Salı 22 Mayıs 2012 - 14:23

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۵۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       

Haram Olan Yiyecekler         
siyah-beyaz çiçek
    

          Bismillahirrahmanirrahim

      Soru: Kur'an-ı  Kerim'in bazı ayetlerinde haram olan yiyecek-içeceklerden bahsederken  sadece, murdar eti, domuz eti, putlara kesilen veya Allah'ın adı  anılmadan kesilen etler ve şaraptan bahsediyor; oysa biz İslam'da başka  bir çok şeyin de yenilmesinin haram olduğunu biliyoruz. Bazıları bu  durumdan istifadeyle "Bu dört şeyin dışında kalan şeyler haram  değildir; aksi takdirde onlar da Kur'an'da zikredilirdi" demektedirler.  Bu iddiayı nasıl çürütebiliriz? Kur'an'da sadece dört şeyin  zikredilmesinin sebebi ne olabilir acaba?
              Cevap: Ayetlerin  açıklamasına geçmeden önce, konuyla ilgili başka bir çok yerde de  işimize yarayacak bir hususa açıklık getirmemiz gerekir. O da şudur ki  eğer biz bütün İlahi hükümleri en ince ayrıntılarına kadar Kur'an'dan  öğrenebileceğimizi sanıyorsak, büyük bir yanılgı içerisindeyiz. Zira  nice  hükümler vardır ki onlar üzerinde ümmet ittifak içerisindedir.  Ancak onların hiçbirisi (özellikle teferruatla ilgili olanlar)  Kur'an'da zikredilmemiştir. Bu hükümlerin yegane kaynağı Sünnet'tir.  Ancak bütün bunlardan Resulullah'a Allah tarafından bildirilen birer  vahiydir. Ne var ki bunlar gayr-i Kur'ani vahiylerdir. Yani  Resulullah'a bildirilen vahiyler iki kısımdır; bir kısmı mucize  özelliğini taşıyan ve hem muhtevası hem de kalıpları Allah-u Teala'ya  ait olan Kur'ani vahiylerdir. Bir kısmı ise mucize olmayan, muhtevası  Allah'a, beyan etme şekli ise Resulullah'a ait olan gayri Kur'ani  vahiylerdir ki bunlara hadis veya Resulullah'ın Sünneti diyoruz. Bunun  böyle olduğunu ispatlayan bir çok ayet ve hadis vardır ki örneklerini  geniş bir şekilde öğrenmek isteyen kardeşlerimize Ehl-i Beyt Mesajı  dergisinin 20. Sayısında "Müctehit Peygamber" isimli makaleyi  okumalarını tavsiye ediyoruz.
            Hakkında soru sorulan konu da  aynı ölçülerle yorumlanması gereken bir konudur; yani Allah-u Teala  birazdan açıklayacağımız sebepten dolayı yenmesi haram olan bazı  nesnelerin haramlığını Kur'ani vahiyle açıklamış, birçoğunun  haramlığını ise gayri Kur'ani vahiyle Resulü'ne bildirmiştir.
               Kur'an'da yenmesi haram olan sadece bazı şeylerin açıklamasına gelince,  bunun sebebi şudur ki cahiliyet zamanında Müşrikler arasında bir çok  diğer hurafi inanışlar gibi, nedensiz yere Allah'ın helal kıldığı bir  takım nimetleri, yiyecekleri kendilerine haram kılmışlardı. Diğer  taraftan gıda sıkıntısı çektiklerinde ise Allah'ın haram kıldığı bazı  şeylerden yararlanmayı helal sayıyorlardı; murdar eti, domuz eti, kan  ve putlar adına kesilmiş kurbanlar veya Allah'ın adı anılmadan kesilmiş  hayvanlar gibi... Hatta bununla da kalmayıp bu yanlış ve hurafe  uygulamalarını Allah'a isnad etmeğe ve bunun ilahi kitaplarda yazılı  olduğunu iddia etmeğe kalkışıyorlardı.
              İşte Allah-u Teala  bu hurafe düşünce ne uygulamayı baltalamak ve onu ortadan kaldırmak ve  özellikle Müslümanların onlardan etkilenmemelerini sağlamak için,  muhtelif münasebetlerde dört kez bu konuda ayet indirmiştir ki  bunlardan iki tanesi (En'an, 145 ve Nahl, 115) Mekke'de hicret öncesi  nazil olmuştur; iki tanesi ise (Bakara, 173 ve Maide, 3) Medine'de  hicret sonrası nazil olmuştur. İşte bu durumu dikkate aldığımızda  ayetlerin gerçek manası ortaya çıkmakta ve sorulan soru cevabını  bulmaktadır. Adeta bu ayetlerde Allah-u Teala  şöyle buyurmak istiyor:  "Sizler neden sebepsiz yere Allah'ın helal kıldığı şeyleri kendinize  haram kılıyorsunuz? Eğer gerçekten helal-haram derdiniz varsa, asıl  haram olan sizin kaçındıklarınız değil, sizin kendinize helal sayıp  çekinmeden yararlandığınız murdar eti, domuz eti, kan ve Allah'ın adı  anılmadan veya putlar adına kesilen hayvanların etidir. Sonra yalan  yere neden bunu Allah'a ve kutsal kitaplara isnad ediyorsunuz? O  kitaplarda da haram kılınan sizin iddia ettikleriniz değil bu  saydığımız şeylerdir. İslam Peygamberi'ne de nazil olan vahiylerde  sizin haram bildiğiniz şeyler değil, asıl sizin helal saydığınız şeyler  haram kılınmıştır. Murdar eti ve... gibi. Yukarıda adreslerini  verdiğimiz ayetler yan yana getirildiğinde ve ayetlerin nüzul sebepleri  dikkate alındığında bu gerçeği açıkça anlayabiliriz.
            İşte  buradan anlıyoruz ki bu ayetlerde asıl amaç, bütün haramların  açıklanması değil, müşriklerin helal yiyecekler yerine yaygın bir  şekilde yararlandıkları bazı haramların açıklanmasıdır. Bunu ilmi bir  ıstılahla açıklamak istersek, bu ayetlerdeki hasrdan (sınırlamadan)  maksat, hakiki bir hasr ve sınırlama değil, izafi ve nisbi bir  sınırlamadır. Yani Müşriklerin içerisinde yaygın olan ve helal sayılan  haramlara yönelik bir açıklamadır sadece.  İzafi ve nisbi hasrı  (sınırlamayı) şöyle bir örnekle açıklayabiliriz: Diyelim ki birisi size  "Hasan ve Hüseyin, ikisi de sana geldiler mi?" diye soruyor. Siz de  "Hayır, sadece Hasan geldi" diyorsunuz. Şimdi sizin bu cevabınız, onun  sorusuna yöneliktir. Bu cevaptan maksat Hasan'ın dışında kimsenin  gelmediği değildir. Hasan'ın dışında başkaları da gelmiş olabilir.  Ancak soru soran kimseyi onların gelip gelmediği ilgilendirmemektedir.  Onun maksadı sadece Hasan  ve Hüseyin'den hangisinin gelip  gelmediğidir. Siz de "Hayır, sadece Hasan geldi" diyerek onun merakını  gidermiş oluyorsunuz. Bu ayetlerde de böyle bir durum söz konusudur.

       İnşaallah bu kısa açıklamayla sorunuz cevabını bulmuş ve merakınız giderilmiştir. Vesselam aleykum...


Total Visit: 1060
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.