Salı 22 Mayıs 2012 - 13:41

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۱۱

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Günaha Düşmemek İçin

     
ibadet

         Acaba neden günaha düşüyoruz? Bunu önlemenin kesin ve kolay bir yolu  var mı? Bu konuda bilmediÄŸimiz önemli bilgiler var mı?

     Ahlak âlimleri, insanı günah’a sürükleyen en önemli etkenlerin insandaki ÅŸehvet, gazap ve vehim güçleri olduÄŸunu söylüyorlar.

        Åžehvet gücü, insanı aşırı doymazlıklara ve fuhuÅŸ gibi kötü günahlara  sürüklerken, gazap gücü, insanı zülüm gibi, diÄŸer insanları rahatsız  edecek günahlara sürüklüyor. Vehim gücü ise insandaki üstünlük isteÄŸini  yanlış yönlendirerek insanı kibir ve bencillik gibi büyük günahlara  düşürüyor.

       Åžimdi vereceÄŸim örneÄŸe dikkat edin: Su, insan  dâhil, bütün canlıların hayatı için en gerekli kaynaklardan birisidir  ama kontrolsüz bir sel haline geldiÄŸi zaman hayatın yok olmasına sebep  oluyor dolayısıyla insanların bu yararlı maddeyi kontrol etmek için  barajlar yaptığını görebiliyoruz. Bu barajların bir veya birkaç  kapakçığı da vardır, aksi takdirde barajın arkasında biriken su,  taÅŸabilir ve aynı ÅŸekilde tahriplere yol açabilir, insanlar bu  kapakçıkları gerek duydukları zamanlarda açarak barajın arkasında  biriken suyu kontrollü bir ÅŸekilde serbest bırakıyorlar ve bu suyu  kendi ihtiyaçları doÄŸrultusunda kullanıyorlar.

       İnsan  konusunda da aynı konu geçerlidir. Gazap duygusu insanın kendisini  savunması için, ÅŸehvet duygusu ise insanın neslini devam ettirebilmesi  için olmazsa olmaz birer önemli parçadırlar ama aynı zamanda, kontrol  dışı kaldıklarında birçok kötülüğe de yol açabilirler.

        Kısacası, temiz bir toplumda, güzel bir hayat yaÅŸamak istiyorsak, sahip  olduÄŸumuz güçler ve içgüdülerimizi kontrol etmek zorundayız.

        İmam Seccad (as)’ın beÅŸ kiÅŸi ile arkadaÅŸlık edilmemesi yönünde  tavsiyelerde bulunduÄŸu hadis kaynaklarında yer almaktadır; yalancı,  günahtan çekinmeyen, cimri, ahmak ve akrabalık iliÅŸkisini kesen kiÅŸi.

       Çözüm yolu:

         Günümüzde artık birçok günah sıradan bir iÅŸ haline gelmiÅŸ durumda ve  maalesef insanların bu konuya olan hassasiyetleri gün geçtikçe azalıyor  ama bütün asırlarda olduÄŸu gibi asrımızda da temiz bir hayatı  benimseyen ve kaliteli bir hayat yaÅŸamak isteyen insanların sayısı az  deÄŸil.

       Günahlardan nasıl kurtulabilir ve temiz bir  hayatı benimseyebiliriz sorusuna cevap arayanlar aÅŸağıdaki aÅŸamaları  geçirmek zorundadırlar.

      1- Günahları Bilmek.

      Günahlarla savaÅŸmak, ancak onları iyice tanıyıp, etkilerini bildikten  sonra gerçekleÅŸebilir. Hangi fiilin günah, olduÄŸunu hangi fiilin ise  iyi olduÄŸunu bilmeyen kiÅŸiler bilmeyerek bir ömür boyu günahların  çevrelediÄŸi karanlık bir hayat geçirebilirler. Dolayısıyla her ÅŸeyden  önce, hangi fiilin günah, hangisinin ise günah olmadığını bilmek  zorundayız.

