Salı 22 Mayıs 2012 - 14:16

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۴۶

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    


Hadislerde Sefaat

Sefaat konusu, tartisma konusu olan diger inançsal meselelerden farklidir. Çünkü sefaat konusu Kur'ân-i Kerim'de açik ve net tabirlerle kaydedildigi gibi Resulullah (s.a.a) ve Ehlibeyt'ten nakledilen hadislerde de ayni açiklik ve netlikte beyan edilmistir. Örnegin:

1- Cabir b. Abdullah'tan, Resulullah'in (s.a.a) söyle buyurdugu rivayet edilir: Bana, benden öncekilere verilmeyen bes sey verilmistir. ve bana, benden önceki hiçbir peygambere verilmeyen sefaat verilmistir.[1]

2- Resulullah (s.a.a) söyle buyurmustur: Kim benim için vesile isterse, sefaate ulasir.[2]

3- Resulullah (s.a.a) buyuruyor ki: Benim sefaatim, ümmetimden büyük günahlar isleyenlere ulasacaktir.[3]

4- Peygamber efendimiz (s.a.a) söyle buyurmustur: Sefaat edin ki, sefaat edilesiniz ve yüce Allah Peygamberinin diliyle istedigini yapsin.[4]

5- Enes b. Malik Resulullah'tan (s.a.a) söyle nakleder: Cennette ilk sefaat edecek olan benim.[5]

6- Kâ'b b. Ahbar ve Ebu Hüreyre Resulullah'tan (s.a.a) söyle naklederler: Her peygamberin ettigi bir duasi var; ben ise duami, kiyamet günü ümmetime sefaat etmek için saklamak istiyorum.[6]

7- Ebu Nazre'den rivayet edilmistir ki: Ibn-i Abbas Basra'da minberin üzerinde bize Resulullah'in (s.a.a) söyle buyurdugunu açikladi: Her peygamberin dünyada gerçeklesen bir duasi vardir; ben ise duami, ümmetime sefaat için sakladim. Ben kiyamet günü Adem ogullarinin efendisiyim. Sonra denilecek ki basini kaldir; söyle, kabul edilsin; iste, verilsin; sefaat et, sefaatin kabul edilsin. Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: Bunun üzerine ben basimi kaldirip diyecegim ki: 'Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!' Bunun üzerine bana; 'Kalbinde su ve su olanlari cehennemden çikar' denilecek; ben de onlari disari çikaracagim.[7]

8- Ibn-i Abbas Resulullah'tan (s.a.a) söyle nakleder: Bana, benden önceki hiçbir peygambere verilmeyen bes sey verilmistir ve ben bunlari onlara karsi övünmek için söylemiyorum:

1) Ben siyahiyla, beyaziyla bütün insanlar için gönderildim.

2) Düsmanin bir aylik mesafeden korkuya kapilmasiyla yardim edildim.

3) Benden önce hiç kimseye helal edilmeyen ganimetler bana helal edildi.

4) Yeryüzü benim için secde yeri ve tertemiz kilindi.

5) Bana sefaat verildi; onu ümmetim için erteledim ve sefaatim ancak Allah'a hiçbir seyi ortak kosmayana ulasacaktir.[8]

9- Abdullah b. Amr b. As Resulullah'tan (s.a.a) söyle nakleder: Birisinin ezan okudugunu duydugunuzda onun söylediklerini tekrarlayin. Sonra bana rahmet dileginde bulunun; kim bana rahmet dileginde bulunursa, bunun karsiliginda Allah ona on kez rahmet eyler ve sonra benim için vesile isteyin; bu, cennette Allah'in özel kullarindan birine yakisan bir makamdir ve ben Allah'in o kulu olmayi arzuluyorum; öyleyse kim benim için vesile isterse, sefaate ulasir.[9]

10- Ebu Hüreyre, Resulullah'tan (s.a.a) söyle nakleder: Belki böylece Rabbin seni, makam-i mahmuda (övülmüs bir makama) ulastirir.[10] buyrugundan maksat, sefaattir.[11]

11- Resulullah (s.a.a) söyle buyuruyor: Benden sonra ümmetimin karsilastigi seyi gördüm. Bunun üzerine, (Rabbimden) kiyamet günü onlar hakkinda sefaat etmeye sahip olmayi istedim ve bu istegim verildi.[12]

