Çarsamba 8 Şubat 2012 - 11:05

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۱۲:۳۵

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


HACC 

     
kabe,hac
     

     Hacc tecrübesi bana neler öğretti.

     

     Kişi hacca giderken kendi kendine "hacc ne demektir diye sormalı ve haccın Allah'a doğru yükselmesi olduğunu bilmelidir." Hacc ibadeti pek çok şeylerin aynı anda gösterisidir.

     

     Gösteride Allah, sahnenin yöneticisidir. Adem, İbrahim, Hacer ve şeytan  başlıca karakterleridir. Sahneler Mescid'ûl Haram, haram bölge[Mıntıka-i Haram] meş'a [Safa-Merve arası]Arafat, Meş'ar [Arafat'la Mina arasında hacıların gece kaldığı ve şeytan taşlamak için taş topladığı yer]  ve Mina’dır. Önemli semboller Kâbe, Safa, Merve, gündüz, gece, güneş  ışığı, güneşin batışı ve kurbandır. Kostüm ve makyaj ihram, halk ve  taksirdir. Hacc'a giden kişiler erkek, kadın, genç ve yaşlı siyah beyaz  ne olursak olalım Allah'la şeytan arasındaki karşılaşmada Adem İbrahim  ve Hacer'in rolü tarafımızdan oynanır. Hacc'da şunlar şöyle yapılmalı  böyle yapılmalı gibi şeylerden ziyade Hacc'ın Müslümanlara niçin farz  olduğu üzerinde durulup öğrenilmesidir.

     

    Boş Bir Felsefeyi Red

     

       Hayat yaşadığımız şekliyle tiyatroyu andırır. Kişi gayesiz, gece ve  gündüzleri izler. Gün be gün yaşamayı temel kabul eden insanın yönü  yoktur. Amacı sadece yaşamaktır. "Yaşayan bir bedende ölü bir ruhtur  var olan. Ama Hacc olayı bu sağlıksız durumu değildir. İnsan Hacc'a  gitmeye karar verdi mi gerekli adımı attı demektir. Hacc'ı  gerçekleştirme yoluna girilmiştir. Hacc gayesizliğin karşıtıdır.  Evinden çıkacaksın Allah'ın evini [BEYTULLAH] veya insanların evini  ziyaret et, çevreni terk et, pak topraklara git orada Meş'ar-i Haramın  cana can katan seması altında Allah'la [CC] karşılaşabilirsin. Çektiğin  yabancılıklar bitecektir. İnsan sonunda kendini bulacaktır.

 

    Allah'a Ulaşma

     

       Hacc, haram aylardan Zilhiccede yapılır. Mekke toprağı asûde ve huzur  doludur. Çöl korku nefret ve savaşın yerine barış ve güvenlikle  tanınır. Halkın Allah'la karşılaşmaya serbest olduğu bir ibadet havası  hakimdir. Sen ey çamur, Allah'ın ruhunu ara ve O'nun ardından git  davetini kabul et O'nu görmek için evini terk et. O seni bekliyor.  İnsan varlığı, gaye, Allah'ın ruhuna yaklaşmak olmadıkça bir saçmadan  başka bir şey değildir. Seni Allah'tan uzaklaştıran bütün şu ihtiyaç ve  doymak bilmez arzularından sıyrıl. Dolayısıyla Hacc'a giden sonsuz  insan göçüne katıl. Kâdir Allah'ı gör! Hacc için evinden ayrılmadan  önce bütün borçların ödenmelidir. Yakınlarına veya dostlarına karşı  duyduğun bütün nefret ve kızgınlıklar yok olmalı. içinde bir arzu  doğmalı. Bütün bu jestler, bir gün herkesin başına gelecek ölüme  hazırlanmada birer deneydir. Bu hareketler, kişisel ve malî arınmayı  garanti eder. Vedanın son anları ve insanın geleceği sembolize edilir.  Sen ve bedeninin her azası amellerinizden sorumlusunuz. Bu amel  yurdundayken, hesap yurduna hazırlan. Ölmeden önce ölümü duy. Hacca git.

     

    Mikata Giriş Ve Bir Oluş

     
kabe,hac
       

       Gösteri Mikat'ta başlar. Bu noktada insan elbiselerini değiştirmelidir.  Niçin dendiğinde çünkü kişinin elbisesi kendisi kadar karakterini de  örter. Kişi elbise giymez fakat gerçekten elbiseler onu gizler.  Mikat'ta elbiselerini çıkar ve bırak. Düz beyaz kumaştan kefeni giy.  Herkes gibi giyineceksin. Bir parçacık halinle kalabalığa katıl bir  damla olarak okyanusa dal. Gururlanma, buraya birini görmek için  gelmedin. Alçak gönüllü ol, Allah'ı göreceksin. Ölümcüllüğü kavrayan  bir kişi ol veya bir ölümcül ol, varlığını duyan.