       2- Günahlardan kurtulmak.

       Günah olan fiilleri bildikten sonra yapılması gereken ilk iÅŸ, bu  fiillerin yapıldığı ortamlardan uzak durmaktır. Bunun sebebi ise  insanların inanılmaz derecede birbirinden etkilenmesidir. Sizin  yanınızda içki içiliyor, kumar oynanıyor, birilerinin arkasından  konuÅŸuluyor veya kötü sözler sarf ediliyorsa zamanla siz de yanınızdaki  insanlardan etkilenerek bu günahlara düşebilirsiniz.

        DiÄŸer bir sebebi ise günah ortamında bulunmanın insanı bazen zorunlu  olarak günaha sevk etmesidir; örneÄŸin, yarı çıplak kadınların bulunduÄŸu  bir ortama gitmezseniz, gözünüze de yasak görüntüler görünmeyecektir  veya gıybet edilen bir ortamda bulunmazsanız, kulağınıza da yasak  sözler gelmeyecektir ve zihinsel olarak da çok rahat olacaksınız zira  artık gözünüzü veya kulağınızı haramdan korurken için  zorlanmayacaksınız, istemeyerek gördüğünüz veya duyduÄŸunuz pis  sahnelerin veya sözlerin etkisinde kalmayacaksınız ve zihninizi deÄŸerli  iÅŸlere yönelik kullanacaksınız.

      Günahlarla savaÅŸmanın  diÄŸer bir yolu ise günah ortamları yerine iyi ortamlarda bulunmaktır;  örneÄŸin herhangi bir günah ortamı yerine cami’ye gitmek, çocukların  terbiyesiyle uÄŸraÅŸmak veya Allah’ın rızasını kazanacak baÅŸka bir alanda  faaliyet göstermek.

       Genel bir deÄŸerlendirmeyle aslında  insanı günah’a iten en büyük etken’in irade ve bilinç zayıflığı  olduÄŸunu söyleyebiliriz. Şöyle ki, günah iÅŸleyen bir insan, iki ÅŸekilde  günah’a düşebilir; birinci ÅŸekil, yaptığı o günahın aslında günah  olmadığını düşünerek veya günah olduÄŸundan haberdar olmayarak o günahı  yapıyor. İkinci ÅŸekil ve en yaygın olan ÅŸekilde o fiilin günah olduÄŸunu  bilerek ama buna raÄŸmen günahın cazibesi veya kiÅŸideki zaaf nedeniyle o  günaha düşer.

      Her iki ÅŸekilde de aslında günaha yönelik bir  bilgisizlik söz konusudur; yani ikinci ÅŸekilde bile kiÅŸi, aslında  yaptığı fiilin ne denli kötü olduÄŸunu bilmeyerek bu fiili yapıyor ve  belki de kimin emrini çiÄŸnediÄŸinin farkında olsa, yaptığı iÅŸin ona  nasıl bir ÅŸekilde döneceÄŸini bilse veya günah anında neler kaybettiÄŸi  ve neler kazandığını bilse asla o günahı aklından bile geçirmez ama  kiÅŸinin, Allah’a olan kısır bakışı ve günahların hakikatini bilmemesi,  sadece yüzeysel olarak bu fiilin yasak olduÄŸunu bilmesi onu bu fiil ve  görünen getirilerinden alı koymakta yetersiz kalıyor.

KiÅŸinin  kendisini günahın cazibesine kaptırmasının diÄŸer bir sebebi ise günah  ortamlarında bulunarak kendisi ve günah arasında herhangi bir engel  bırakmamasıdır; böyle durumlara insanların günah hakkındaki  bilinçsizlik de eklenince insanın günahlara karşı gelmesi bir o kadar  zorlaşıyor.

      Günah ve etkiler konusunda bilinçlenmeniz adına birkaç soru sorma istiyorum.