12- Resulullah (s.a.a) buyuruyor ki: Ümmetimden 'cehennemlikler' denilen bir grup benim sefaatimle atesten disari çikacak.[13]

13- Resulullah (s.a.a) söyle buyurmustur: Insaallah, benim sefaatim Allah'a bir seyi ortak kosmayarak ölen kimseye ulasacaktir.[14]

14- Hz. Ali'den (a.s) söyle nakledilmektedir: Bizim sefaatimiz var; bizi sevenlerin de sefaati vardir.[15]

15- Imam Zeynelabidin (a.s) bir duasinda buyuruyor ki: Allah'im! Muhammed ve Ehlibeyti'ne rahmet eyle, kurucusu oldugu dini yücelt, delilini (Kur'ân'i) ulula, terazisini agirlastir ve sefaatini kabul buyur.[16]

16- Resulullah (s.a.a) buyuruyor ki: Ey Abdulmuttalip ogullari! Sadaka bana ve size helâl degildir; fakat bana sefaat vaadi verilmistir.[17]

17- Imam Zeynelabidin (a.s) yine bir duasinda söyle buyuruyor: Allah'im!. Bagisin ve keremin hürmetine bana sefkatli ol, benim fasit olan yönümü islah et, benim salih amelimi kabul buyur, Muhammed ve Ehlibeyti'nin sefaatini benim hakkimda kabul et, duami icabet et, niyaz ve yakarisima merhamet et. [18]

18- Imam Sadik'tan (a.s) söyle nakledilir: Mümin iki kisimdir: Birisi, yüce Allah'in kendisi için kostugu sartlara Allah rizasi için vefa eder; böyle bir kisi peygamberlerle, siddiklarla, sehitlerle ve salihlerle birlikte olur; onlar ne güzel arkadastirlar! Böyle birisi sefaat eder, ona sefaat edilmez. Böyle birisini dünya ve ahiret dehseti sarmaz. Digerinin ise ayagi sürçer; böyle birisi bitkisi yeni yeseren tarlanin otu gibidir; her durumda rüzgar onu sarsar; dünya ve ahiret dehseti onu kapsar ve ona sefaat edilir; bu da hayir üzeredir.[19]

19- Ebu Hamza Sumali, Imam Zeynelabidin'den (a.s) söyle nakleder: Peygamber efendimiz Arafat'ta günes batmak üzereyken Bilal'a, 'Ey Bilal! Insanlara susmalarini söyle.' diye buyurdu. Halk susunca Resulullah söyle buyurdu: Rabbiniz bugün (Arafe günü) size lütufta bulunmustur, iyilerinizi bagislamistir, iyilerinizi günahkârlariniz hakkinda sefaatçi kilmistir; öyleyse bagislanmis olarak dagilin.
Bir baska kanalla da, Resulullah'in (s.a.a) bu sözün de vaminda söyle buyurdugu nakledilmistir: Ancak üzerinde kul haklari olanlar hariç; Allah adildir; zayifin hakkini güçlüden alir. Resulullah (s.a.a) Mes'ar'de bulundugu gece sürekli Rabbiyle münacat eder, üzerinde kul haklari olanlar için dua ederdi. Resulullah Mesar'de vakfe edince, Bilal'a; 'Ey Bilal! Insanlara susmalarini söyle' diye buyurdu. Insanlar susunca söyle buyurdu: Rabbiniz bugün size ihsanda bulunmustur, sizin iyilerinizi bagislamistir, iyilerinizi günahkârlariniz hakkinda sefaatçi kilmistir; -öyleyse bagislanmis olarak dagilin.- Üzerinde kul haklari olanlar için kendi katindan hak sahiplerini razi edecegine kefil olmustur.[20]

20- Emir-ül Müminin Ali (a.s) Kur'ân'in fazileti hakkinda söyle buyurmustur: Dogrusu insanlar yüce Allah'a Kur'ân'la yöneldikleri gibi hiçbir seyle yönelemezler. Bilin ki, Kur'ân sefaati kabul edilen bir sefaatçidir; onaylanan bir konusandir; kiyamet günü Kur'ân kime sefaat ederse, sefaati kabul edilir.[21]

Bu ve benzeri birçok hadisten sefaat meselesinin ilk dönem Müslümanlarla birlikte ortaya çiktigi, onlarin kültür ve Islâmî inançlarinin bir parçasi oldugu ve bu hususta hiçbir süphe olmadigi, Resulullah (s.a.a) ve Ehlibeyt Imamlarinin (onlara selâm olsun) bunu iman ve inancin bir geregi olarak degerlendirdikleri anlasilmaktadir.

