Salı 22 Mayıs 2012 - 13:51

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۲۱

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

HACVİRİ

 

 

Ebû’l-Hasan Ali b. Osman b. Ali Cullâbî-yi Gaznevî-yi Hucvîrî (ö.465/1073), V/XI. yüzyılın ilk yarısının büyük yazarlarındandır. Keşfu’l-Mahcûb adlı eseri, tasavvuf kitaplarının temel kaynakla­rından olup daha sonra­ları tasavvuf şeyhle­rinin hayatı, yaşam hikayesi ve eserleri konu­sunda kitap yaz­mış olan kimselere kaynaklık eden en eski kitaplardandır. Attâr’ın Tezkiretu’l-Evliyâ’sı, Câmî’nin Nefâhetu’l-Uns’ünde olduğu gibi. Bu kitabın nesir üslubu, Hucvîrî’nin kendi çağ­daşlarına nisbetle Arapça müfredatları daha fazla kullan­ması dışında genel itiba­riyle sadedir. Özel­likle tasavvufçular arasında yaygın olan Ayne’l-yakin, hakke’l-yakin, ma­kam ve temkin, muhadare ve mükaşefe vb. müfredat ve terkipler onun eserinde çokça kullanılmaktadır. Dikkate değer bir başka nokta da Keşfu’l-Mahcûb’da daha sonraları Hâce Abdullah-i Ensârî’nin kemal derecesine ulaşan vezinli cümlelerin ve vezinli nesrin de nadiren görülü­yor olmasıdır. Bu da bun­dan önce de söylediğimiz gibi, tasavvuf nesrinin özel­liklerinden olup bunun ben­zerleri tasavvufçu yazarların eserlerinde sıkça görül­mek­tedir. Bu ifade, gerçek anlamda secili nesir için kullanılamaz. Aksine bize göre, tasavvufçular, meclis ve minber ehli arasında yaygın olan bir tür ve­zinli ve şiire yakın nesirdir.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.