| Hüseyin (a.s) Ashabını Şehadetle Müjdeliyor  Taberî, Abdurrahman b. Abdurabbih el-Ensarî'nin kölesinden şöyle rivayet etmektedir:  Ben efendim Abdurrahman'ın yanındaydım. İbn Ziyad'ın ordusu Hüseyin (a.s) ile savaşa hazırlanıyordu. O hazretin emriyle bir çadır kuruldu. Sonra içine çok miktarda misk koyulan bir leğen veya büyük bir kabın getirilmesini emretti. Sonra kendisi temizlik yapmak için çadıra girdi. Benim efendim Abdurrahman b. Abdurabbih ve Bureyr b. Huzeyr el-Hemdanî, temizlik yapmak için dışarıda bekliyorlardı.  Bu arada Bureyr, Abdurrahman'la şakalaşmaya baş-ladı. Abdurrahman, Bureyr'in şakalarından sıkılmış olacaktı ki ona, "Bırak şaka yapmayı! Şimdi bunun sırası mı?!" dedi. Bunun üzerine Bureyr şöyle dedi: "Ne gençli-ğimde ve ne de yaşlılığımda şakacı biri olmadığıma Allah şahittir ve bütün yakınlarım da bunu bilir. Allah'a yemin ediyorum ki, karşılaşacaklarımıza seviniyorum! Vallahi bizimle huriler arasında, bu halkın kılıçlarıyla bize saldırmaları kadar bir süre kalmıştır! Bu işi bir an önce yapmalarını nasıl da arzuluyorum!"  Abdurrahman'ın kölesi daha sonra şöyle devam etti:  Hüseyin (a.s) dışarı çıkınca biz sırayla içeri girip temizlik yaptık. Çok geçmeden Hüseyin (a.s), atına binerek karşısında bir Kur'ân tuttu. Ashabı da kahramanca savaşıyorlar, şehit düşüyorlardı. Ben o kahraman ve yiğit savaşçıların hepsinin savaşarak şehit düştüklerini ve kanlarına boyandıklarını görünce onları terk ederek kaçtım! |