     

     Mikat'ta  ırkını veya kabileni hiç düşünmeden günlük hayatında seni bir kurt  [vahşet ve zulmün sembolü] bir fare [kurnazlığın ve istifçiliğin  sembolü] bir tilki [hilekarlığın sembolü] veya bir koynun[köleliğin  sembolü] yapan bütün örtüleri çıkar at. Bunların hepsini Mikat'ta bırak  ve sonunda nasıl bir ölü olacaksan, şimdi de bir insan, yalnızca bir  Adem olarak başlangıçtaki şekline bürün. İki parçalı kumaşa dolan  birini omuzlarına ört, diğerini beline sar. Hiçbir özel şekil ve araç  kullanma. Giydiğin kumaş oldukça basit ve sade dokunmuştur. Herkes aynı  ihramı giyer. Hiçbir görünüm farkı yoktur. Dünyanın her tarafından  gelip Hacc'a doğru yol alan kervanlar Mikat'ta toplanacaktır. Aynı  yerde ve aynı zamanda karşılaşacaklardır. Allah yolunda kişi olduğu  gibi değil olması gerektiği gibi olacaktır ve dönüş Allah'a dır. Kişi  Allah'a dönmeye karar verir. Bütün benlik ve bencillik eğilimleri  Mikat'ta gömülür. Kendi ölü bedenini görür ve kendi mezarını ziyaret  eder. Kişiye hayatının son noktası hatırlatılır. Mikat'ta ölümü ve  tekrar dirilmeyi duyduktan sonra, Mikad’la Miyad arasındaki çöl  görevine devam etmelidir.

     

      Hacc'ı eda eden herkes Allah'la  karşılaşmak üzere kendinden uzaklaşmıştır. Ona Allah’ın ruhu  bahşedilmiştir. Bir sürgünden kurtulup ahirete gittin. Cehaleti ve  zulmü yenerek ilim ve adaletle aydınlandın. Şirki terk ettin, tevhidi  kabul ettin. Haccı eda etmeden önce, insanlar insan olma özelliğini  kaybetmişlerdi. Kuvvet, servet, kabile, ülke ve ırklarla kendinden  kopmuşlardı. Hayatları sadece bir varolmaktan öte geçmiyordu. Sonunda  hac ibadeti kendilerini keşfetmelerini sağladı. Şimdi birbirlerini bir  olarak ve bir fert olarak algılıyorlar başka hiç bir şey değil.

     

    Niyet

     
kabe,hac
     

      Büyük bir değişiklik başlangıcı olan Mikat'a varmadan önce niyet  edilmeli. Bu niyet benlikten, Allah'a giyimli olmaktan soyunuk olmaya,  günlük hayattan ebedi hayata bencillik gayesizlikten bağlılık ve  sorumluluğa geçme niyetidir. Kısaca ihramlı oluşa geçiştir. Niyetini  kuvvetle belirlemelisin. Hurma tohumları gibi kabuğundan çıkacaksın.  Son derece bilinçli olarak inancını kalbinde duymalısın. Kalbini aşk  aleviyle aydınlat. Yan ve parla, kendini tamamen unut!Geçmişteki  hayatın, ihmal ve cehaletten ibarettir. Her bakımdan yardımsızdı.  İşinde bile alıştığından fazla veya zorla köle olmuştun. Şimdi bu  yaşama şeklini bırak. Tam anlamıyla Cenab-ı Allah’ın kendinin ve  insanların bilincine er.

  

    Mikatt’ta Namaz

     

Mikat'ta  hac etmeye hazırlan, neyi niçin yapman gerektiğini bil. İhrama  girdiğinde kendini Allah'a arz ederek namaza dur. Mikat'ta namaz  Allah'ın senin huzurunda putlara tapan değil Kurt değil tilki değil  fare değil İbrahim gibi duruyorum demektir. Bu duruş bilinçli ve  bilerek Allah'a itaat etmek Allah'la daha içten konuşuyor gibi olma ve  Allah sanki hemen karşında gibi niyetlenmektir. Mikat'ta namaz artık  ondan başka kimse karşısında rüku ve secde etmeyeceğine dair Allah'a  verilecek bir sözdür.

     

 Bazı Davranışlardan Kaçınma [Muharremat]

     

       İnsan ihramlıyken yapmaması gereken bazı şeyleri bilmesi gerekir.  Aynaya bakmamak lazım, benliğini unutmak için, güzel koku kullanma,  kimseye emir verme kardeşlik havasında ol, tamamen itaât etme  zamanıdır. Herkes yer yer kendisi Allah'a sesleniyor ve Kâbe'ye  yaklaşıyorsun, yaklaştıkça heyecan artıyor. O atmosferde Allah'tan  başka kimseyi görmüyorsun. Tek o var diğerleri köpük ve dalga gibidir  onun dışındaki her şey sahtedir. Hacc’ın çeşitli bölümlerini yerine  getirirken insan kendinden koptuğunu ve Allah'a doğru bir hareket  içinde olduğunu hisseder. Mekke'ye yaklaşırken haram bölgeyi gösteren  işaret vardır. İşte bu bölgede yasaktır. [Avlanma, Bitki koparma gibi]  Harem-i Mekke'ye yaklaştığınızda Lebbeyk sesleri kesilir.

     

Allah'ın  evine varış herkesin kalbini Aşk ateşi i1e yanmakta olduğu hissedilir.  Şimdi Kâbe ye daha da yakınız sessizlik, düşünce ve sevgi dolu gözlerin  büyüdükçe büyüyor ve kıbleye dikiliyor. İnsan o anda soluğunu  yakalaması güçleşiyor. Vadiyi inerken yıkılacak gibi olursun. Fakat  karşında o Kâbe gözüküyor. Burası imanın, sevginin ve hayatın  merkezidir.

