| Hulefa Ekolü Kaynaklarında Geçici Evlilik Tefsir-i Kurtubî'de şöyle geçmiştir: Geçmiş ve günümüz uleması arasında müt'anın, içinde miras alma söz konusu olmayan, karı-ko-canın birbirinden ayrılışının talak vs. gibi herhangi bir teşrifata ihtiyaç olmadan, sadece belirlenen sürenin bitmesiyle gerçekleşen geçici bir evlilik olduğunda görüş birliği vardır. İbn Atiyye şöyle diyor: Müt'a, erkeğin bir kadını aralarında miras alma söz konusu olmadan ve üzerinde anlaştıkları şeyi kadına vermesi şartıyla iki şahidin huzurunda ve veli izniyle belli bir süre için kendisine nikâhlamasıdır. Belirlenen süre bitince artık kadının üzerinde bir sorumluluk kalmaz ve rahmini temizlemesi gerekir. Bu evlilikten dünyaya gelen çocuk da şüphesiz babanındır. Eğer kadın hamile olmazsa başka biriyle evlenebilir. Sahih-i Buharî'de Resulullah'tan (s.a.a) şöyle rivayet edilmektedir: Her erkek ve kadın -geçici evlilikte- anlaşarak üç geceyi birlikte geçirebilirler; ve eğer isterlerse onu sürdürebilecekleri gibi birbirlerinden ayrılabilirler de. Abdurrazzak'ın Musannef'inde Cabir b. Abdullah-i Ensarî'den şöyle rivayet edilmiştir: Kadınla erkeğin kendi aralarında anlaştıkları süre (geçici evlilikte) bitince onu sürdürmek isterlerse, erkeğin kadına başka bir mihr daha belirtmesi gerekir. "Kadın ne kadar id-det gözetmelidir?" diye sorduklarında, "İlişkide bulunmuşlarsa bir temizlenme (bir defa aybaşı görünceye kadar)." şeklinde cevap verdi. Tefsir-i Kurtubî'de de İbn Abbas'tan şöyle rivayet edilmiştir: Geçici evlilikte iddet, bir temizlenmedir; bu evlilikte kadın ve erkek birbirlerinden miras almazlar. Tefsir-i Taberî'de Süddî'den şöyle rivayet edilmektedir: "O hâlde onlardan -belli bir süreye kadar- yararlanmanıza karşılık, kesilen ücretlerini bir hak olarak onlara verin. Hakkın kesiminden sonra karşılıklı anlaşma(k suretiyle kesilenden az veya çok vermeniz)de üzerinize bir günah yoktur. Allah bilendir, hikmet sahibidir." ayeti geçici evlilik hakkındadır. Bu evlilikte erkek bir kadını belli bir süre için olmak şartıyla kendine nikâhlar ve bu evliliğe iki de şahit tutar. Bu evlilik kadının velisinin izniyle gerçekleşir. Belirlenen süre bitince erkeğin o kadın üzerinde bir hakkı kal-maz ve kadın serbest olur. Fakat rahmini -ihtimalen- bırakılan nutfeden temizlemek zorundadır. Yani eğer hamile olursa çocuğu dünyaya getirinceye kadar bekler. Onlar arasında miras da söz konusu değildir ve hiçbiri diğerinden miras almaz. Zemahşerî'nin Tefsir-i Keşşaf'ında şöyle geçer: Bu ayetin üç günlük geçici evlilik hakkında nazil olduğu ve bu hükmün yüce Allah'ın Mekke'yi fethettirinceye kadar geçerli olduğu ve ondan sonra kaldırıldığı söylenmektedir. Bu evlilik şöyle gerçekleşmekteydi: Erkek bir gece veya iki gece ya da bir hafta gibi bir süre belirterek ve bir gömlek ve vb. bir ücret tayin ederek bir kadını kendine nikâhlar ve ihtiyacını giderdikten sonra onu serbest bırakırdı. Bu evlilikte erkek kadından faydalandığı veya verdiği mihr ile kadını faydalandırdığı için bu evliliğe müt'a nikâhı den-miştir. Müt'a nikâhı veya kadın müt'ası Hilâfet Ekolü kaynaklarında bu şekilde tanımlanmıştır. Ehlibeyt Ekolü fıkhında ise şöyle tanımlanmaktadır: |