Salı 22 Mayıs 2012 - 13:58

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۲۸

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

HAMİDUDDİN-İ BELHİ

 

 

Kadı Hamîdeddîn Ömer b. Mahmûd-i Belhî, büyük yazar ve edebiyat­çılar­dan olup meşhur Makâmât-i Hamîdî  kitabının sahibidir. Belh şeh­rinde Kadiyu’l-Kudâtlık yapıyordu. İbn Esîr’in aktardığına göre (599/1203 yılı olayları zeylinde), bu yıl içinde hayata gözlerini kapadı. ‘Avfî, Lubâbu’l-Elbâb’da, onun Makâmât, Vesîletu’l-İfâte ila İkfa’l-Kefâte, Huneynu’l-Mustecir ila Hadreti’l-Mucîr, Ravzatu’-r-Rızâ fi Medhi Ebi’r-Rızâ, Kadhu’l-Muğnî fi Madhi’l-Ma’nî, el-istiğâse ila İhvâni’s-Selâse, Munyetu’r-Râcî fi Cevheri’t-Tâcî gibi birkaç risale­sini zikretmiştir. Hidâ­yet’in Mecma‘u’l-Fusahâ’sında Sefer-nâme-i Merv adlı mesnevi bu eser­lere eklenmiştir.

Hamîdeddîn, kendi Makâmât’ını, Bedîuzzamân-i Hemedânî’nin ve Ebû’l-Kâsım-i Harîrî’nin Makâmât’ını örnek alıp onların mazmun ve üs­lubunu taklit ederek yirmi dört makale ve bir hatime halinde bahar mev­simine denk ge­len 551/1156 yılının Cemadiyelahir ayında başlamış ve bu işi, Nizâmî-yi Arûzî’nin Çehâr Makâle’sinden az bir zaman önce tamam­lamıştır. Elde etmiş olduğu ün­den dolayı Çehâr Makâle’de, katipler ve ri­saleciler için okunması gerekli olan kitaplar arasında zikredilmiştir. Bu kitapta halifelik dö­nemi Abbâsî halifesi el-Müstencid’e (555-566/1160-1171) geçtiğinden söz edildiğinden dolayı da Kadı’nın bu eseri telif ettikten sonra da ki­tapta kimi tasarruflarda bulunduğu zannedilebi­lir.

Nizâmî’nin Çehâr Makâle’sinden sonra güvenilir belagat ki­taplarında Makâmât kitabından büyük övgüyle söz edilmiştir. ‘Avfî, onun yazarlık üslubu hakkında şöyle der: “Her ne kadar sözünde, Ahvâzî’nin Arap nes­rinde, İmam Reşîdeddîn-i Vatvât’ın risalede yap­tığı gibi seci’ boyutuna uymuşsa da sözde te­kellüf sınırını aşan noktada son derece letafetlidir.” Enverî’nin onun Makâmât’ı konusunda yap­tığı övgü, bu kitabın müellif dönemindeki söz eleştirmenleri ara­sında kabul gördüğüne bir işarettir.

Kadı Hamîdeddîn Makâmât’ın mukaddimesinde ve yirmidördüncü mukad­dimenin sonunda getirdiği hatimede Makâmât’ı derleme konu­sunda yap­tığı işin üslubunu açıklamış ve bir­kaç şiir dışında geriye kalan Farsça ve Arapça şiirler hep kendisine aittir. Sözlerinin arasında Farsça ve Arapça misallere de yer ver­miş ve bunları dayanak olarak getirmiştir. Çe­şitli sanatları da, söz konusu et­tiği her konuda kullanmıştır.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.