     

    Kâbe

     Oldukça sade bir şekilde  döşenmiş ve araları tebeşirle doldurulmuş siyah taşlardan yapılan Kâbe  boş bir küp şeklindedir Kâbe yi boş görmek ne kadar güzel orada hac  için bulunduğunu hatırlatıyor. İnsanın varacağı son nokta değil. Kâbe,  yön gösteren bir kılavuzdur.

     

     Sonsuzluğa varmaya karar  verdikten sonra Hacc'a başlarsın Hac Kâbe ye doğru değil Allah'a doğru  sonsuz bir harekettir. Allah’ın pak kulu olmakla şereflendirilmiş  bulunuyorsun. Hala kendine bağlanmış ve kendini düşünüyorsan bu kutsal  eve girmene izin verilmez. Mekke’ye Beyt-i Atik denir. Atik hür oluşu  temsil eder. Mekke kimseye ait değildir. Allah Mekke’nin sahibidir.  Benliğinden gelen eğilimlerin tamamını atabilirsen aileye katılmaya  hazırız demektir. Allah'ın ailesinin kıymetli bir ferdi ve dostu olarak  kucak açarlar sana. Duvarla Kâbe arasında dar bir geçit vardır. Kâbe'yi  tavaf ederken Allah duvarın etrafında dönmeyi emretmiştir. Aksi halde  Hacc'ın kabul olmaz.

     

    Tavaf

     
kabe,hac
     

      Kâbe çevresinde insanlar daire çizerek dönerler. Kâbe Allah'ın  ölümsüzlüğünü ve sonsuzluğunu sembolize eder. Dönen daireler ise  yaratıklarının sürekli hareket ve değişimlerini temsil eder. Allah'ın  yolu insanların yoludur; Allah'a yaklaşmak için önce insanlara  yaklaşmalısın. Her dinin kendine özgü bir ibadeti vardır. Bu İslam’da  cihattır. Tavaf süresince Kabe’ye giremezsin. Çevresinde herhangi bir  yerde duramazsın. Kalabalığa katılmalı ve kalabalıkta kaybolmalısın.  Tavaf eden insan çağlayanın içine dalmalısın. Hacı olmanın yolu buradan  geçer.

 

     Hacerü'l Esved Ve Biat

     

  Tavaf  Hacerü'l Esved'in bulunduğu noktadan başlar. Burası evrenin düzenine  girdiği yerdir. İnsanlara katıl eğer insanlara katılmazsan yörüngeni  bulamayacak ve Allah'a yaklaşamayacaksın. Hacerü'I Esved'e dokunmak  lazım sonrada insanların arasında kaybolmalısın. “Hacerül Esved yer  yüzünde Allah'ın sağ elidir.” Hacer insanlık için bir örnektir. Ona  memedeki çocuğu ile evini terk etmesini emretti. Hiç bir bitkinin öyle  ki bir deve dikeninin bitmediği korkulu Mekke vadisine girmesi  söylendi. Oda Allah’a olan aşkından bu emri anladı ve kabul etti. Böyle  bir yerde, su varlık için gerekli, bebek süt ister, insan arkadaşa  muhtaçtır. Kadın bir desteğe ihtiyaç duyar ve bir anne yardım bekler,  bütün bunlar doğru ama ilahi aşk bütün bunların yerini alabiliyor. Eğer  ruhu O’nu tanırsa bir kimse yalnızca aşkıyla yaşayabilir. Sonuç olarak  Allah’a kesinlikle güvenmeliyiz.

     

    Makam-ı İbrahim [Hz. İbrahim'in Makamı]

     

       Tavaf yedinci dönüşünü tamamladıktan sonra tavaf hali sona erer Makam-ı  İbrahim de iki rekat namaz kılınır. İbrahim'in makamı ayak izlerinin  bulunduğu taş parçasıdır. İbrahim bu taşın üzerinde durarak Kâbe'nin  köşe taşını [Hacerü'l Esved] yerine koydu. Kâbe'yi  yapmaya buradan başladı. Gel Hacc et, tavaf eden insan seline katıl ve  sende tavaf et. Bu sevgi deresinde bir saat yüzdükten sonra üzerine  titrediğin ölümcül varlığını terk edecek ve Allah'ın sonsuz  yörüngesinde sonsuz var oluşa eren insanlar arasında yeni bir hayata  kavuşacaksın.

     

İşte şimdi İbrahim gibisin.

     

     Sa’y

     

       Sa’y bir arayıştır amacı olan bir harekettir. Koşmak ve seyretmek diye  tanımlanır. Sa’y çalışmasıdır bedenin Susuzluğunu gidermek ve  çocuklarını doyurmak için su ve ekmek ardından koşman ve çaba  harcamandır demektir. Say ihtiyaçların için tabiatın kalbinde araştırma  yapmak ve kavga etmektir. Taştan su çıkarma girişimidir. Şaşırtıcıdır  ki mesafe olarak tavafla sa’y arasında ancak bir kaç adım ve bir kaç  saniye vardır. Yine de bu ikisi arasında büyük bir farklılık göze  çarpıyor. Tavaf: Mutlak sevgi, sa’y: Mutlak akıl. Tavaf: Tamamen O,  Say: Tamamen sen.

