| Hürr'ün Yezid b. Süfyan'la Savaşı  Ebu Züheyr Abesî'den şöyle rivayet edilir: Hürr b. Yezid er-Ri-yahî, Hüseyin'in (a.s) ordusuna katıldığında Şakraoğulları kabilesinden ve Haris b. Temim boyundan Yezid b. Süfyan, "Andolsun Allah'a, Hürr'ün savaşa çıktığını görecek olsam, mızrağımla onu öldüreceğim!" dedi.  Ravi şöyle diyor: İki ordu tozu dumana katmış savaşıyordu ve Hürr b. Yezid, Hüseyin'in (a.s) ordusunun önünde Kûfelilere saldırıyor ve Antere'nin şu şiirini okuyordu:  Okumu boğaz sınırına saplarım  Ve böylece göğsün kana boyanır.  Atı, kulaklarının üstünden ve alnından yaralanmış ve kan akıyordu. Ubeydullah b. Ziyad'ın koruma birliğinin komutanı Husayn b. Temim, Yezid b. Süfyan'a dönerek, "İşte Hürr b. Yezid; hani ar-zuluyordun ya!" dedi. Yezid b. Süfyan, "Evet." diyerek Hürr'e karşı ilerledi ve ona, "Ey Hürr b. Yezid, savaşmaya var mısın?" dedi. Hürr, "Elbette, istiyordum zaten." dedi ve savaşa girişti.  Husayn b. Temim'den duydum ki şöyle diyordu:  Andolsun Allah'a, Hürr öyle savaştı ki, sanki Yezid'in canı onun elindeydi! Yezid'le karşı karşıya gelmesiyle öldürmesi bir oldu.  Ravi şöyle diyor: Hüseyin'in (a.s) ordusu, Allah'ın yarattığı en amansız şekilde savaştı. Hüseyin'in (a.s) ordusunun çadırları bir arada ve birbirine yakın olduğundan dolayı Kûfeliler, ancak bir taraftan saldırabiliyordu.  Ömer b. Saad bu durumu görünce, askerlerinden bir gru-bunu, sağdan ve soldan saldırarak çadırların iplerini kesmekle görevlendirdi. Böylece Hüseyin'in (a.s) ordusu her taraftan kuşatılabilecekti. Hüseyin'in (a.s) yarenlerinden üç-dört kişi, çadırların arasına yerleşmişti. Onlar, çadırların ipini kesmek ve yağmalamak için gelen Ömer b. Saad'ın askerlerini anında öldürüyor, okluyor, el ve ayaklarını kesiyorlardı. |