PerÅŸembe 29 Temmuz 2010 - 16:38

الخميس ١٨ شعبان ١٤٣١

پنجشنبه ۷ مرداد ۱۳۸۹ - ۱۸:۰۸

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    


Hz. Fatıma"nın Yüksek Ahlâkı 

     
Hz. Fatıma'nın Yüksek Ahlâkı
     

  Fatıma, "yüksek bir ahlâka, onurlu bir karaktere, üstün bir nefse,  ulu bir duyarlılığa, çabuk kavrayan bir anlayışa, keskin bir zihne,  yüce bir erdeme, parlak bir üstünlüğe, misk kokan bir nefese, cesur bir  yüreÄŸe, bitmek nedir bilmeyen bir heyecana, yüksek bir hamiyet  duygusuna, kendini beÄŸenmiÅŸlikten uzaklığıyla hayranlık uyandıran bir  izzete sahipti. Kibirlilerin tasavvur ettikleri büyüklük onun düzeyine  eriÅŸmekten çok uzaktı. Büyüklenenlerin ve zorbaların karşısında  eÄŸilmezdi."

     

    O, hoÅŸgörü, sükûnet ve geniÅŸ göğsüyle, geniÅŸ ufuklu vakarıyla,  öz güven ve yumuÅŸaklığıyla, ağırlığı ve temkinliliÄŸiyle, saÄŸlam  karakteri ve iffetiyle, onurunu korumasıyla bir ahlâk abidesiydi.

     

    Babasının vefatından önce, parlak bir onur ve açık bir hâyâ  timsaliydi. Güler yüzlü ve mütebessim bir güzellik abidesiydi. Ama  babasının (s.a.v) vefatıyla birlikte yüzündeki tebessüm kaybolmuÅŸtu.

     

    Dilinden haktan baÅŸka bir söz dökülmezdi, sadece doÄŸruyu  konuÅŸurdu. Kimsenin kötülüğünden söz etmezdi. Gıybet etmez, kimseyi  arkadan çekiÅŸtirmezdi. Kimseyi küçümseyici kaÅŸ göz iÅŸareti yapmazdı.  BaÅŸkalarının sırrını saklar, verdiÄŸi sözü tutardı. İstiÅŸarede doÄŸruyu  söyler, onların gerçek hayrını isterdi, baÅŸkalarının mazeretlerini  kabul ederdi. Yanlışlıkları hoÅŸ görürdü. Çok kere sürçmeleri ve  kötülükleri hilim hoÅŸgörüyle karşılardı.

     
Hz. Fatıma'nın Yüksek Ahlâkı
     

    "Kötülükten kaçar, daima iyiliÄŸe eÄŸilimliydi. Güvenilirdi.  Sözünde doÄŸruydu. İyi niyetliydi ve sözünde kesinlikle dururdu. İffetin  en yüksek doruklarındaydı. Tertemiz bir ünü vardı ve adında en ufak bir  leke yoktu. EÄŸilimleri üzerinde hevâsının etkisi yoktu. Hz. Zehra az  ile yetinen zühd sahibi biriydi. O, ihtirasın kalbi parçaladığını,  iÅŸlerde düzensizlik ve dağınıklığa neden olduÄŸunu çok iyi biliyordu. O,  hayatının sonuna kadar babasının kendisine söylediÄŸi ÅŸu sözü prensip  edindi: "Ey Fatıma! Ebedi nimetlere kavuÅŸa bilmen için, dünya hayatının  acılarına karşı sabret." Basit bir hayata razıydı. Hayatın zorluklarına  karşı sabırlıydı. Helâlin azıyla yetinirdi. Razıydı ve kendisinden razı  olunmuÅŸtu. BaÅŸkasına ait olan, baÅŸkasının sahip olduÄŸu ÅŸeylere göz  koymazdı. Hakkı olmayan bir ÅŸeye de gözlerini dikmezdi. Allah"tan  baÅŸkasından bir ÅŸey istemeye tenezzül etmezdi. O, yüzsüzlük etmez  onurlu nefsin tam bir timsaliydi. Nitekim babası (s.a.v) şöyle demiÅŸti:  "Asıl zenginlik gönül zenginliÄŸidir."

     

    O, dünyasını bir yana bırakarak kendini Rabbine adayan Hz.  Betül"dü. Dünyanın çekici süslerine arkasını dönmüştü. Dünya hayatının  aldatıcı güzelliklerine eÄŸilim göstermiyordu ve dünyaya meyletmenin ne  büyük felâketlere yol açtığını çok iyi biliyordu. Dünya hayatının  zorluklarına sabrederken, dilinden Rabbinin zikrini eksik etmeden  sorumluluÄŸunu yerine getirme hususunda muazzam bir sabır örneÄŸi  sergiliyordu.

   

    Hz. Zehra"nın asıl ilgisi ahirete yönelikti. Dünyanın göz alıcı  güzelliklerine deÄŸer vermiyordu. Çünkü babasının (s.a.v) dünyadan,  dünyanın nimetlerinden, lezzetlerinden ve ÅŸehevî arzularından yüz  çevirdiÄŸini görüyordu.


 

Total Visit: 188
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.