Salı 22 Mayıs 2012 - 13:47

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۱۷

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


GÜZEL AHLAK: ADALET

     

    ‘Adalet', sözlükte egri bir yoldan dogru bir yola yönelmek, esit ve dengeli olmak, dengede tutmak, dengelemek ve tartmak gibi anlamlara gelir. Bundan dolayi da adaleti resimle ifade etmek gerektiginde ‘terazi' resmi kullanilir.
 
    Kavram olarak adalet, ‘davranis ve hükümde dogru olmak, ölçülü hareket etmek, hakka göre hüküm vermek, esit olmak, esit kilmak, hakki layik olana vermek, haksizliktan kaçinmak, herkese esit davranmak, hakliyi haksizdan ayirmak ve haksiza hak ettigi cezayi, ne eksik ve ne de fazla olmaksizin hak ettigi kadar vermek' anlamlarina gelmektedir.

    Bu özelligi kendisinde tasiyan kimseye de ‘Âdil' denilir. Allah'in (c.c.) güzel isimlerinden (esmaü'l-hüsna) biri de yine bu sifati ifade eden ‘Adl'dir.

    Âyet-i Kerime'de buyurulur: Ey iman edenler ! Adaleti titizlikle ayakta tutun; kendiniz, ana-babaniz ve akrabalariniz aleyhinde de olsa, Allah için sahitlik eden kimseler olun. Onlar zengin de olsalar, fakir de olsalar, Allah onlara sizden daha yakindir. Duygulariniza kapilip adâletten ayrilmayin. Lafi eger-büker yahut sahitlik etmekten kaçinirsaniz bilin ki Allah, yaptiklarinizdan haberdardir. (1)

    Islâm ahlâkçilarina göre Adâlet, bireysel ve toplumsal yapida dirlik ve düzenligi, hakkaniyet ve esitlik ilkelerine uygun yasamayi saglayan ahlâki erdem, diye tarif edilmistir.

    Adâlet, hem bir ahlâkî erdem, hem hukukî bir kural ve hem de felsefi bir ilke olarak ilk insan ve ilk peygamber zamanindan beri bütün dünyada kullanilmakta ve bilinmektedir.

    Cenâb-i Hak âyet-i kerime'de buyurur: Bundan dolayi insanlari tevhid inancina davet et ve emir olundugun gibi dosdogru ol. Onlarin keyiflerine uyma. Ve de ki: Ben Allah'in indirdigi kitaba inandim ve aranizda Adaleti gerçeklestirmekle emir olundum (2)
  Buna göre adâlet, baskalarinin gelisi-güzel istek ve yönlendirmelerinden etkilenmeyen, istikrarli bir dogruluk ve ahlâk kurallarina uymakla gerçeklesen ruhsal denge ve ahlâki olgunluktur. Itidal ve adalet kavramlariyla ifade edilen bu denge ve olgunlugun olusmasi sonucu, insanin davranislari da tüm asiriliklardan uzak olacaktir.

    Kur'an-i Kerim'e göre adâletin ölçüsü yahut dayanagi hakkaniyettir. Hidayete hak sayesinde ulasilabilecegi gibi adâlet de hakka uymakla saglanir. (3) Hak, objektif bir kavram ve sabit bir kanun ilkesidir. Bir hak konusunda hüküm verilirken, hakkin kendi lehine hükmedilmesi halinde bundan memnun olan, fakat aleyhine hükmedilmesi durumunda bu hükmü tanimayan insanlar için âyette Iste bunlar zalimlerdir (4) denilmistir.

    Kur'an-i Kerim'de hak ve adâletin mutlak oldugu öylesine defalarca vurgulanmistir ki bizzat Allah (c.c.)'in ahirette hiçbir haksizliga firsat verilmeyecek sekilde adâletle hükmedecegi ve O'nun bu vadinin kesin oldugu bildirilmistir. .Onlar azabi görünce pismanliklarini açiklarlar, aralarinda adâletle hükmedilir ve onlar haksizliga ugratilmazlar. (5)
    Kiyamet günü dogru teraziler koyacagiz; hiçbir kimse hiçbir haksizliga ugramayacaktir. Bir hardal tanesi agirliginda olsa bile yapilan her ameli ortaya koyariz. Hesap gören olarak biz yeteriz.(6)

    Cuma namazi hutbesinde, hatiplerin hutbeden inmeden önce okuduklari son âyet-i kerime, üç seyi yapmayi ve üç seyden de sakinmayi emrediyor: Allah (c.c.) adâleti, ihsani (iyiligi ve güzel davranmayi) ve akrabaya (yardim edip) vermeyi emreder; fahsadan (asiriliktan), kötülükten ve azginliktan men eder. Tutasiniz diye size ögüt verir. (7)

    Âyetlerde emredilen adaletin kapsami oldukça genistir. Insan hayatinin her alaninda, davranislarda, hüküm ve karar vermede, insanlarin haklarini vermede, sevmede ve ilgi göstermede, yönetim islerinde ve egitimde dosdogru hareket etmek, düzgünce is yapmak ve herkesin hakkini vermek adalettir.

    Islâm, adalet ahlâkini, dini bir emir ve toplumsal düzenin temeli olarak görmüs, adaletle davranan ‘adil' kimseleri övmüs, adaletten ayrilarak haksizlik yapan ve zulme sapmis olan zalimleri de hem kötülemis ve hem de can yakici bir azapla tehdit etmistir.

  -----------------------------
  (1) Nisâ sûresi, 4/135.
  (2) Sûra sûresi, 42/15.
  (3) A'raf sûresi, 7/159,181.
  (4) Nûr sûresi, 24/48-51.
  (5) Yunus sûresi, 10/54-55.
  (6) Enbiyâ sûresi, 21/47.
  (7) Nahl sûresi, 16/90.


Total Visit: 311
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.