        1- Neden kendimizi tanımalıyız?

        Sizce acaba kendimizi tanımalı mıyız? Ne olduÄŸumuzu? Nerede olduÄŸumuzu?  Neden var olduÄŸumuzu ve nereye gittiÄŸimizi bilmek zorunda mıyız?  Kendimizi tanımanın gerekliliÄŸi insanın aslında sandığından çok daha  deÄŸerli bir varlık olması ve ancak bu bilinç’e vararak yapması gereken  önemli eylemleri yerine getirdiÄŸinde saklı. DiÄŸer bir deyimle,  insanoÄŸlu her ne kadar kendi deÄŸeri ve sahip olduÄŸu önemin bilincine  varırsa ancak o kadar, ilerlemesi gereken yönde çaba harcar ve diÄŸer  boÅŸ iÅŸlerden uzaklaşır. Açık konuÅŸmak gerekirse, ne olduÄŸunu bilmeyen  birisi, Allah’ın ona bahÅŸettiÄŸi ömür’ü diÄŸer hayvanlar gibi sadece  yiyerek, içerek ve diÄŸer zevklere dalarak geçiriyor ve vakti geldiÄŸinde  de bu dünyadan ayrılıyor. Ama kendisini tanıyan ve ne denli deÄŸerli  olduÄŸunun farkında olan bir insan asla deÄŸerli vaktini boÅŸ iÅŸlerle,  sadece bu dünyaya hitap eden eylemlerle geçirmez ve tam aksine Allah’ın  ona bahÅŸettiÄŸi bu deÄŸerli nimetin her bir anını kendisine yakışır güzel  amellerle doldurur ve vakti geldiÄŸinde de bir insan’a yakışır bir  ÅŸekilde rabbine koÅŸar.

         2- Neden etrafımızdaki varlıkları tanımalıyız?

          Bunun nedeni de yine insanın kendi deÄŸeriyle baÄŸlantılıdır. İnsanoÄŸlu,  varlığın özetidir ve ancak varlık ile birlikte hareket ettiÄŸi takdirde,  ilahi bir görünüm alarak kemal’e ulaÅŸabilir. Varlığı tanıması gerektiÄŸi  de bu nedenledir. DiÄŸer bir deyimle, insanoÄŸlu, tabiat ve varlığa  bakarak kemal’e ulaÅŸmanın kuralını öğreniyor.

        3- Din’in insan hayatındaki konumu nedir?

        Ä°nsanlar  varlığın dilini bilmiyorlar, bu yüzden bir tercüman’a ihtiyaç duyarlar.  Din ise varlığın tercümanıdır ve çok narin bir ÅŸekilde varlığı insan’a  tanıtıyor. Din, tamamen insanı Allah’a kavuÅŸturacak ÅŸekilde  programlanmıştır.

        4- Sonumuzun nasıl olacağını bilmek insan’a diÄŸer hayatından nasıl yardımcı olabilir?

Ahiret  hayatı, insanın bir sonraki hayatıdır, sonsuz olarak devam edecek olan  ve insanın güzelleÅŸtirmesi gereken ebedi bir hayattır. İnsan, bu  dünyadaki hayatından sonra, nereye gideceÄŸini ve buraya yönelik ne tür  bir hazırlık yapması gerektiÄŸini bilmelidir. Hangi insanlarla  arkadaÅŸlık yapması gerektiÄŸi ve ne tür iÅŸlerden kaçınması gerektiÄŸini  bilmek zorundadır.

        İnsanın günahlardan kurtulabilmesinin en önemli yollarından birisi, günah ortamını hayatından çıkarmasıdır.

     Allah'ı anmanın etkisi

         Allah’ı anmak, birçok olumlu etkiyi beraberinde getiriyor. Allah’ı anan  insanlar, Allah’ı andıkları anda onu kalplerinde hissediyorlar ve  kendilerini Allah’ın huzurunda görerek birçok kötülükten uzak  duruyorlar ve ellerinden geldiÄŸince iyi iÅŸler yapmaya çalışıyorlar.

        İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: Yabancı kadın’a bakmak (haram bakış),  ÅŸeytan’ın zehirli oklarından bir oktur, ne çok kısa bir bakış vardır ki  uzun bir hasreti peÅŸinden sürükler.

İşte Allah’ı anan insanlar,  ya kendilerini böyle ortamlardan uzak tutuyor ve böylelikle bu  tehlikelere maruz kalmıyorlar ya da bu tür ortamlarda bulunmak zorunda  kaldıklarında, Allah’ı anarak bakışları ve diÄŸer eylemlerini günahlarla  kirletmiyorlar.

     Ne yapmalı:

      1- Günah ortamlarından kaçınmak.

A: Gözlerin temiz tutulması. İnsanın gözü ile yapabileceÄŸi günah  ortamlarından uzak durması, örneÄŸin kadınlar ve erkeklerin karışık bir  ÅŸekilde katıldığı toplantı ve benzeri ortamlardan kaçınması, göz zinası  diye tabir edilen yasak kirli bakışlardan uzak durmasına yardımcı  olacaktır; dolayısıyla bu tür ortamlardan kaçınarak elimizden  geldiÄŸince gözümüzü temiz tutmaya çalışmalıyız.

B: Kulakları  korumak. Allahın yasakladığı sözleri duymamak için bu tür sözlerin sarf  edildiÄŸi ortamlardan uzak durmak, her saÄŸlıklı akıl’ın kaçınılmaz  kıldığı bir korunma mekanizmasıdır. BaÅŸka insanların arkasından  konuÅŸulduÄŸu ortamlar, küfür ve benzeri kötü sözlerin sarf edildiÄŸi  ortamlar, dini deÄŸerlerin sözlü hakarete uÄŸradığı ortamlar ve yasak  müzikler gibi baÅŸka günahlara ortam hazırlayan ortamlardan uzak durmak,  kendi deÄŸerini bilen ve bu deÄŸerin gereÄŸini yerine getirmek isteyen her  akıl sahibi insanın yapması gereken en basit korunma ÅŸeklidir.

C: Kötü arkadaÅŸlardan uzak durmak. İnsanı günah ortamına sürükleyen  arkadaÅŸlar aslında insanın bir numaralı düşmanıdırlar ve bu tür  insanlardan olabildiÄŸince uzak durulmalıdır.

       İmam Seccad  (as) beÅŸ kiÅŸi ile arkadaÅŸlık yapılmaması gerektiÄŸini söylüyor ve  yalancı, günahlardan çekinmeyen, cimri, ahmak ve akrabalık iliÅŸkisini  kesen kiÅŸilerle arkadaÅŸlık yapılmasından uzak durulmasını tavsiye  ediyorlar.

       2- Günah düşüncesinden kurtulmak.

       Günah ortamlarından uzak durmak, insanın bu tür eylemleri düşünmemesine  de sebep oluyor dolayısıyla olabildiÄŸince günah ortamlarından uzak  durmak, insanın düşünce saÄŸlığı ve rahatlığı için oldukça önemlidir.

      3- BoÅŸ kalmamak.

       Yüce Allahın size sadece bir defalığına bahÅŸettiÄŸi ve geri dönülmesi  kesinlikle imkânsız olan vakit nimetinden olabildiÄŸince yararlanmak ve  günün 24 saatini en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmek, akıl ve vicdanın açık  bir dille ifade ettiÄŸi kaçınılmaz bir gerçektir. BoÅŸ kalmak, ÅŸeytan  için ortam hazırlıyor ve ÅŸeytan, bu boÅŸluktan yararlanarak deÄŸerli  vaktinizi kendi istediÄŸi gibi doldurmanız için size yön vermeÄŸe  çalışıyor.

