Salı 22 Mayıs 2012 - 14:11

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۴۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Haccac Kâbe'yi Tekrar Taş Yağmuruna Tutuyor

 İbn Esir ve diğerleri şöyle diyorlar:

 

 Abdulmelik b. Mervan, Abdullah b. Zübeyr'le savaşması için Haccac'ı Mekke'ye gönderdi. O da, yola çıkıp Mekke'nin yakınlarında Taif'te konuşlandı. Diğer taraftan Haccac'a takviye ve yardımcı olması amacıyla Tarık (b. Amr)'ı görevlendirdi. Tarık, hicretin 72. yılının zilkade ayında Medine'ye girerek Abdullah b. Zübeyr'in valisini oradan çıkarıp Sa'lebe isminde Şamlı birini oraya vali tayin etti. Sa'lebe, Medine halkını öfkelendirmek için Resulullah'ın (s.a.a) minberine çıkarak orada kemik iliği ile hurma yiyordu.

 

 Dineverî şöyle yazıyor:

 

 Haccac, arkadaşlarına, "Hac yapmak için hazırlanın." dedi. (Çün-kü o, bu sözü söylediğinde hac mevsimine girmişlerdi.) Sonra Ta-if'ten hareket ederek Mekke'ye girip mancınıkları Kâbe'nin yanın-daki Ebu Kubeys dağının tepesine yerleştirdiler. Bu konuda Ukey-şir el-Esedî şöyle diyor:

 

 Görmedim bizim gibi hileyle hacca giden bir ordu!

 

 Görmedim bizim gibi sessiz-sedasız bir ordu!

 

 Yavaşça kendimizi Kâbe'ye yaklaştırdık

 

 Düğünlerde çocuklar gibi perdesini taşlamak için

 

 Ordumuz Mina'dan hafifçe salı günü

 

 Başsız filin göğsü gibi ileri doğru süründü.

 

 Aksi hâlde Sakif ve egemenliği hususunda gama bürünürdük

 

 Böylece çöl ve uğursuz günlerimize dönerdik. Haccac bunu duyunca onu çağırttı; fakat Ukeyşir kaçtı. Haccac daha sonra Abdullah b. Zübeyr'e doğru yöneldi. İbn Zübeyr ise emniyette kalmak için Mescid-i Haram'a sığındı. Fakat Haccac, İbn Huzeyme el-Has'afî'yi mancınıkları kullanmakla görevlendirdi. O da Mescid-i Haram'daki insanları mancınık yağmuruna tutarak bu beyitleri okuyordu:

 

 Mancınığımız tıpkı öfkeli bir deve gibidir

 

 Onunla taş yağdırmaktayız bu camiye sığınanlara! Mes'udî şöyle diyor:

 

 Haccac, Abdulmelik b. Mervan'a bir mektup yazarak Ab-dullah b. Zübeyr'i kuşattığını ve Ebu Kubeys dağını ele geçirdiğini bildirdi. Haccac'ın mektubu Abdulmelik'e ulaşınca, tekbir getirdi; onun tekbir getirmesiyle o sırada evinde olanlar da tekbir getirdiler. Bu tekbir sesi Dimaşk mescidine ulaşınca oradakiler de tekbir getirdiler; sonra pazardakilere ulaştı ve onlar da tekbir getirdi. Daha sonra gelen haberin ne olduğunu sordular. "Haccac, Mekke'de Abdullah b. Zübeyr'i kuşatmış ve Ebu Kubeys dağını ele geçirmiştir." denildi. Bunun üzerine şöyle dediler:

 

 Onu eli bağlı ve başına uzunca bir şapka geçirip bize getirmedikçe ve bu melun Turabî'yi pazarlarda gezdirmedikçe razı olmayız.

 

 "Ebuturab" Resulullah'ın (s.a.a) İmam Ali'ye (a.s) verdiği bir künyeydi. Ümeyyeoğulları bunu İmam Ali (a.s) için bir ayıplama sayarak o hazrete nispetle Şiîlerini bu isimle (Turabî) adlandırdılar. Zamanla bu tabir Ümeyyeoğulları ve izleyicilerinin örfünde bir ayıplama kavramı hâline geldi ve bununla Abdullah b. Zübeyr'i de ayıpladılar.

 

 İbn Esir şöyle diyor:

 

 Haccac, zilhicce ayında Mekke'ye doğru hareket ederek hac için ihrama girdi. Meymun kuyusunun etrafından inerek o yıl beraberindekilerle birlikte hac yaptı. Fakat İbn Zübeyr'in engellemesiyle karşılaşınca, Kâbe'nin tavafı ile Safa ve Merve arasında sa'y amellerini yerine getirmedi.

 

 Diğer bir yerde de şöyle yazıyor:

 

 Abdullah b. Zübeyr'le yarenleri de Arafat'ta vakfe yapmayıp ce-mereleri taşlamadıkları için -o yıl- hac yapmadılar.

 

 Daha sonra şöyle yazıyor: Haccac, Abdullah b. Zübeyr'i muhasara edince, mancınığı Ebu Kubeys dağının tepesine yerleştirip Kâbe'yi taş yağmuruna tuttu. Oysa Abdulmelik'in kendisi Yezid'in döneminde Kâbe'nin taş yağ-muruna tutulmasından çok rahatsızdı; fakat daha sonra kendisi (hilâfete geçince) Kâbe'nin taş yağmuruna tutulmasını emretti; bunun üzerine de halk, onun hakkında, "O dinsizliğe yöneldi." dedi.

 

 Zehebî de şöyle naklediyor:

 

 Haccac mancınıkla ve her taraftan saldırıyla Abdullah b. Zü-beyr'e baskı yaptı. Şehrin giriş çıkış kapısını kontrol altına ala-rak onlara gıda maddesi ulaşmasını engelledi ve böylece açlık çektiler. Tek içecekleri Zemzem suyuydu. Onlar Zemzem kuyusunun etrafında bir araya toplanıp birikirken Kâbe'ye taş yağıyordu.

 

 İbn Kesir ise şöyle diyor:

 

 Haccac'ın, beraberinde beş mancınık vardı, onlarla her taraftan Kâbe'yi taş yağmuruna tutmuştu.

 

 İbn Kesir daha sonra Zehebî'nin yukarıdaki sözlerine yer veriyor.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.