında buyurduğu hadisler  bölümünde nakletmiştir.

[9]- Ebu Ya'lide Hz. Zehra'nın şehr-i halinde ve birçok muhaddislerde Ümmü Seleme'den nakletmiştir.

[10]- Şeref-ul Muebbed (Hz. Zehra'nın şerh-i halinde) adlı kitapta da yer almıştır.

[11]- Nitekim İstiab, Sade vb. kitaplarda Zehra (a.s)'ın şerh-i halinde yer almıştır.

[12]- Buhari ve Müslim kendi sahihlerinde nakletmişlerdir. Esabe vb. kitaplarda da yer almışlardır.

[13]- Esabe kitabında.

[14]- Şeref-ul Muebbed ve benzerleri (Fatıma'nın şerh-i halinde).

[15]- Musned-i İbn-i Hanbel 2. cüz, s. 442

[16]- Tirmizi şu ibaretlerle nakletmiştir: Onlarla savaşanlarla savaşır, barışanlarla barışırım.

[17]- Müsned-i Ahmed, s. 101, 1. cüz.

[18]-  Mucem-ul Evset / İbn-i Hacer Esabe kitabında ve Hebehani de Şeref-ul  Muebbed adlı kitabında (s. 58), Sahih-i Buhari ve Müslim'den  nakletmektedir.

[19]- İstiab kitabı (Zehra (a.s)'ın şerh-i halinde).

 

 

Total Visit: 271
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.