Perşembe 29 Temmuz 2010 - 16:31

الخميس ١٨ شعبان ١٤٣١

پنجشنبه ۷ مرداد ۱۳۸۹ - ۱۸:۰۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


HZ. MUHAMMED MUSTAFA (S.A.A)' NIN CAN PARESİ

     
hz. muhammed mustafa (s.a.a)' nin can paresi
     

    Hz. Fatımatü'z-Zehra (a.s), Hz. Muhammed b. Abdullah'ın (s.a.a) ve Hatice bint-i Huveylid'in (r.a) kızıdır.

     

   Tarihin tanık olduğu en şerefli anne-babanın çocuğu olarak dünyaya  geldi. Tarihte hiç kimse onun babası gibi, birkaç yıl içinde, tarihin  seyrini değiştirecek, insanlığı değişik alanlarda harekete geçirecek,  ileri götürecek etkinlikler gösterememiş, bu denli müthiş eserler  bırakamamıştır. Tarihte onun annesi gibi bir anneden hiçbir zaman söz  edilmemiştir. Onun annesi bütün varlığını, kendisine sunduğu hidayet ve  nura karşılık yüce eşi ve hikmet esaslı ilkeleri uğruna feda etmiştir.

       
 İşte  bu büyük anne ve babanın gölgesinde Fatıma Betül yetişti. Omuzlarında  peygamberlik yükünü taşıyan, bu kutsal emaneti hedefine ulaştırmak için  dağların tahammül edemediği işkencelere katlanan babasının şefkatinin  her an hissedildiği bir evde büyüdü. Babası nereye yönelse, ne tarafa  gitse Kureyş'in ve Kureyşlilerin kışkırttıkları ayak takımının ve  kölelerin kendisini sürekli olarak gözettiklerini, taciz ettiklerini  görüyordu.
     
     

  Küçük yaşına rağmen Fatımatü'z-Zehra (a.s)  bütün bunları görüyordu. Annesiyle beraber, bu eziyetlerin babası  ü-zerindeki etkisini hafifletmek için elinden geleni yapıyordu. O ağır  eziyetleri gözlemledikçe yürek paralayıcı bir acı hissediyordu. İlk  Müslümanların gördükleri baskı ve acıları kendisi de bizzat yaşıyordu.

hz. muhammed mustafa (s.a.a)' nin can paresi
     

     Hz. Fatımatü'z-Zehra (a.s) ilâhî risaletin tebliği sürecinin karşı  karşıya kaldığı zorlukları, sıkıntıları daha çocukluğunun ilk  günlerinden itibaren yaşadı. Babası ve annesiyle ve Haşimoğulları'nın  diğer mensuplarıyla birlikte Ebu Talib Vadisi'nde sosyal ve ekonomik  ablukaya tâbi tutulduğu sırada, henüz iki yaşındaydı.

     

   Büyük  zorluklarla geçen üç yıllık ablukanın kaldırılmasından sonra, şefkatli  annesinin vefatı sınavıyla karşı karşıya kaldı. Babasının amcasının  vefatıyla sarsıldı. O sırada altı yaşına henüz girmişti. Meşakkatlere  katlanma, zorluklara karşı koyma ve büyük sıkıntılara tahammül etme  hususunda babası için bir teselli kaynağıydı. Yalnızlığında babasına  arkadaşlık ediyor, Kureyş azgınlarının ve zorbalarının rencide edici  baskılarından dolayı hissettiği üzüntüyü paylaşıyordu.

     

  Mübarek  ömrünün sekizinci yılında, amcasının oğluyla ve diğer Fatıma'larla  birlikte Medine'ye hicret etti. İmam Ali b. Ebu Talib (a.s) ile  evleninceye kadar babası yüce Resul (s.a.a) ile beraber yaşadı. Bundan  sonra, Hz. Peygamber (s.a.a) evinden sonra İslâm toplumunun en şerefli  evinin temelleri de atılmış oldu. Bu ev, tertemiz nebevî sülalenin  barınağı, bereketli Resul (s.a.a) soyunun cömert Kevser'i oldu.

     
       
 Hz.  Zehra (a.s) ideal bir eşliğin ve yüce anneliğin en görkemli örneğini  sergiledi. Hem de İslâm tarihinin en çetrefilli, en zorlu dönemlerinde.
     
     

    Öyle bir zaman ki, İslâm, cahilî bir çevrede ve kabileci geleneğin  hüküm sürdüğü bir ortamda kalıcılık ve yücelik yolunu açmak  amacındaydı. Çünkü cahiliye toplumu ve kabileci ortamı, kadını insan  olarak kabul etmiyor, kız çocuğunu bir utanç, bir ayıp olarak  algılıyordu. Bu nedenle Fatıma (a.s) gibi birisi -parlak Muhammedî  risaletin kızı, eşsiz ilâhî kıyamın çocuğu olarak- bireysel, ailesel ve  toplumsal yaşam tarzıyla, risalet kavramlarını ve değerlerini pratik  olarak hayatında somutlaştıran pratik ve gerçek bir örnek sunmak  durumundaydı.

   

  Hz. Zehra (a.s) bütün insanlık dünyasına, bir  kadın olarak insan-ı kâmil olduğunu, kadınlık doğasının böyle bir  mükemmeliyete erişebileceğini, Allah'ın sınırsız kudretine ve akıllara  durgunluk veren yaratıcılığına delâlet eden en büyük ayetlerden, en  parlak kanıtlardan biri olabileceğini kanıtladı. Çünkü  Fatımatü'z-Zehra'ya (a.s) azametten büyük bir pay, görkemlilik ve  ululuktan en geniş bir nasip bahşedilmişti.


 

Total Visit: 217
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.