     

      Tavaf yalnızca Kadir-î Mutlak'ın iradesi  Sa'y yalnızca senin iraden Hac tavaf ve sa'yın birleşimidir. Tavaf  yaşamak için değil Allah davası için yaşamak, Sa'y yalnızca kendin için  değil insanlar için de elinden geleni yapmak.

     

Sa’y ın Sonu [Taksir]

     

      Merve'de sa'yın son noktasında saçını kısalt veya tırnaklarını kes.  İhramını çıkar ve her günkü elbiseni giy kendini serbest hisset eli boş  ve susuz Merve'den ayrıl İsmail'ini bulmaya git. Ey sa'y ederek yorgun  düşen insan Aşka güven. Ey sorumlu insan elinden geleni yap. Çünkü  İbrahim susuzdur ve sen sa'y yapmaktan gelen Hacc'ı kalbine dikkatle  kulak ver. Şırıltıyı duyacaksın Merve tepesinden zemzeme doğru yürü bir  kap yudum al yüzünü yıka ve geldiğin yere bir miktar götür ki hediye  diye insanlara sunasın.

     

     Büyük Hac

     

     Zilhiccenin  dokuzuncu günü hac başlar. Mekke'ye gitmeye karar vermek Hacc'ın  bütünüyle gerçekleşmesi olmadığı gibi Kâbe ve Kıble'de Hacc'ın  hedefleri değildir. Tevhidin önderi [İbrahim] Hacc'ın  Kâbe’de bitmediğini tersine Kâbe'yi terk ettiğin anda başladığını  öğretiyor. Sana Kâbe varacağın son durak değil başladığın ilk noktadır.  Umre için ve Mikat'ta evini terk ediyorsun şimdi ise Hac için Allah'ın  evini terk etmelisin. Şimdi Allah'a yaklaşacaksın. Evi ziyaret  etmeyecek fakat sahibini göreceksin ve varış Allah'adır. Kâbe son durak  değil yalnızca yöndür. Mekke'ye geldin burada kalma haramda durma  Mekke'ye gelişten daha büyük bir yolculuğa [Hacc'ı temettü]  başlamalıyız. Zilhiccenin dokuzunda nerede olduğumuza bakmadan ihramını  giy. Mekke'ye sırtını dön ve yürü Mekke'den daha kutsal ve daha saygı  değer neresi vardır. Durma göreceksin.

     

     Arafat

     
kabe,hac
     

       İhramını giyip de Mekke'den çıkınca güneş batımına kadar kalman gereken  doğuya [Arafat’a] doğru yola çıkacaksın geri dönüşte Maş-arı haram  arkasında Mina’da kalacaksın. Vakfe için Arafat’a giderken yavaş yavaş  durup dinlenmeden Arafat’a gideceğiz. Onuncu günün sabahında on ikinci  güne istersen on üçüncü güne kadar Mina’da kalınacak. Allah’a dönerken  içlerinden geçerken üç bölüm vardır. Arafat, Maş-ar ve Mina. Bunlar üç  ziyaret yeri değildir. Allah bizzat onların ilahi isimlerini kendisi  vermiştir. Arafat hikmet ve ilim demektir. Mahşer bilinç ve anlayış  demektir. Mina aşk ve inanç demektir.

     

     Arafat'ta güneş  batınca insanlar Meş-ar'a doğru yola koyulurlar ve orada dururlar.  Sonrada Mina'ya hareket ederler buraların sınırı yoktur. Takva kendini  eğitme dua kendini Allah'a arz etme Arafat'ta ihtişam bakışında olmalı.  Baktığın şeyde değil hangi durumda olursan ol bu günü işlediğin gibi  geçirebilirsin. Senden istenen şey durman [Vakfe] ve sonra Arafat  düzlüğünü güneş batımını terk etmelidir.

     

     Meş-Ar

     

Arafat'ta  kaybolurken sen de oradan ayrılıyorsun, Arafat kaybolmuştur. Durmak mı  asla, oturmak mı hiç bir yerde bir yarım gün tam bir gece veya iki gün  kalmak, hepsi bu kadar. Çadırların hepsi kaldırılmalıdır. Karanlıkta ve  gecenin sessizliğinde düşünceleri bir noktaya daha fazla toplayabilmek  suretiyle elde edilen anlayış gücüne Meş-ar denir. Arafat tecrübe ve  nazar bölümü, Meş-ar ise görüş ve basiret bölümüdür. Yer ve gök  hürriyet ve alçak gönüllülük içindedir.

     

     İlim Allah'ın  dilediği kimselerin kalbine yerleştirdiği bir nurdur. Bu doğru  kılavuzluk bilgisidir. Arafat bilgisini her hangi bir kişi öğrenebilir  ama Meş-ar’ın nuru Allah’ın dilediği kimselerin kalbine yerleştirdiği  ışıktır. Mikat’ta iken kendini unutup insanlara katılmışsın. Tavaf’ta  onlarla sürüklenmişsin.

