Salı 22 Mayıs 2012 - 14:53

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۲۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Hutbeler

     

Birinci Hutbe: Bu hutbe “Hamd, Allah'a mahsustur ki övenler onu hakkıyla övemezler.” cümlesiyle başla­mak­tadır ve bu hutbe aşağıdaki şu kitaplarda yer almıştır:

1-      İrşad-i Müfit     

2-      Tuhaf'ul Ukul, Necef baskısı, s. 43     

3-      Tevhid-i Saduk s.24 ila 28     

4-      Emali-i Şeyh Tusi, (H. 460 yılında vefat et­miştir) c. 1, s. 22     

5-      Mecalis-u Müfit, s. 149, Merhum Meclisi ise Bihar, c. 77, s. 302'de bu hutbenin büyük bir bölümünü Uyun'ul Hikmet-i Vasiti'den naklet­mektedir.     

İkinci hutbe: Bu hutbe de “Nimetini tamamladığı için ona hamd ederim” cümlesiyle başlamaktadır. El Müsterşid-u Taberi, kitabında s. 73'de birtakım fazlalık­lar ve farklılıklarla nakledilmiştir.     

Üçüncü Hutbe: Bu hutbe ise meşhur olan “Şıkşıkıye” hutbesidir. İlal'uş Şerai' s. 144, Mean'il Ahbar  404. bab, s. 361, Emali-i Şeyh Tusi, c. 2, s. 382- 384, Şafi-i Seyyid Murtaza (H. 426 yılında vefat etmiştir) s. 203, İrşad-i Şeyh Müfit s. 166 ve bir başka baskısında s. 135, ve aynı zamanda Şeyh Müfit bu hutbeyi el-Cemel s. 46 ve 76 da, el-İfsah kitabında ise s. 17'de nakletmiştir. Ebu Said Mansur ve H. 422 yılında ölen Zirabi Nesr'ud- Durer kitabında Nehc'ul Belağa'dan az bir farklılıkla bu hutbeyi naklet­miştir.     

Adı geçen hutbe, bu kitaplarda farklı ve İbn-i Abbas'a ulaşan senetleriyle nakledilmiştir. Senet zinciri arasında Ehl-i Sünnet alimlerinden bir gurup da göze çarpmakta­dır. Örneğin H. 303 yılında vefat eden Ebu Ali Cebai, H. 317 yılında vefat eden Ebul Kasım Belhi ve hakeza H. 606 yılında vefat eden İbn-i Esir Nihaye kitabında “Şıkşıkıye” lafzı hususunda şöyle diyor: “Bu kelimeyi Hz. Ali (a.s) bu hutbesinde kullanmıştır.”     

Firuzabadi de Kamus adlı kitabında şıkşıkıye hutbesini Hz. Ali'ye isnat etmiş ve “Aleviyye” diye ad­landırmıştır. Bütün bu söylenenlerin yanı sıra İbn-i Ebil Hadid de bu hutbeyi Ebul Kadım Belhi-i Mutezili'nin kitabından nakletmiştir ve bu kitap Seyyid Razi'nin do­ğumundan yıllar önce yazılmıştır. Musaddık Vasiti'den şöyle söylediğini nakletmektedir: “Üstadım İbn-i Haşşab'a şunu sordum: “Acaba bu hutbe yalan yere mi Ali'ye isnat edilmiştir?” Üstadım: “Allah'a and olsun ki ben bu hutbenin Hz. Ali'nin sözleri olduğu husu­sunda yakin içindeyim.” Bende: “halkın çoğu Nehc'ul Belağa'yı Seyyid Razi'nin uydurup Hz. Ali'ye isnat etti­ğini söylüyorlar.”dediğim zaman bunun üstadım bana şu cevabı verdi: “Seyyid Razi ve diğerlerinin böylesine nefis üslupları ola­bilir mi? Biz Seyyid Razi'nin yazılarını gör­dük. Onun söz ve şiirlerinin metodunu ve tarzını biliyoruz.”     

Dördüncü Hutbe: Bu hutbe de “karanlıklarda bizimle hidayete erdiniz” diye başlamaktadır ve el Müstedrek, s. 76 ile İrşad-i Müfit s. 119'da nakledilmiştir. İbn-i Ebil Hadid şöyle diyor: “Bu hutbe de Hz. Ali'nin en uzun hut­belerinden biri sayılmıştır.” Daha sonra hutbenin tümünü nakletmekte ve bazı kelimeleri hususunda görüş belirt­mektedir.   

Beşinci Hutbe: Bu hutbe de “Ey insanlar fitne dalgala­rına karşı direnin” diye başlamaktadır. İhticac-ı Tabersi, s. 127, Tezkiret'ul Havas, s. 128 de senet zincirleriyle ve tabir farklılıklarıyla nakledilmiştir. İbn- i Ebil Hadid ise hutbenin söyleniş nedenlerinden, ön bilgilerinden ve atılmış fazla­lıklarından söz etmektedir.



Total Visit: 648
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.