Çarsamba 8 Şubat 2012 - 21:21

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۲:۵۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Hz. Fatıma (a.s), Cihadı


hz. fatıma (a.s),  cihadı

   Hz. Fatıma (a.s), İslâm ile cahiliye arasındaki savaşın en şiddetli, en  keskin zamanında dünyaya geldi. O, gözlerini dünyaya açtığı sırada,  Müslümanlar, zorba putperestliğe karşı verdikleri cihadın en ağır  koşullarını yaşıyorlardı. Kureyş, Resulullah'a (s.a.a) ve tüm  Haşimoğulları boyuna abluka uyguluyordu. Peygamberimiz (s.a.a) Hz.  Ebutalip ve İmam Ali (a.s) gibi bazı yakın akrabları ve cihadın fedakâr  fertlerinden biri olan eşi ve tertemiz kızıyla birlikte abluka  altındaki vadiye girdi. Kureyşliler onları üç yıl boyunca "Ebu Talib  Vadisi" denilen bu yerde kuşatma altında tuttu. Onları bütün temel  ihtiyaçlardan yoksun bıraktılar. İşte Hz. Zehra (a.s) çocukluğunun  başlarında bu dayanılmaz kuşatmayı, acı veren yoksunluğu ve bu ağır  yaşam koşullarını yaşadı. Bunları yaşarken hakkı savundu, ilkeler  uğruna fedakârlık göstermenin görkemli bir örneğini sergiledi.

     

   Ağır ve dayanılmaz kuşatma yılları geride kaldı. Hz. Resulullah (s.a.a)  bu süreçten zaferle çıktı. Aynı yıl içinde Hz. Hatice vefat etti. Yine  aynı yıl içinde Peygamber'in amcası, davetin hamisi ve İslâm'ın  yardımcısı Ebu Talib de vefat etti. Hz. Resul (s.a.a) en sevdiği ve en  aziz bildiği insanları yitirdikten sonra, gönlü hüzün ve kederin mekânı  oldu.

     

  Böylece Hz. Fatıma (a.s), annesinin şefkatini doyasıya  hissetmeden, kendisini babasıyla acıları ve zorlukları paylaşır buldu.  Amcası ve hamisi öldükten sonra, Kureyş, bütün kinini Resulullah'a  (s.a.a) kustu. Ona bu güne kadar yapmadığı eziyetleri yaptı. Hz. Zehra  (a.s), kendi gözleriyle Kureyş'in beyinsizlerinin ve azgın  çapulcularının Hz. Resul'e (s.a.a) yaptıkları eziyetleri ve  işkenceleri, hakaretleri görüyordu. Oysa Hz. Peygamber (s.a.a) onları  karanlıklardan aydınlığa, nura çıkarmak istiyordu. Bu arada bu tür  muamelelere maruz kalan Hz. Peygamber (s.a.a) Fatıma'nın (a.s)  acılarını hafifletmeye ve onu direnmeye teşvik ediyordu:

  Ağlama, kızım. Allah senin babanı koruyacak ve onu din ve risalet düşmanlarına karşı muzaffer kılacaktır.[1]

Böylece Hz. Peygamber (s.a.a) kızına yüksek bir cihat ruhunu aşılıyordu, kalbini sabır ve zafere güven duygusuyla dolduruyordu.

hz. fatıma (a.s),  cihadı

   Hz. Fatıma (a.s), babasının Medine'ye hicret etmesinden sonra,  Kureyş'in kibrini ve gururunu hiçe sayan amcasının oğlu Ali b. Ebu  Talib ile birlikte Mekke'nin korkulu atmosferinden hicret etti. Ali,  onca yolu yaya yürüyerek kat ettiği için ayakları şişmiş bir hâlde  "Kuba"da Resulullah'a yetişti.

     

Babası kutlu İslâm devletinin  temellerini attıktan sonra Fatıma (a.s) kocasının Medine'deki mütevazi  evine taşındı. Allah yolunda cihadın ve mücadele hayatının zorluklarına  sabretme noktasında eşine yardımcı oldu. Bu hâliyle o, eşsiz bir aile  örneği sergiliyordu. Hz. Zehra (a.s) hakkı savunma ve Hz. Peygamber'in  (s.a.a) vasiyetini müdafaa etme hususunda meşakkatli ve belirgin bir  rol oynadı. Çünkü Peygamber'in (s.a.a) vefatından sonra yiğit bir  mücadeleci olarak Ali'nin yanında yer aldı. İmam Ali'nin hayatının en  zor zamanlarında sergilediği bu tavrıyla, Ali'nin (a.s) hayatının iç  cephesinin sağlam olduğunu, zayıflık göstermediğini herkese sergilemiş  oldu. Ama Fatıma (a.s) ortamı değerlendirmeyi, gerekli olan tavrı  belirlemeyi lideri ve eşi İmam Ali'ye bırakıyordu. İmam Ali (a.s)  kararlaştırıyor, plânlıyor ve emrediyordu ve Zehra (a.s) onun  emirlerine itaat ediliyordu.

     

  Hz. Fatıma (a.s) her cumartesi  sabahı şehitlerin kabirlerinin başına geliyor, onlara rahmet ve  bağışlanma diliyordu. Haftaya başlarken gerçekleştirdiği bu davranış,  onun (a.s) cihada ve şehitliğe verdiği önemi sergiliyordu. Cihatla  başlayan, cihada dayanan ve en sonunda şehitlikle taçlanan  fedakârlıklarla noktalanan pratik hayatının bir yansımasıydı.[2]

----------------------------------------------------

[1]- Sîretu'l-Mustafa, s.205; Tarih-i Taberî, 1/426

[2]- Fatımatü'z-Zehra Vitrun Fî Gamed adlı eserin mukaddimesi, Seyyid Musa Sadr



Total Visit: 439
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.