Çarsamba 8 Şubat 2012 - 21:27

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۲:۵۷

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
   


HACCIN FARZ OLUŞU

     
mekke-kabe
     

      Aşağıdaki şartlara sahip olan her mükellefe hac farzdır. Farz oluşu  ise; Kurân ve sünnetle sabit olmuştur. Hac dinin erkânından olup vacip  oluşu ise dinin vazgeçilmez emirlerindendir. Sabit olduğuna inanarak  yerine getirmemek, büyük günahlardan sayılır. Şüpheye dayanmadıkça  haccın farz oluşunu inkâr etmek küfürdür.

     

Yüce Allah kendi  kitabında şöyle buyuruyor: “Ona bir yol bulup güç yetirenlerin evi  haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim de onu inkâr  ederse şüphesiz Allah, âlemlere karşı muhtaç olmayandır.”

     

      Allame Kuleyni (r.a) muteber kaynaklardan İmam Sadık’ın Şöyle buyurduğunu nakleder: “  Hastalığı, zaruri ihtiyacı veya hükümetin engellemesi olmadığı halde  Haccetu’l-İslam’ı yerine getirmeden ölen Yahudi veya Hıristiyan  dünyadan gider.”

     

     Bu ayet ve rivayet haccın önemini  ve farz oluşunu açıkça beyan etmek için yeterlidir. Bu konuda birçok  rivayet nakledilmiştir. Hepsini burada getirmemiz mümkün olmadığından  bununla yetiniyoruz.

     

     Haccetu’l-İslam her mükellefe ömründe  bir kez vacip olan hacdır. Başkası tarafından ecir olarak veya bu gibi  sebeplerden dolayı bazen ikinci defa veya daha fazla vacip olması  mümkündür.

     

    1- Haccın şartları oluştuktan sonra onu hemen yerine getirmek gerekir. Şu  halde müstati olunan ilk yıl yerine getirmek gerekir. İlk yılında  yerine getirmeyen ikinci yıl veya diğer yıllarda yerine getirmelidir.

     

Çabuk yerine getirmenin iki şekli olabilir:

     

   a) Şer-i olması. Meşhur olanda budur.

     

    b) Akl-i olması. Mazereti olmadan haccı yerine getirmezse, cezayı hak eder.

     

Birinci şık ihtiyata uygun, ikincisi ise daha güçlü görüştür.

     

 Daha  sonra yapabileceğine emin olmadan müstati olduğunun birinci yılı  yapmayarak haccını geciktirirse, fakat daha sonra yerine getirmeye  muvaffak olursa cüret etmiştir. Ama muvaffak olamazsa büyük bir günah  işlemiştir.

     

    2- Kendisine hac vacip olan kimse, haccı zamanında yapabilmek için gerekli  hazırlıkları yapması vaciptir. Çeşitli kafileler olursa, bu kafilelerin  hangisiyle giderse gitsin haccını yerine getirebileceğine eminse  istediği kafileyle gidebilir. Elbette hangi kafileye haccı derk etme  konusunda daha fazla güveniyorsa onunla gitmesi dava iyidir.

     

Hac  amellerinin yapabileceğine emin olduğu bir kafile olursa geciktirmesi  caiz değildir. Hac amellerini zamanında yapabileceği başka bir kafile  olursa geciktirebilir.

     

Yolculuğun karadan havadan veya denizden olması gibi diğer hazırlıklar konusunda da hüküm aynıdır.

     

      3- Üzerine  vacip olduğu istitaet yılında, hac amellerini aynı yılda yapabileceğine  emin olan kimse, yolculuğunu geciktirerek hac amellerine zamanında  ulaşamazsa haccı geciktirme konusunda mazeretli sayılır. Meşhur görüşe  göre boynunda hac yoktur.

     

     Kendisinin taksir ve tembelliği olmaması şartıyla hacca ulaşmaktan aciz olduğu bütün durumlarda hüküm aynıdır.

   

 


Total Visit: 323
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.