      İmam Ali (as) şöyle buyuruyor: Gerçekten  bu nefis sürekli insanı kötülüğe sevk ediyor ve kendisini ona teslim  edenler, onun yönlendirmesiyle günah’a yöneliyorlar.

      4- Oruç tutmak.

      Oruç tutmak, insanın hayvani ve ÅŸehvet gücünü zayıflatıyor ve buna baÄŸlı olarak, günah düşüncesi de zayıflıyor.

        İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: Mide dolduÄŸunda insan da isyan eder.

        Bunun diÄŸer anlamı da budur: Doldurulmayan bir mide insanı Allah’a  karşı kayıtsız olmaktan koruyor; aç kalmanın en güzel yolu ise oruç  tutmaktır.

        Burada bunu da söylemek gerekiyor ki oruç  tutmak, ancak insan’a zarar vermediÄŸi takdirde güzel bir eylem olarak  deÄŸerlendirilebilir, aksi takdirde, insanın fizikine zarar veriyor veya  günlük iÅŸlerine engel oluyorsa veya herhangi bir dini engel varsa  kesinlikle iyi bir amel deÄŸildir ve tam tersine kötü ameller grubuna  girer.

       İnsanın günah’ı tatmasına vesile olan arkadaÅŸlar,  aslında insanın düşmanıdırlar, dolayısıyla onlardan oldukça uzak  durulmalıdır.

       5- Spor.

       Günlük  spor, insanın sadece fiziki saÄŸlığı için deÄŸil, psikoloji saÄŸlığı ve  buna baÄŸlı olarak da maneviyatı için de çok önemlidir.

         İnsanın fiziÄŸine zarar vermeyen sporlar, örneÄŸin koÅŸu ve kültürfizik  hareketleri her gün sadece kısa bir süre yapıldığı takdirde insanın  günlük hayat kalitesini önemli ölçüde etkiliyor dolayısıyla önemli  düşünürler ve fikir adamları hiçbir zaman spor’u ihmal etmemiÅŸlerdir.

       Birkaç tavsiye:

Hiçbir günahı küçük saymayın.

Gün’e  baÅŸlarken, gün boyunca kendisine karşı gelmeyeceÄŸiniz yönünde Allah’a  söz verin ve gün boyunca yaptıklarınızı dikkatlice gözetim altında  tutun. Gün sonunda ise küçük bir hesap yaparak gün boyunca  yaptıklarınızın deÄŸerlendirmesini yapın; yaptığınız iÅŸlerden memnun  iseniz Allah’a şükredin ve kendinizi mükâfatlandırın ama  yaptıklarınızın içinde yanlış ve kötü iÅŸler de görüyorsanız, kendinizi  biraz daha zorlayın ve gerekirse kendinizi cezalandırın(makul bir ceza).  

Hiçbir  zaman, yüce Allah’ın huzurunda olduÄŸunuzu unutmayın ve Allahın sizin  yaptıklarınızı gördüğünü ve düşündüklerinizden de haberdar olduÄŸunu  unutmayın.

Her zaman Allah’tan yardım dileyin ve size,  günahlardan uzak durmanız için yardım etmesini isteyin. Yüce Allah,  şöyle buyuruyor: EÄŸer Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı sizden  hiçbiriniz asla temize çıkamazdı.

Yanlış alışkanlıklar yerine  güzel alışkanlıklar edinmeÄŸe çalışın, örneÄŸin cemaat namazı, gece  namazı, dua ve benzeri alışkanlıklar. Kuran, iyi amellerin zamanla  kötülükleri temizlediÄŸini söylüyor.

Allahın Salih kullarının hayat serüvenini okumaya çalışın ve geçmişteki insanların hayatından dersler çıkarmaya çalışın.

Unutmayın ki hiçbir zaman, geç değildir, eğer geç olduğunu zannediyorsanız bilin ki bu, şeytanın bir tuzağıdır.

       
   

Total Visit: 880
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.