Perşembe 9 Şubat 2012 - 04:51

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۶:۲۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Halife Ömer'in Döneminde Temettü Umresi

 Hz. Resulullah'tan (s.a.a) sonra (umre yapmaksızın) yalnız hac yapan ilk kişi, Kureyşli halife Ebu Bekir'di. Ve yine Hz. Resulul-lah'tan (s.a.a) sonra Müslümanları temettü umresi yapmaktan men eden ilk kişi, Kureyşli halife Ömer'di. Aşağıdaki rivayetler, bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır:

 

 1- Sahih-i Müslim, Müsned-i Tayâlisî, Sünen-i Beyhakî ve diğer kaynaklarda Cabir'den naklen şöyle rivayet edilmiştir (biz Sahih-i Müslim'den naklediyoruz):

 

 Biz Resulullah (s.a.a) ile birlikte temet

 

tü umresi yaptık. Fakat Ömer hilafete ulaşınca şöyle dedi: Allah Teala Resulüne reva gördüğü şeyi helâl ederdi ve Kur'ân nazil olacağı konularda nazil olup bitmiştir. Bundan böyle hac ve umreyi Allah'ın emrettiği gibi yerine getirip tamamlayın ve kadınlarla geçici nikâh yapmaktan sakının. Sakın bir kadını belli bir zamana kadar nikâhlayan birini benim yanıma getirmesinler; aksi durumda onu recmederim!

 

 Bunun peşinden Sahih-i Müslim'de şöyle geçmiştir:

 

 Hac ve umreniz arasında mesafe bırakın; bu hac ve umrenizi daha mükemmelleştirir!

 

 Beyhakî bu rivayeti kendi Sünen'inde daha geniş bir şekilde naklederek şöyle demiştir:

 

 Cabir demiştir ki: Biz Resulullah (s.a.a) ve Ebu Bekir'le temettü umresi yaptık; fakat Ömer hilafete ulaşınca halka bir hutbe okuyarak şöyle dedi:

 

 Doğrusu Resulullah bu peygamber ve Kur'ân da bu Kur'-ân'dır. Resulullah'ın (s.a.a) döneminde iki müt'a vardı ki ben onları yasaklıyorum; onları yapanları cezalandıracağım. Onlardan biri kadınların müt'asıdır. Sakın benim yanıma bir kadınla geçici nikâh (müt'a nikâhı) yapan bir kişiyi getirmesinler; çünkü eğer bana böyle birisini getirecek olurlarsa o-nu taşlatarak öldürürüm! Ve diğeri ise, temettü umresidir. Hac ve umreniz arasına mesafe bırakın; gerçekten bu, hac ve umrenizi daha mükemmel eder!

 

 Halife Ömer birinci hadiste, yüce Allah'ın Hz. Resulullah'a (s.a.a) hacla birlikte temettü umresini helâl kıldığına, çünkü O'nun istediği her şeyi Resulü'ne helâl kılabileceğine değinmekte ve umrenin hacla birlikte yapılması durumunda kâmil olmayacağını vurgulayarak, "O hâlde hac ve umrenizin daha mükemmel olması için bu ikisi arasında mesafe bırakın." demektedir.

 

 Aşağıdaki rivayet, Ömer'in temettü umresi yapmayı ve umreyi hacla birleştirmeyi yasaklamasına neden olan konuyu açıklamaktadır.

 

 Esved b. Yezid'den şöyle rivayet edilmektedir:

 

 İkindi vakti Ömer b. Hattab'la Arafat'ta durmuştuk. O sırada saçları taralı, temiz ve güzel kokulu bir adam çıkageldi. Ömer, "Sen ihramlı mısın?" diye sordu. Adam, "Evet." dedi. Ömer, "Hiç de ihramlı gibi gözükmüyorsun. İhramlı kişinin saçı başı dağınık, toz toprağa bulaşmış olur ve kötü koku verir!" dedi. Adam, "Ben temettü umresi yaptım ve eşim de benimle birlikteydi. Ben bugün hac için ihrama girdim." şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine Ömer, "Bundan böyle hac günlerinde umre yapmayın; eğer ben buna müsaade edecek olursam, misvak ağaçlarının altında hanımlarıyla ilişkiye girer ve oradan da hac yapmak için hareket ederler." dedi.

 

 İbn Kayyım bu rivayetin peşinden şöyle yazmaktadır:

 

 Bu rivayet, Ömer'in kişisel görüşünü ortaya koymaktadır. İbn Hazm ise şöyle diyor:

 

 Evet, böyleydi ve böyle olması da güzeldir. Resulullah (s.a.a) eşleriyle münasebette bulunuyor ve sabahleyin ihram bağlı-yordu. Bir göz kırpma süresi kadar da olsa ihramdan önce münasebette bulunmanın mubah olduğunda da hiç şüphe yoktur.