     

      Say'dan sonra kendini bulmuş  Arafat'ta okyanusa çekilmiştin ve sonra yeniden Meş-ar’da kendini  bulacaksın. Böyle bir kalabalık içinde herkes kendi başınadır. Burada  örtüsüz renksiz maskesiz veya makyajsız pak gerçeğini keşfettin. Bu  gece bir dostla [Allah] özel bir konuşma yapacaksın. Kendini ona aç ve  günahlarını itiraf et. Şimdi bütün bu sınırları görmeyip duvarları  yıkma zamanıdır. Yıllardır içinde tutsak kaldığın şeylerden sıyrıl.  Burada kendinlesin. Elini çenene koy ve bu gece Allah’la baş başa ol.  Silahların ve inancınla yanında yalnızca O ve sen varsın. Eğer  Muhammed’in iyi bir ümmeti isen O’nun gibi yap. Bırak kalbin aşkla  aydınlansın. Orduda kurallara dikkat et. Üç gün Mina‘da kalman  gerektiğini unutma.[10.,11.,12. Günler] kurşunların boşa  gitmeyeceğinden emin ol. Yalnızca düşmana çarpanlar kabul görecektir.  Mina savaş alanıdır. Savaşmak lazımdır. Meş-ar kamp yeridir. Sabah  namazında sessizlik hakimdir. Meş-arda herkes uykudaymış gibi gece  dağların üzerinden süzüldü. Meş-ar’da uyuyanların üzerinden sıyrıldı ve  Mina boğazında kayboldu ve şu anda güneş doğuyor.

  

     ina

     
kabe,hac
     

Son  ve en uzun kalış Mina'dadır. Güneş doğduktan sonra Meş-ar’da durma.  Çünkü gündüz ilk Mina'da olma vaktidir. Güneşin doğuşuyla birlikte  hücuma geçmek hücum vakti girdiği zaman güneşin emri zamanın emridir.  Bu emre uy. Yalnızca güneşe kulak ver ve onuncu günün güneşini bayram  güneşini gözle. Her şeyi anladığını söyleyen hiçbir şey anlamayandır.

     

       Allah'a yaklaşmaya karar vermiş olan insanlar ümmet sonsuz ve harekat  eden cemaat bütün kaya ve setleri delecek ve sonunda kuşkusuz denize  ulaşacak olan gürleyen sel... Evet. Meş-ar’dan Mina'ya giden yolun  üzerinde durmazsan yanlış yola gitmez veya insanlara karışırsan Mina'ya  ulaşacak, şeytanları yenecek ve İsmail'ini kurban edeceksin. Bu hacca  giden herkese Allah’ın açık emridir.

     

     Savaş Cephesi [Şeytan Taşlama: Recm]

     
şeytan taşlama
     

       Kral Caddesi boyunca yerleşmiş üç Şeytan birbirinden 100 metre kadar  uzaklıktadır, her biri bir anıtı, bir heykeli veya bir putu temsil  eder; her yıl yüzleri beyaza boyanır.

     

     Allahu Ekber, ne kadar  anlamlı! Ordu geldi; hepsinin ellerinde silahları[taşları] ve  ateşlemeye hazırlar. Birinci puta vardığında[cemre-i ula] ateş etmeden  geç git. İkinci puta vardığında da aynısını yap. Fakat üçüncüye  vardığında geçme, ateş et! Niçin? Şu akıllı ve tecrübeli öğretmenler,  genellikle sürüp giden bir yolda yavaş yavaş ve sessizce dönüş  yapmamızı söylerler, ama burada kumandan ve emir veren İbrahim’dir. İlk  hücumda sonuncuyu vur ve vuruşların başından ve yüzünden olmalıdır  savaş bitmiştir. Son put düştüğü zaman birinciler ve ikinciler karşı  koyamaz. Cepheden ayrılınca işimiz kurban kesmektir. İhramını çıkar,  istediğin elbiseyi giy, saçını kes, istersen koku sürün.

     

       Artık serbestsin. Hacc süresince her hareket niyetine bağlıdır ve  niyetle yapılır. Haccın özünü anlamayan kimse boş bir zihinle ülkesine  döner.

     

    Hacc Süresince

     

     Tavafla tevhid inancını  ilan edeceksin. Say ile Haccın uğraşını yapacaksın Kâbe, den Arafat'a  gitmekle Ademin inişini göstereceksin. Arafat’tan Mina'ya gitmekle  insanın yaratılış felsefesini düşüncelerin saf bilimden saf aşka doğru  evrimini ve ruhun çamurdan Allah’a [cc] doğru

     

     yükselişini  sergileyeceksin. İbrahim'in sahnesi Mina'dayız. Şu anda İbrahim gibi  davranmaktayız. O oğlu İsmail'i kurban etmek için getirmiştir. Bizim  İsmail'imiz Kim veya Ne? İşte onu bilemiyoruz. Ama bizi kör ve sağır ne  ediyorsa işte odur kurban edeceğimiz.

     İsmail'in Kurban Edilmesi

       Sevgili oğlun, hayatının meyvesi, neşen, oluş nedenin, varlığının  anlamı, oğlun; hayır, İsmail’in. O’nu bir kuzu gibi yatır ve kurban et!  Ayaklarının altına al ki, kaçıp kurtulamasın. ellerinle kavrayarak  başını tut, boyun damarını kes, fakat daha fazla kımıldayamayacağını  sezinceye kadar ayaklarının altında tut. Sonra ayağa kalk ve O’nu  yalnız kendi haline bırak! Ey “itaatkar” olan ve Allah’ın[cc]  kulu”!Allah’ın senden istediği budur. Bu inancının çağrısı, tebliğinin  özüdür. Bu sorumluluğundur. Ey ‘sorumlu adam!’ Ey ‘İsmail’in babası!