Müslümanlarin kiyamet günü o hazretten kendilerine sefaat etmesini istemeyi önemsediklerini gösteren deliller vardir. Bu konuda Enes b. Malik'ten ve o da babasindan söyle nakledilir: Resulullah'tan (s.a.a) kiyamet günü bana sefaat etmesini istedim, o hazret, 'sefaat edecegim' buyurdu. Bunun üzerine, 'Ya Resulallah, seni nerede arayayim?' diye sordum. O hazret 'Ilk olarak beni sirat köprüsünde ara.' buyurdu.[22]

Metn-ul Vâsitiyye'de söyle geçer: Cennetin kapisini açacak ilk kisi Hz. Muhammed'dir ve cennete girecek ilk ümmet ise onun ümmetidir. Kiyamet günü Hz. Muhammed (s.a.a) üç yerde sefaat edecektir:

Birincisi Hz. Âdem, Hz. Nuh, Hz. Ibrahim, Hz. Musa ve Hz. Isa b. Meryem sefaatten döndükten sonra sira kendisine gelince, mahserde duranlara sefaat edecektir.

Ikincisi cennet ehlinin cennete girmeleri için sefaat edecektir; bu iki sefaat sadece o hazrete hastir.

Üçüncü sefaat ise cehennemi hak edenlere edecegi sefaattir; Hz. Muhammed (s.a.a) disinda diger peygamberler, siddiklar ve digerleri de böyle bir sefaatte bulunabilecekler; onlar, cehennemi hak edenlerin cehenneme girmemeleri için ve cehenneme girenlerin de cehennemden çikmalari için sefaat edecekler.[23]

Halebi'nin Siret-un Nebeviye adli kitabinda ise söyle geçer: Ebubekir, Resulullah'in (s.a.a) vefatindan sonra gelip hazretin yüzündeki örtüyü açti ve kendisini o hazretin üzerine atarak söyle dedi: Anam-babam sana feda olsun! Sen hayatinda da güzeldin, öldügünde de güzelsin. Ey Muhammed! Rabbinin yaninda bizi hatirla; biz de senin yaninda olalim.[24]

------------------------------------------------------------------
[1]- Sünen-i Nesaî, s.211. Sahih-i Buhari, c.1, s.86-113
[2]- Sünen-i Nesaî,c.2, s.26
[3]- Men La Yahzuruh-ul Fakih, c.3, s.376
[4]- Sünen-i Nesai, c.5, 87
[5]- Sahih-i Müslim, c.1, s.130
[6]- Sahih-i Müslim, c.1, s.130-132. Sahih-i Buhari, c.7, s.145 ve c.8, s.193. Müsned-i Ahmed, c.2, s.313, 396
[7]- Hadisin tamami için bkz. Müsned-i Ahmed, c.1, s.295-296
[8]- Müsned-i Ahmed, c.1, s.301
[9]- Müsned-i Ahmed, c.2, s.168
[10]- Isrâ, 79
[11]- Müsned-i Ahmed, c.2, s.444
[12]- Müsned-i Ahmed, c.6, s.428
[13]- Sünen-i Tirmizi, c.4, s.114. Sünen-i Ibn-i Mace, c.2, s.1443
[14]- Müsned-i Ahmed, c.2, s.426
[15]- Emali -Seyh Seaduk- s.291
[16]- Sahife-i Seccadiye, 42. dua
[17]- el-Kâfi -Kuleyni- c.4, s.58
[18]- Sahife-i Seccadiye, c.2, s.282; Muhakkika basimi.
[19]- el-Kâfi -Kuleyni- c.2, s.248
[20]- el-Kâfi, c.4, s.258
[21]- Nehc-ül Belaga, 176. hutbe
[22]- Sünen-i Tirmizi, c.4, s.621, Sifât-ul Kiyamet kitabi, 9. bab
[23]- Metn-ul Akidet-il Vasitiyye -Ibn-i Teymiye- 58-59, Arabistan Mektebet-us Sevadi basimi
[24] - Siret-un Nebeviye -Halebi- c.3, s.474


Total Visit: 276
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.