Perşembe 9 Şubat 2012 - 05:51

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۲۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Hilâfet Ekolü'nün İçtihat Hakkındaki Görüşlerine Eleştirimiz

 Yukarıda aktardıklarımız, İbn Hazm'ın içtihat konusuna eleştirileriydi; fakat bizim eleştirilerimiz iki konu etrafında yoğunlaşmaktadır:

 

 1- İçtihat teriminin anlamı.

 

 2- Hilâfet Ekolü'nün içtihadın caiz olduğu konusunda ileri sürdükleri üç delilin anlamı.

 

 Kitabımızın önceki bölümlerinde, içtihat teriminin hicretin birinci yüz yılında lügat anlamında, yani her işte "çaba harcamak" anlamında kullanıldığına değindik. Muaz ve Amr b. As'tan nakledilen rivayetlerin senetleri doğru olsa bile içtihat kelimesi bu rivayetlerde sadece bu lügat anlamında kul-lanılmıştır.

 

 Diğer taraftan bu iki hadisin kullanıldığı yerler söz konusu asıl mevzumuzla hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü her iki hadis yargıyla ilgilidir; oysa bizim konumuz hükümlerin müçtehitler tarafından teşriinin (yasanmasının) caiz olup olmayışıdır. Halife Ömer'e nispet edilen ve delil olarak getirilen mektupta da durum böyledir. Yine, delil olarak sunulan diğer rivayetlerin de durumu aynıdır. Senetlerindeki zayıf ravileri göz ardı etsek bile, içerik olarak uydurma oldukları hususunda hiçbir şüpheye yer yoktur. Kaldı ki bunlar İslâm hükümlerinin teşriiyle değil, yargı işleriyle alâkalıdır.

 

 Hatta kadılık (hüküm) verme, konusunda da bu hadisler hâkim-lerin ihtiyaç duydukları konularda istedikleri şekilde hüküm koyma-larının, teşri etmelerinin caiz olduğunu göstermiyor. Meselâ Mua-z'ın hadisinin, bu iddialarını ispatladığını sanmaları da ancak bir ya-nılgıdan ibarettir. Çünkü bu hadisin içeriğinden anlaşılan, Kitap ve sünnette İslâm hükümlerinin iki kısımdan oluşmasıdır: Bazen bun-ların birinde veya her ikisinde cüzî bir şey -yani özel bir konu- için açık hüküm verilmiştir ve artık bu konuda içtihat yapmaya gerek yoktur; bazen de hüküm genel bir kural içerisinde verilmiştir ki bu-rada hâkimin, ihtiyaç duyduğu konuya uyarlayacak şekilde genel hükmü tanımak için çaba harcaması gerekiyor. Bu ise içtihadın, ki-şinin ihtiyaç duyduğu hükmü elde etmek için çaba harcamasından ibaret olan lügat anlamıdır.

 

 Fakat Hilâfet Ekolü âlimlerinin bu hadisi delil olarak sunma şekillerinden onların şöyle dedikleri anlaşılıyor: Hz. Resulullah'ın (s.a.a) tebliğ ettiği İslâm hükümleri bazı konularda eksiktir; onun için kadılar, müftüler ve hâkimlerin İslâm dininde ihmal edilip hükmü verilmeyen konuları kendi görüşlerine göre teşri etmeleri gerekir!

 

 İleride, sahabenin davranışından kuralların nasıl elde edildiği konusunu işledikten sonra bu mevzuu geniş bir şekilde inceleyeceğiz.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.