     

       İbrahim’in iki seçeneği vardı; ya kalbinin ağlayışlarına kulak verecek  ve İsmail'i kurtaracak veya Allah'ın emirlerine uyup O'nu kurban  edecekti! Birini seçmek zorundaydı.

     

     İçinde ‘sevgi’ ve  ‘gerçek’ kavga ediyordu ‘sevgi’, hayatı; ‘gerçek’ ise inancıydı]! Allah  kendi hayatını istemiş olsaydı vermek çok daha kolay olacaktı İbrahim,  hayatını Allah davası uğruna adamıştı ve bu nedenle Allah’a itaat  etmesi gerektiğini hissediyordu. Bu, O’nun için bir ‘bencillik’ ve  ‘zayıflık’ idi. Bazı kişiler için iyi ve güzel olan, İbrahim gibi  şerefli bir insan için kötü ve çirkin olabilir. O Allah’a en yakındı.

     

       İbrahim çağrıyı düşününce her şeyiyle teslim oluyor, fakat sıra  İsmail'i kurban etmeye gelince katlanılmaz bir acı duyuyor,  kemiklerinin kırıldığını ve yüzünde üzgün bir ifade belirdiğini  hissediyordu. İbrahim’i böyle kötü bir durumda gören şeytan; Nerede ve  kimde bir korku, zayıflık, kuşku, kıskançlık, ümitsizlik, aptallık ve  sevgi belirtisi görse çirkef işini yapmaya koyulur. Seni eğlendirir ve  görevlerini yapmaktan alıkoyar ki çağrı gerçeği kavranmasın.

     
       
"Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fıtnedir".[Enfal 28]
     
     

       Oğluna olan sevgi bile, seni ‘deneme’ yoludur. İsmail sevgisi İbrahim  için bir imtihandı; şeytanla karşılaşmalarında O'nun tek zayıf yönü  olmuştu bu. İbrahim bunun açık bir vahiy olduğunu ve oğlunu kurban  etmesi gerektiğini biliyordu. Üzgün ve kalbi kırıktı. Şeytan bundan  dolayı O'nu kandırma fırsatı buluyordu.

     

Şeytan bu durumdan  faydalanarak önüne çıktı ve aynı şeyi fısıldadı: “Bu çağrıyı rüyanda  duydun”.”Hayır bu yeterli, bu yeterli” dedi İbrahim kendi kendine;  karar verdi ve seçimini yaptı: “Mutlak hürriyet olarak Allah'a itaat”,  yani İsmail'i kurban etmek. Hürriyetine giden yolda bu son daha kalmalı  ve oturup bütün çağların üzerinde birleştiği şu soruyu kendi kendine  sormalısın: "Toplum için ne yapabiliriz?" Ve cevabı bulmaya çalış.  Sadece otur ve hacc boyunca ne yaptığını düşün!

     Baba Ve Oğul Arasındaki Konuşma

       Mina'da  kuytu bir köşede İbrahim [AS] oğluyla konuştu! Yüz yıl yaşamış ak saçlı  sakallı babanın yanı sıra İsmail gençlik çağına yeni giriyordu.  Dünyanın değil Arap yarımadasının göğü böyle bir görünüme katlanamazdı!  Tarih, baba ile oğul arasındaki böyle bir konuşmayı kaydetmemişti hiç.  Kimse de, dostça fakat ürkütücü bir konuşmayı düşünmemişti!

     

       İbrahim başlangıçta hikayeyi yeniden anlatıp oğluna "burada seni  ellerimle kurban edeceğim demek için ağzını açmadı. Sonunda, Allah'ın  güvenine sığındı ve " İsmail rüyamda seni boğazlıyorum" dedi! Öylesine  hızlı söylemişti ki bu kelimeleri kendisi bile işitmedi. Sonra sustu.  Korkulu ve solgun, İsmail'in gözlerine bakmaya dayanamıyordu. İsmail  babasının içinde bulunduğu durumu sezerek onu teselli etmeye çalıştı.  "Baba itaatkar ol ve Allah'ın emrini yerine getirmek için tereddüte  düşme. Beni de itaat edici olarak bulacaksın. Katlanabilirim ben "  dedi. Allah Teala ders veriyordu. Bundan böyle Allah için insan kurban  olarak kesilmeyecektir. İbrahim gibi, İsmail'ini seçip Mina'ya  getirmelisin. Kimdir İsmail'in? Kendin bileceksin, başkalarının  bilmelerine gerek yok. Karın olabilir, yeteneğin, işin cinsiyetin.  gücün rütben Mevkin vs. olabilir. Hangisi olduğunu bilmiyorum, fakat  senin İsmail İbrahim’in yanında ne kadar sevgiliyse senin yanında da o  kadar sevgili olması gerekir!İsmail’in bazı göstergeleri, hürriyetini  senden alan ve görevlerini yapmana engel olan her şey, seni eğlendiren  gerçeği bilmen ve duymadan alıkoyan sorumluluğu kabul etmekten çok seni  özür aramaya iten her şey ve yalnızca ileride desteğini almak için seni  destekleyen her herkestir. Onu hayatında arayıp bulmalısın. Eğer Allah  Teala’ya yaklaşmak istiyorsan, İsmail’ini Mina’da kurban etmelisin.  İsmail yerine bir koyun kesmek kurbandır, fakat yalnızca kurban kesmek  için, bir koyun kurban etmek kasaplıktır.

