Çarsamba 8 Şubat 2012 - 20:35

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۲:۰۵

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
   


HAC HÜKÜMLERİ

     
mekke
     

       *Hac; emredilmiş belli amelleri [belli bir zaman içinde] yerine  getirmek gayesiyle Allah'ın evi olan Kâbe'yi ziyarete gitmektir.  Aşağıda belirtilen şartlar varolduğunda, hac, ömürde bir kere insana  farz olur:

     

1) Baliğ olmak.

     

2) Akıllı ve hür olmak.

     

3)  Hacca gitmek vasıtasıyla önemi dinde hacdan daha büyük olan haram bir  işi yapmak veya hacdan daha önemli olan farz bir ameli terk etmek  zorunda kalmamak.

     

4) Hacca gitme imkânına kavuşmak (=Mustati olmak). Bu imkân ise birkaç şeyle olur:

     

a) [Malî yeterlilik:]  Yol azığı ile yolda kendi durumuna uygun ihtiyaç duyacağı şeylere (ki  ayrıntıları daha geniş kitaplarda belirtilmiştir) yol bineğine veya  onun hazırlanması için gerekli mala sahip bulunmalıdır.

     

b) [Bedenî yeterlilik:] Mekke'ye gidip haccı yerine getirebilecek güç ve sıhhate sahip olmalıdır.

     

c) Haccın yerine getirilmesi için yolda arızî bir engel bulunmamalıdır.  Eğer yol kapalı olur veya yol güvensizliği nedeniyle yolda canına yahut  namusuna zarar geleceğinden korkar ya da hac için hazırladığı mal  çalınırsa, hacca gitmesi farz olmaz. Ancak emniyeti olan başka bir  yoldan gitme imkânı varsa, fazla meşakkati olmadığı ve normale çok  aykırı düşmediği takdirde uzak olsa bile, o yoldan hacca gitmelidir.

     

d) [Vakit yeterliliği:] Hac amellerini yerine getirmeye yeterli bir vakit bulunmalıdır.

     

e)  Karısı ile çocukları gibi ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğu ve  halk arasında geçimini sağlaması gerekli görünen kimselerin  nafakalarını bulundurmalıdır.

     

f) Geri döndükten  sonra sıkıntıya düşmeyecek şekilde kazanç, ziraat, mülk geliri ve diğer  yollarla geçimini sağlayacak durumda olmalıdır.

     

      *Kendine ait bir evi olmadan ihtiyacını gideremeyen kimseye hac, ancak ev parasına sahip olmakla birlikte farz olur.

     

       *Mekke'ye gidebilecek durumda olan bir kadının, hac sonrası geçimini  sağlayacak malı olmaz, kocası da örneğin, fakir olduğundan dolayı onun  ihtiyaçlarını karşılamaz ve sonuçta sıkıntılı bir yaşama maruz  kalacaksa, üzerine hac farz olmaz.

     

      *Yol azığı ve bineği  olmayan kimseye başka birisi hacca gitmesini söyler ve de hac  yolculuğunda olduğu sürece kendisinin ve geride bıraktığı ailesinin  masraflarını karşılamayı üstlenirse, eğer insan onun bu masrafları  ödemesine güven duyarsa, üzerine hac farz olur.

     

      *Hacca  götürüp getirecek ve bu müddet içerisinde ailesinin geçimini temin  edecek düzeyde insana mal bağışlanır ve onunla hacca gitmesi şart  koşulursa, her ne kadar borçlu da olsa ve hac sonrası geçimini  sağlayacak maddî güce sahip olmasa bile, bununla üzerine hac farz olur  ve bağış yapılan o malı alıp, hacca gitmesi gerekir.

     

      *Bir  kimseye hacca götürüp getirecek ve bu müddet içerisinde ailesinin  ihtiyacını karşılayacak miktarda para verilip; "Git haccını yap"  denilir, fakat verilen para ona temlik edilmezse, eğer geri  almayacaklarından emin olursa, üzerine hac farz olur.

     

     *Bir  kimseye hac masraflarını karşılayacak miktarda mal verilir, ancak buna  karşılık mal alan kişinin Mekke yolunda mal veren kimseye hizmet etmesi  şart koşulursa, böyle birisi hac ile mükellef olmaz.