 

 Ebu Musa Eş'arî de, Buharî ve Müslim'in kendi Sahih'lerinde kaydettikleri rivayete göre, umre konusunda kendisiyle Ömer arasında geçen olayı şöyle anlatmaktadır:

 

 Resulullah (s.a.a) beni Yemen'e göndermişti. Ben, Resu-lullah'ın (s.a.a) hac yaptığı yılda onunla birlikteydim. Resu-lullah (s.a.a), "Ey Ebu Musa! İhrama girerken ne söyledin?" diye sordu. "Resulullah (s.a.a) ne niyetle lebbeyk söylediyse, ben de o niyetle lebbeyk söylüyorum, diye niyet ettim." dedim. Resulullah (s.a.a), "Beraberinde kurbanlık getirdin mi?" buyurdu. Ben, "Hayır." dedim. Hazret, "O hâlde git, Kâbe'yi tavaf et, Safa'yla Merve arasında sa'y ederek ihramdan çık." buyurdu…

 

 Bu hadisin devamı bir önceki rivayette şöyle geçmektedir:

 

 Ben de Kâbe'yi tavaf ettim, Safa'yla Merve arasında sa'y yapıp ihramdan çıktıktan sonra akrabalarımdan olan bir kadının yanına gittim. O benim saçlarımı tarayıp yıka-dı.

 

 Başka bir rivayette ise şöyle geçmektedir:

 

 Daha sonra hac için telbiye söyledim.

 

 Ahmed de kendi Müsned'inde "terviye günü"nü de buna eklemiş-tir. Ebu Musa daha sonra diyor ki:

 

 Ben Ebu Bekir ve Ömer'in hilafeti döneminde bu yönde görüş bildiriyordum. Bir gün yine hac mevsiminde halka fet-va verirken bir adam gelerek, "Müminlerinin emirinin hac amelleri hakkında verdiği yeni emri bilmiyor musun?!" dedi.

 

 Beyhakî bu konuyu şöyle anlatmaktadır:

 

 Ben Hacer-i Esved'le Makam-ı İbrahim arasında halka Resulullah'ın (s.a.a) bana buyurduğu şeylerle fetva veriyordum. O sırada bir adam gelerek kulağıma, "Fetva vermede acele etme. Çünkü müminlerin emiri hac amelleri hakkında yeni emirler vermiştir." dedi. Ben bunun üzerine halka şöyle seslendim: "Ey insanlar! Bir konuda kime fetva verdiysem müminlerin emirinin gelmesini beklesin ve onun emrine uygun davransın."

 

 Halife Ömer Mekke'ye girince ona, "Ey müminlerin emi-ri! Hac amelleri hakkında yeni emirleriniz nelerdir?" diye sordum. Başka bir rivayete göre, Ebu Musa, halife Ömer'e, "Acaba hac amelleriyle ilgili yeni bir şey mi oldu?" dedi. Halife Ömer bu soru tarzına kızarak şöyle dedi:

 

 "Eğer Allah'ın Kitabına müracaat edecek olursak, Allah'ın Kitabı haccı tamamlamayı emrediyor."

 

 Veya diğer bir rivayete göre şöyle dedi:

 

 (Eğer Allah'ın Kitabına göre amel edecek olursak,) Allah Teala, 'Hac ve umreyi Allah için tamamlayın' buyuruyor. Ve eğer Resulullah'ın (s.a.a) sünnetini göz önünde bulunduracak olursak, Peygamber yanında getirdiği kurbanlığı kesene kadar ihramdan çıkmadı.

 

 Her hâlukârda, halife Ömer diğer bir rivayette hac ve umreyi tamamlamaktan maksadını açıklamıştır. Bu konuyu Malik kendi Muvatta'sında ve Beyhakî kendi Sünen'inde Abdullah b. Ömer'den şöyle nakletmişlerdir: Ömer b. Hattab dedi ki:

 

 Hacla umreniz arasında fasıla verin. Hac ayları dışında umre yapacak olursanız, bu iş hac ve umrenizin tamamlanmasına neden olur.

 

 Başka bir rivayette ise şöyle geçmektedir:

 

 Hac ve umreniz arasında fasıla verin. Haccı, hac aylarında, umreyi ise hac ayları dışında yerine getirin; böylece hacc ve umrenizi tamamlayın.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.