     

      Üç Put Üçlemenin [Teslis] Sembolleri

      Mina’da üç putun İbrahim’i aldatmaya çalışan şeytanı temsil ettiğini hatırla.

      Birinci put [cemre-i ulâ]:'Arafat'ın düşmanı'

      İkinci put [cemre-i vustâ]:Meş'ar'ın düşmanı'

      Üçüncü put [cemre-i ukbâ]:'Mina'nın düşmanı'

      Ey hacı. Şu anda Mina'dasın. Ateşle silahını İsmail'ini kurban yerine getirdin. İbrahim gibi üç putu vur ve devir.

      Bayram

      Hareket bitti ve biraz sonra hacc sona erecek.

       Nerede?

    Mina'da!

       Şaşırtıcıdır ki, Mekke'nin komşusu olan yerde! Neden hacc Mekke ve Kâbe  yanında bitmezde, burada biter? Haccın bu sıralarını anlamalısın. Bu  kalabalığın ortasında ne yaptığının tam anlamıyla bilincinde olmalısın.  Burada düşünebilmelisin;evinin bir köşesinde veya hayallerinde değil!  Hacc birlikteliği teşvik eden bir bütünlüktür. Allah [cc], İbrahim  [asm] ; Muhammed [sas] ve insanlarla karşılaşılan yerdir. Haccı anlamak  ve tanımlamak gidebilmek ve şimdiye kadar söylediklerimizi yapabilmek  demektir.

     Mina'da Gecikme

      İnancını ve ne  yaptığını düşünmen için iki gün daha kalınır. Bayram günü kurban  kesildikten sonra merasim biter. Mina'da iki gün veya üç gün daha  kalman gerekir. Bu günlerde Mina'dan ayrılman, Mekke'ye dönmen  düşünülmez. Niçin şeytan yenildi, kurban kesildi, İhram çıkarıldı ve  bayram kutlandı. İnsan için İbrahim'in makamına ulaşmaktan başka daha  üstün bir rütbe yoktur ve burada herkesten rolünü oynaması istenmiştir.  Bütün bu menasikin sonunda, ülkene dönmeden önce, bayramdan sonra iki  gün daha kalmalı ve oturup bütün çağların üzerinde birleştiği şu soruyu  kendine sormalısın. Toplum için ne yapabiliriz? Ve cevabı bulmaya çalış. Sadece otur ve hacc boyunca ne yaptığını düşün.

     Bayram Gününden Sonra Arka Arkaya Yapılan Hücumlar

        İlk gün, ilk hücumunda son putu vurur ve kurban yerine giden yolu  açarsın. Sonra ihramını çıkarır ve sevinçle zaferini kutlarsın! İkinci  gün tekrar vurmalısın, ama putların üçünü de. Bu kez, sırayla, birinci,  ikinci ve son olarak da üçüncü putu vurursun. Üçüncü gün, ikinci gün  yaptıklarının bir tekrarıdır. Dördüncü gün, istersen Mina'da kalabilir  istersen ayrılabilirsin. Kalmaya karar verirsen ikinci veya üçüncü  günün atışlarını tekrarlamalısın. Dördüncü gün kalmamaya karar verirsen  kalan silahlarından arta kalanı Mina'da bir yere gömmelisin! Bu bir  zorunluluktur!

     Son Mesaj

      Hacc süresince  yapılan bütün davranışlar, Kur'an'ın kelimelerle anlattığı mesajı  nakleder. Haccı bitirmeden önce, Kur’anı hiç olmazsa baştan sona bir  kez okuman ve son suresinde bir ders çıkarman öğüt verilir.

     

       Neden son sure? Hacc’ın son aşaması vurmak olup, Kur'an'ın son  suresinin son kelimeleri de bir tehlikeden uyarma konusundadır! Hacc'ın  sonunda sen üç putu vurursun, Kur'an'ın sonu da üç gücü reddeder.  Hacc'ın son bölümünde, Müslüman, bir tehlikeye karşı uyarılırken,  Kur'an'ın son bölümünde de bir şerre karşı uyarılır. Kur'an'ın biterken  şerrin bitmemesi, Peygamberliğin biterken tehlikenin sürmesi bize  şaşırtıcı geliyor belki! Kur'an'ın son iki suresi, `şer'den sığınma  `dan söz eder ve aynı zamanda, İbrahim [as.]’ın peygamberliğini  tamamlayan, tevhidin son peygamberi Hz. Muhammed'i [sav.] uyarır. Ve  Hacc'ın son iki günü, kişinin savaşmak zorunda kaldığı ve Allah’ın [cc]  İbrahim'e[as.] uyarıda bulunduğu Mina'da geçer. Ve sen ey Muhammed'in  [sav] ve İbrahim’in [as.] sünnetinin yolunda giden, yalnızca menasike  uyman değil, fakat `şifre'leri çözmen gerekir. Mina'dan sonra nereye  gidiyorsun? Ey hacı, ülkemize dönmek için Mina'dan ayrılmadan önce  oturup muzaffer peygamberimizin uyarıldığı tehlikeyi anlamak için  Kur'an'ın son iki suresini okuyalım. Allah'ın sevgili elçisinden  sığınmasını istediği şeyleri anlamak için, şu vahiylere kulak verelim:

     

   "De ki: Sabahın Rabbine sığınırım,

Yarattığı şeylerin şerrinden,

Karanlığı çöküp bastığı zaman gecenin şerrinden.