     

     *Bir  kimseye, üzerine hac farz olacak şekilde bir miktar mal verilir ve o da  verilen bu para ile hacca giderse, sonraki yıllar zenginleşse bile,  artık üzerine hac farz olmaz.

     

     *Ticaret amacıyla örneğin,  Cidde'ye kadar gider ve orada çalışıp, istediğinde oradan Mekke'ye  gitmek amacıyla bulunduğu yerden haccı gerektirecek miktarda bir mal  kazanırsa, oradan hacca gitmelidir. Bu şekilde haccettikten sonra kendi  vatanından Mekke'ye götürecek miktarda bir mala sahip olsa bile, artık  ona hac farz olmaz.

     

     *Başkası adına haccetmek üzere ecîr olan  kimse, kendi yerine bir başkasını ecîr tutarak hacca göndermek isterse,  kendisini ecîr olarak tayin eden kişiden izin almalıdır.

     

      *Hacca götürecek imkânlara sahip olan biri bu farzı yerine getirmez ve  sonradan da fakir düşerek malî gücünü yitirirse, zahmete katlanmak  zorunda olsa bile sonraları hacca gitmelidir. Ancak hiçbir şekilde  kendi haccını yerine getirmek için Mekke'ye gitme imkânı yoksa, eğer  bir kimse, onu başkası adına haccetmesi için ücret karşılığı ecîr tayin  ederse, Mekke'ye gitmeli ve hac yaptıranın haccını yerine getirdikten  sonra gelecek yıla kadar Mekke'de kalıp, kendisi için haccetmelidir.  Fakat ecîr olup, ücreti peşin olarak alması mümkün olur ve ecîr tayin  eden kimse de yaptırmak istediği bu haccın bir yıl sonra yapılmasına  razı olursa, ilk yılda kendi adına, sonraki yılda ise kendisini ecîr  tutan kimsenin adına haccetmelidir.

     

      *Üzerine haccın farz  olduğu ilk yılda Mekke'ye hareket edip, emredilen belirli vakitlerde  Arafat ve Meş'ar'ül-Haram'a ulaşamayan kimse, sonraki yıllarda tekrar  hacca gitme imkânına sahip olmazsa, hac ile yükümlü değildir. Ancak  böyle bir kimse, önceki yıllarda hacca gitmekle yükümlü olur ama  haccetmeyi ertelemiş olursa, sonradan zahmete katlanmak zorunda olsa  bile hacca gitmesi gerekir.

     

       *Hac ile mükellef olduğu ilk  yılda hacca gitmeyen kimse, sonradan ihtiyarlık, hastalık veya  güçsüzlük nedeniyle hac yükümlülüğünü yerine getiremeyecek duruma düşer  ve bir daha güç kazanarak bizzat kendisinin hacca gitmesinden umudu  kesilirse, kendi adına başka birisini hacca göndermelidir. Hatta hacca  götürecek miktardaki paraya sahip olduğu ilk yılda bile ihtiyarlık,  hastalık veya güçsüzlük gibi sebeplerle hacca gidemezse, hac yapması  için yerine başka birisini göndermesi müstehap ihtiyattır.

     

       *Başkası adına hacca gitmekle ecîr olan kimse, Nisâ (=Kadınlar)  Tavafı'nı ya onun adına yerine getirmeli veya kendisinin yahut adına  hac yaptığı kişinin adını belirtmeksizin, üzerine düşen görevi niyet  ederek o tavafı etmelidir. Eğer bu tavafı yerine getirmezse, ecîr olan  kimseye kadın haram olur.

   

     *Nisâ tavafını doğru bir şekilde  yerine getirmeyen veya unutan kimse, bunu, yolun yarısında veya  memleketine döndükten sonra hatırlarsa, mümkün surette geri dönüp,  bizzat o tavafı yerine getirmelidir. Fakat tekrar Mekke'ye dönüşü  mümkün olmazsa, kendisine kadının helâl olması için, başkasını naip  tutarak tavafı yaptırması gerekir.



Total Visit: 567
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.