Ve haset edenin, haset ettiği zaman şerrinden ,

Düğümleri üfleyenlerin şerrinden". [Felâk suresi]

Ey  Habilin varisi; 'babanın katilinden öc alıcı' Kabil ölmedi! Ey  'meleklerin secde ettiği','Adem'in varisi'; şeytan şimdi öc alıyor! Üç  yüzü, yedi rengi, yetmiş bin hilesi olan ve insanların kalbine  fısıldayan bu şerden uzak dur..

     

Allah’a [cc],  Şafağın Rabb'ine, 'insanların sahibine, 'İnsanların Maliki'ne ve  İnsanların sevgilisine, İlahına' sığın. Ve sen ey hacı, Kurban  Bayramı'ndan sonra Mina'da kal ve günde yedi kez üç putu vur! Her günü  Kurban günü. Her ayı Zilhicce. Her yeri Mina ve... hayatı hacc bil.

     

     Sonuç

     

      Mina'da kalma zamanı bitti ve Mekke sınırı yakınında törenler son  buldu. Zilhiccenin sonuna doğru istediğin zaman, gerektiğinde Arafat'a  gitmeden yapabileceğin bir Tavaf ve Sa'y daha var. Hacc menasiki bitmiş  bulunuyor, işte yapman istenen şeylerin hepsi bu kadar. Ey, Hacc'ın son  bölümü olan Mina'dan ayrılan hacı! İbrahim'in çağrısını kabul ettin  Kişisel hayatının kısır döngüsünden kurtuldun. Zamanında Mikat’a  geldin; Vahy’e kulak verdin; elbiselerini çıkarıp beyaz kefenini  giydin. Evini ve ülkeni terk ederek bir misafir gibi Allah’ın Evi’ne ve  cihad toprağına geldin. Sağ elini sıkarak Allah’a [cc] söz verdin.  Tavaf çemberine katılarak tavaf eden insanların arasında kayboldun.  Kendi kendin eliği bıraktın. Dağların tepesinde su bulmak için elinden  geleni yaptın. Sonra Mekke’den Arafat’a indin ve bölüm bölüm [Meş'ar ve  Mina'ya Giderek] geri Allah'a dönüp bilinç kazandın. Meş'ar  karanlığında silah topladın. Aynı zamanda, diğerleriyle birlikte Mina  sınırını geçtin. Şeytan ilk hücumunda yenildi. Hür oldun; İnanç ve aşk  toprağını kurtardın. İbrahim makamına ulaştın, şerefin zirvesine  -şehâdetin ötesindeki bölüme- çıktın. Son olarak bu çabanın bitiminde  bir koyun kurban ettin

     

     En tehlikeli ve en korkunç  yaratılış geçitlerini –Tevhit, isar, cihad, şehadet, iblisle savaş ve  aşk ülkesini fethi- geçtikten sonra bu en büyük kutsal gezinin ve en  yüksek insani dereceye çıkışın bitiminde nereye geliyorsun? Ne  yapıyorsun? Kurban: Bir “koyun” boğazlamak! Neden? Hangi düşünceyle?  Sırrı ne bunun? Haccın sonunda bir koyun boğazlamanın sırrı nedir? Bir  şey diyemem!Bırak cevabı Allah versin:

    

"...Ondan hem kendiniz yiyin, hem ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyip dilenen fakir[ler]e yedirin ". [Hacc 36]

         

Yine tekrar ediyor:

         

"...İşte bunlardan yeyin, yoksulu, fakiri de yedirin". [Hacc 28]

       

       Ey hacı! Nereye gidiyorsun şimdi? Hayatına ve dünyana mı dönüyorsun?  Geldiğin aynı yola mı giriyorsun hacdan sonra? Asla! Asla! Bu sembolik  gösteride İbrahim'in rolünü oynadın! İyi bir aktör, kişiliği, rolünü  oynadığın şahsın karakterinden tamamıyla etkilenen insandır. Eğer bunu  iyi becerirse, gösteri bitecek, fakat eseri sürecektir. Oynadıkları  rolü sürdüremeyip, unutulup giden pek çok aktör vardır!

     

`     Makam-ı İbrahim'desin; tam durduğu yerde. Yükselişinin en son basamağı,  Mirac'da Allah'a olan en kısa mesafedir. Şimdi makam-ı İbrahim'de  duruyorsun ve onun rolünü oynayacaksın; onun gibi yaşayacak ve  inancının icâbesinin mimarı olacaksın. İnsanları içinde yaşadıkları  bataklıktan kurtar. Cehaletin karanlığı ve zulmün çileleriyle uyuşmuş  ve ölmüş bedenlerine yeniden hayat üfle Ayağa kalkmalarına yardım et ve  onlara yön ver. Onları hacca çağır, tavaf etmeye çağır.

     

       İbrahim'in niteliklerini kazanmak için tavaf etmeye çağır. İbrahim'in  niteliklerini kazanmak için, tavafa katılıp bencilliğini bırakarak  temizlendikten sonra yolunu izlemek için Allah'a söz verdin. Allah  şahidindir.

     

Zamanını saygıdeğer bir zamana [Zaman-ı Haram] yap, çünkü kutsal mescittesin. Çünkü, yeryüzü Allah’ın [cc] Mescidi’dir

Ali Şeriati

   
 

Total Visit: 261
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.